Amsterdam Like a Local

(Türkçesi için yazının en aşağısına inebilirsin)

When the travel bug hits you and you’re looking for a European gateway, look no further than Amsterdam. From culinary landscape to art scene; the city has a lot to offer. The locals are forward-thinking, relaxed and not in a rush. Each time I visit, the city is always refreshing with new openings around every corner.

Below I’ve given you my Amsterdam city guide along with my favorite coffee, eats, drinks, and shops. The list works best if its your second or third time in the city. If you’re a first timer – make sure to visit some of the historical landmarks as well.

If you make it down to the guide, you’ll see a little surprise video from my Amsterdam visit.

Breakfast & Brunch:

Dignita

Best brunch experience I had in Amsterdam! There are 2 branches; I visited the new location at Hoftuin, within the gardens behind the Hermitage Museum, and it’s like a dream came true! Must try: Zucchini & Chickpea Fritter, served with minted yogurt, grilled halloumi, a free-range poached egg, cashew nut dukkah, lime and a wedge of fresh avocado.

7826e541-1176-4dee-8f65-34839dc8bd42

Little Collins

It has Australian fresh roots with American inspired serving menu located in the popular de Pijp area. Few items on the brunch menu but all of them worth having.

Libertine Comptoir de Cuisine

New opening! Everything is served on a crispy but fluffy brioche bread. I wanted to taste the lobster one; but it was finished. Instead I tried salmon & cream cheese plus nutella & banana – both of them were heavenly!

Pluk Amsterdam

Shop & brunch at the same time.

Coffee:

Toki

Toki works exclusively with Berlin-based Bonanza Coffee Roasters to source their coffee beans; and they serve really fine coffee. Interior gives you warm and friendly feelings; its not hard to understand why Toki is the most instagrammed coffee shop of the city.

 

Scandinavian Embassy

This place combines food & coffee and clothes with chic Nordic vibe.

Bocca Coffee Roasters

Locals’ favorite. I can easily say they had the best coffee that I’ve had. No wonder how they won the European Coffee Award for best artisan roaster in Europe. You’ll find the most talented baristas in town!

9021da4a-9353-4d00-8ae5-0069b9376362

Lot Sixty One

Super popular spot with good coffee and tasty treats.

Café Jaren

Not the best coffee nor food; but they have the most pleasant setting just next to the canals. You may enjoy a sunny day with the locals.

 

Shop:

Wildernis

Wildernis is every green-thumbed plant lovers dream (even if you’re not really into plants, this place is definitely worth a visit)! Plants hanging from the ceiling, cacti of all sizes.. Its a challenge to leave empty handed.

Noordermark

Every Saturday morning, the Noordermarkt square near Amsterdam Central Station is transformed into an organic farmer’s market boasting fresh and tasty products like cheeses, eggs, fresh fish, bread, honey, herbs, spices, nuts, mushrooms, fruits, flowers and so much more.

Cotton Cake

Minimalist design at its best.

Gathershop

Located in the Hallen, a former tram depot turned food/shop Walhalla in Old West, you’ll find the wonderful celebration of makers and creators that is Gathershop.

Anna + Nina

I regret that I didn’t take any photos while shopping at Anna + Nina! I must be captured in old-world style interiors and accessories. Take a look from their website, link here.

Things I Like Things I Love

I just loved the name! Like every little boutique in Amsterdam, you’ll find something for yourself.

Food & Dessert:

de Foodhallen

De Foodhallen is the new culinary sensation in Amsterdam. In an industrial style setting with varieties of food trucks; you’ll definitely find something for your taste buds. From Vietnamese and Indian street food to Turkish and Italian dishes; make your choice!

Café George

A classic French brasserie with a cool atmosphere. Stop by to meet with friends, to eat iconic Steak Frites, to have wine and cheese delight.

BurgerLijk

Gourmet burger is not new to the Amsterdam scene. Believe me, you’ll see so many signboards that claim “the best burger in town”. I say you should try Burgerlijk!

Van Stapele

White chocolate filled dark cookie. You’ll be addicted.

De Kaas

Farm-to-table restaurant with an exceptional experience. If you’re celebrating a special occacion or you just want to feel special – take a ride to de Kaas.

Lotti’s

Buzzing restaurant and bar; serving up fresh dishes and artisan cocktails from early morning until late.

Sea Food Bar

A huge chunk of Amsterdam’s food scene is achingly cool, and Sea Food Bar is one of them (by the way I think this is my best food shot!)

Amsterdam’da Lokal Olmak

Seyahat etmeye karar verdiğinizde ve bunun için Avrupa’yı düşündüğünüzde mutlaka Amsterdam’ı en geçmeyin. Mutfağından, sanat ve tarihine şehrin size sunabileceği çok şey var. Amsterdamlı’lar oldukça rahat ve medeni insanlar. Hiçbir şey için acele etmiyorlar. Her ziyaretimde yeni yerler açılmış oluyor bu da başka bir artısı!

