My Illustration Journey: Part 2

Illüstrasyon Yolculuğu: İkinci Bölüm

İllustrasyon yolculuğum devam ediyor! Bir önceki yazımda (linki burda) nasıl başladığımdan bahsetmiş ve bir sonraki blog post’ta eğitime başladıktan sonra size neler çizdiğimi göstereceğimi söylemiştim. Şimdi söz verdiğim gibi, onu yapacağım.

Hatırlayalım, kayıt olduğum dersin adı “Art of Sketching” ve Domestika websitesinden alıyorum. Aslında dersin amacı ve benim bu derse kayıt olurken amacım, yaratıcılık sürecini disiplinleştirmek ve sürekli çizim yapmak için alışkanlık kazanmaktı. Yani ders size “nasıl çizim yaparsın”dansa, çizdiklerini “nasıl konsepte oturtursun” ve “nasıl yaratıcı düşünceni tetiklersin” onu anlatıyor.

Tüm videoları aynı anda izlerseniz, toplamda 2.5 saatte eğitimi bitirebilirsiniz. Ama ben her videoyu izledikten sonra çizmek için birkaç saat ayırdığım için eğitim de zamana yayılmış oldu. Kendi hızımla gidiyorum.

İlk derste çizim yapmak için kullandığımız kalemleri çizdik. Kalemleri önümüze koyduk ve baka baka çizdik.

ozge illustration part2 1

İkinci derste, çizdiğimiz kalemleri unuttuk; bunlardan hayali kalemler çizsek nasıl olur diye düşündüğümüz kalem çeşitlerini çizdik. Mesela mürekkep yerine kalemin benzini olsaydı, ya da uçmak için balonu olsaydı nasıl olurdu? Veya diş macunu aslında bir kalem olsaydı? Böyle şeyler çizdim.

ozge illustration part2 2

Üçüncü derse yine hayali kalemlerden başladık; ama bu sefer kalemlerin modu olsa nasıl olurdu diye düşünerek onları karakterleştirdik. Kalemler meyvelere, sonra da insanlara dönüştü.

ozge illustration part2 3

Dördüncü ders favori dersim oldu! Kendimizi karakterleştirmeye başladık. Sürekli aynı karakteri çizebilmek için en az çizgi kullanarak kendini anlatabilmen gerekiyor. Ben saç şeklimi (ortadan ayrılmış ve dalgalı) ve her zaman taktığım halka küpelerimi belirleyici öğeler olarak seçtim. Medusa ile başlayan karakterleştirme sürecim sonlara doğru biraz düzelmeye başladı. Yine de bıkmadan usanmadan farklı modlarla defalarca çizmek gerekiyor.

ozge illustration part2 4

Beşinci ders: karakterlere vücut verme ve onları hareketlendirme. Ben benimkileri dans ettirmeye çalıştım.

ozge illustration part2 5ozge illustration part2 6

Böylece eğitimin yarısı bitmiş oldu. Bir sonraki derslerde perspektif ve renklendirme çalışacağız.

Görüşürüz!

Özge

Good City Sounds on Conde Nast Traveler

What a milestone!

I’ve received a mail from Natalie, the photo editor of US Travel Magazine Condé Nast Traveler that they want to feature my quarantine story on their website. You know the quarantine story: I’ve launched a new podcast when we go under lockdown to keep the spirit of travel alive.

It’s called Good City Sounds and now it’s featured on Condé Nast Traveler!

I got super excited about this, my fellow traveler friends would undestand why. CNT is a major publication in the world of travel and when they mention you it’s like getting promotion at work or passing your final exam.

How did this happen?

I listen to lots of podcasts, and Women Who Travel by Condé Nast Traveler is one of them. In one episode, they asked listeners to submit their quarantine stories and so I did. Without having major expectations, I thought at least one person from CNT will read it and I’ll have 1 subscriber to the podcast. It turns out that 1 person actually liked it very much to put it up on the website.

So friends, always stay connected, be present, wish for the things you want to see in your life and leave it to the universe to get it back for you. I didn’t plan this to be a motivational blog post but here we are.

If you want to read the full piece for other traveler’s stories, link is here.

If you haven’t listened to Good City Sounds yet, subscribe on Spotify in here.

Cheers ✌🏻

Ozge

My Illustration Journey: First Steps

Illüstrasyon Yolculuğu: İlk Adımlar

Senelerdir illüstrasyon yapmak istiyorum. Bu his bana nerden geldi, kendim yapabileceğimi nerden çıkardım; hiçbir fikrim yok. Bu uğurda suluboyalar, jel kalemler, çizim defterleri aldım, hepsi de “yeni ve etiketli” şekilde çekmecede duruyor. Hatta geçen sene direk dijital çizmeye başlayayım diye (aşırı güven!) ipad’imi yeniledim ve apple pen aldım ama 1-2 kez çizip kalemi bir kenara koydum.