Aşağıda en sevdiğim kahve, yemek, içecek ve mağazalarla birlikte Amsterdam şehir rehberimi bulabilirsiniz. Bu listeyi şehri ikinci veya üçüncü kez gezecekler için oluşturdum. Şehirdeki ikinci veya üçüncü  bulunuşunuzsa bu liste çok işinize yarar. İlk kez gidiyorsanız mutlaka tarihi yerleri de ziyaret edin derim.

Rehberin sonuna kadar gelirseniz, Amsterdam ziyaretimden küçük bir sürpriz video ile karşılacaksınız. Video çekmek çok kolay değilmiş, o yüzden beğenirseniz bana yazın lütfen 🙂

Kahvaltı & Öğle Yemeği:

Dignita

Amsterdam’da ki en iyi brunch deneyimi! 2 farklı şubeleri var. Ben Hermitage Müzesi’nin arkasındaki bahçenin içinde, Hoftuin’deki yeni yeri ziyaret ettim ve rüya gibi geldi! Naneli yoğurt ile servis edilen kabak & nohut mücver, ızgara hellim, poşe yumurta, kaju fıstıklı zahter, lime ve taze avocado.

Little Collins

Popüler olan Pijp bölgesinde yer alan Amerikan esintili servis menüsü ile Avustralya’yı hatırlatıyor. Brunch menüsü kalabalık değil ama hepsini denemeye değer.

Libertine Comptoir de Cuisine

Yeni açılmış bir yerdi ben gittiğimde. Gelen her şey gevrek ama kabarık bir börek ekmeği üzerinde servis ediliyor. Istakozun tadına bakmak istedim; ama bitmişti. Onun yerine somon & krem peynir artı nutella & muz denedim – her ikisi de ayrı cennet hissiyatı!

Pluk Amsterdam

Hem atıştırıp hem de alışveriş yapabileceğin bir mekan.

Kahve:

Toki

Toki, kahve çekirdeklerini Berlin merkezli Bonanza Coffee Roasters’dan temin ediyor ve gerçekten iyi kahve yapıyorlar. Mekan sıcak ve samimi bir izlenim yaratıyor. Toki’nin neden şehrin en çok etiketlenmiş kahve dükkanı olduğunu anlamak zor değil.

Scandinavian Embassy

Burası hem kahveleri hem yiyecekleri hem de şık kıyafetli çalışanları ile Nordik havası taşıyor.

Bocca Coffee Roasters

Yerlilerin favorisi. İçtiğim en iyi kahve olduğunu söyleyebilirim. Avrupa’nın en iyi artisan kahvesi dalında Avrupa Kahve Ödülü’nü nasıl kazandıklarını öğrenmek hiç şaşırtıcı olmadı. Şehirdeki en yetenekli baristaları burada bulacaksınız!

Lot Sixty One

İyi kahve ve leziz ikramlıklar için en popüler noktalardan biri.

Café Jaren

Sadece iyi kahve ve yiyecek için değil; meşhur kanalların manzarası eşliğinde keyifli bir atmosphere sahip. Lokallerle birlikte güneşli bir günün tadını çıkarmak için ideal bir mekan.

Alışveriş:

Wildernis

Wildernis her yeşil bitki severin rüyası olabilir. (Bitkilerle gerçekten ilgilenmeseniz bile burası kesinlikle görülmeye değer.)! Tavandan asılı bitkiler, her ölçekten kaktüsler .. karşı koyulması zor bir meydan okuma.

Noordermark

Her cumartesi sabahı, Amsterdam Merkez İstasyonu’nun yakınındaki Noordermarkt meydanı; peynir, yumurta, taze balık, ekmek, bal, baharat, kuruyemiş, mantar, meyve, çiçek ve çok daha fazlasını içeren taze ve lezzetli ürünlere sahip organik çiftçi pazarına dönüşüyor.  Muhteşem değil mi?

Cotton Cake

Minimalist dizaynı ile mükemmel diyebilirim. Görmenizde fayda var.

Gathershop

Hallen’de bulunan ve kullanılmayan bir tramvay deposu sanki Wallaha’da yer alan eski tarzda bir yiyecek ve alışveriş yerine dönüştürülmüş. Gathershop’lu yapımcıların ve yaratıcıların harika kutlamalarını burada göreceksiniz.