Mart sonunda evden çıkmamaya başlayınca, baya bir vakit ortaya çıktı. Ben de defteri çekmeceden çıkardım, çok özellikli olmayan bir kalemle denemeler yapmaya başladım. Günler geçtikçe çizdiklerim ve hissettiklerim de değişmeye başladı. Çıktığım bu yolculuğu sizinle de paylaşmak istiyorum; hem bırakmamak için hem de belki birilerine ilham olur diye.

Başlangıç noktamız günlük! Karantinada günler birbirine girmesin, her gün yaptıklarımı unutmayayım diye günlük tutmaya başladım. Bir arkadaşım yaptıklarını çizsene dedi; bu tekniğe “Art Journaling” deniyormuş, yani Sanat Günlüğü. Hem yaptıklarını belgelemek hem de yaratıcılığı keşfetmek için güzel bir yöntem diye düşündüm.

ozge illustration 1

Sonra bir gün bahçedeki erik ağacı meyve vermeye başladı. Dalından kopardığım eriğe baka baka kendi eriğimi çizdim; sayfa boş kalmasın diye de sevdiğim yaz meyvelerini yanına ekledim.

ozge illustration 2

Ben çizimlere devam edeyim kararı yaz meyvelerinden sonra oldu. Yaz meyvelerini Instagram‘da hikayemde paylaştıktan sonra çok güzel yorumlar gelmeye başladı. Tanıdığım, tanımadığım kişilerden beğeniler gelince yüreklendim ve çizmeye devam ettim.

Her gece uyumadan önce oturup belirli bir konseptte hareketsiz objeler çizme alışkanlığı edinmeye başladım. Bir gün en sevdiğim içki ve kokteyl bardaklarını çizdim (bira bardağının tutma yerine dikkat!).

ozge illustration 3

Başka bir gün farklı makarna şekillerini çizmeye çalıştım. En basit görünen kelebek makarna “farfalle” çizmek ne zormuş. Bir çiziyorum paranteze benziyor, bir diğeri sanki şişko yanaklı çocuk yüzüne.

ozge illustation 4

Makana şekillleri, peynir çeşitleri, sebzeler, süt şişeleri derken farkettim ki sürekli yemekle alakalı şeyler çiziyorum. Bu sırada da internetten sürekli yeni sanatçılar keşfediyorum. Biri demiş ki (şimdi kimdi hatırlayamadım), iyi çizebilmen için çizdiğin şeyi yakınen yaşamış ve deneyimlemiş olman gerekiyor. Neden sürekli yemek çizdiğimi o an anladım. 🙂

Hayalim hep yazdığım şehir rehberlerini illüstrasyonlar ekleyerek daha eğlenceli hale getirmekti; dedim ki ben bunu bir deneyeyim. İlk yapmak istediğim rehber tabiki Barselona oldu ve Barselona’da Uzcanla en sevdiğimiz restoranlardaki en sevdiğimiz tabakları çizmek istedim. Orda çektiğim fotoğrafları önüme koydum ve baka baka çizmeye başladım.

Farkettim ki baya zormuş! Erik, kiraz bir şekilde hızlı çiziliyor, ama tabakta paella çizmek bambaşka; çizdiğim pilav mı porridge mi yoksa çorba mı, herşeye benziyor. Fotoğrafta etin suyu ekmeğe akıyor; benim çizdiğimde ise sanki aradan ufak yılanlar çıkıyor. 3 gün sürdü istediğim gibi çizebilmek ama bırakmadım. Bir tane de Paris’te kahvaltı çizdim.

ozge illustation 5

Deneme, yanılma, aynı şekli 40 kez çizme sonrasında bu konuda kendimi geliştirmeye ve yatırım yapmaya karar verdim. Tabiki arama geçmişimden, okuduğum sayfalardan ve takip ettiğim hesaplardan Mark Zuckerberg neyin peşinde olduğumu anladı ve bir sabah Instagram’da gezerken karşıma çat diye tam ihtiyacım olan eğitimi çıkardı.

Şuan Domestika’da “Art of Sketching” eğitimi alıyorum; Mattias Adolfsson veriyor. Eğitimi yarıladım. Eğer ilgilenirseniz, linki burda. Bir sonraki blog post’ta eğitime başladıktan sonra neler çizdiğimi göstereceğim size.

Görüşürüz!

Özge