Anna + Nina

Anna + Nina’da alışveriş yaparken hiç fotoğraf çekmediğime çok pişmanım! Eski dünya tarzı iç mekanı ve aksesuarlarda kaybolmalıydım. Web sitelerine bir göz atın, link >

Things I Like Things I Love

Ben sadece ismi sevdim! Amsterdam’daki her küçük butik gibi, kendiniz için bir şeyler bulacaksınız.

Yemek & Tatlı:

de Foodhallen

De Foodhallen, Amsterdam’daki yeni mutfak deneyimi. Yiyeceklerin olduğu kamyonlar ile endüstriyel tarzda dekore edilmiş bir ortamda; kesinlikle kendinize uygun birşeyler bulacaksınız. Vietnam ve Hint sokak yemeklerinden Türk ve İtalyan yemeklerine kadar her şey mevcut siz sadece seçiminizi yapın gerisi kolay.

Café George

Havalı bir atmosfere sahip klasik bir Fransız pastanesi. Arkadaşlarla buluşmak, ikonik olan et ve kızarmış patateslerinden yemenin yanı sıra şarap ve peynir keyfi yapmak için mutlaka uğramalısın.

BurgerLijk

Gurme burger Amsterdam sahnesinde yeni değil. Bana inanın “şehirdeki en iyi burger” iddiasında çok fazla tabela göreceksiniz. Bense Burgerlijk’i denemeniz gerektiğini söylüyorum!

Van Stapele

Beyaz çikolata dolu bitter kurabiye.  Bağımlısı olacaksınız!

De Kaas

Çiftlikten masanıza uzanan olağanüstü bir restoran deneyimi. Eğer özel bir kutlama yapıyorsanız ya da sadece özel hissetmek istiyorsanız – Kaas’a doğru bir yolculuğa çıkın.

Lotti’s

Hem restoran hem de bar; sabahın erken saatlerinden gece geç vakte kadar taze yemek ve artizan kokteyller servis ediliyor.

Sea Food Bar

Sea Food Bar;  Amsterdam’ın yemek sahnesinin muazzam bir parçası ve oldukça havalı. Deniz mahsülleri sevenler, burayı mutlaka denesin!

Finally! 3 days in Amsterdam video: // Ve 3 günde Amsterdam video’su!

Have fun! // İyi eğlenceler!

Good Instagram Guide for Lisbon

Let’s face it, we all look for the picture-perfect photo to post on our social media accounts while travelling. If you’re planning a visit to Lisbon, you’re lucky, because “that” photo is not far away. In this this pastel-colored, nearly untouched, authentic and beautiful city, what you’re looking for will be handed to you on a silver platter.

I mapped out 10 outstanding photography locations; feel free to navigate yourself around them. You may want to look them from a different angle, the famous Lisbon light will do the job.

1. Chiado

This particular photo is now hanged on the wall in our house. You’ll find it easily while walking to the main square in Chiado; impossible to miss.

https://instagram.com/p/BY0AlLsjhF9/

2. Tram Routes

Trams are everywhere in Lisbon. Whenever you hear the buzzing in the street you need to stay on the side to allow it to pass. Or you can do like me and jump on the tram route to get a photo. My guide on Lisbon Tram’s Guide is – here.

https://instagram.com/p/BYctydbjuA1/

3. Park Bar

A beautiful terrace bar with a vibrant atmosphere. Cheers to the best view with an Aperol!

https://instagram.com/p/BYjAHKfj-8c/

4. Pequeno Jardim

A beautiful flower shop with its original signage. Don’t forget to spend some time inside the shop as well.

https://instagram.com/p/BZiFjC0DNx4/

5. Embaixada

One of the coolest concept stores in Lisbon. Re-built within a 19th century palace.

https://instagram.com/p/BYnKGR8DSqp/

6. The Fado Mural: Fado Vadio

The famous mural is a tribute to Fado music; where the famous Fado musicians Maria Severa and Fernando Maurício are portrayed together with the other symbols of the music like bread and wine. The mural is close to the neighborhoods of Mouraria and Alfama, birthplace of this World Heritage music.

https://instagram.com/p/BZIh6F8ARNz/

7. Casa do Alentejo

A 17th century palace, representing Alentejo region in Portugal with its Moorish design.

https://instagram.com/p/BbQ17ZvDwQv/

8. Livraria Ler Devagar

The big library of LX Factory. Even though you might have seen hundreds of photos of this place, you might still have a chance to photograph it from a different angle.

https://instagram.com/p/BYvFSAhjikh/

9. Alfama Neighbourhood

Labyrinth narrow streets and small squares of the oldest neighborhood in Lisbon: Alfama. You’ll see the mix of urban art and traditional living, an extraordinary synthesize.

https://instagram.com/p/BZknIbvjrAD/

https://instagram.com/p/BYq8ShoD2Ot/

10. The Miradouros

They call Lisbon “The City of Seven Hills”; and on the hills, Portuguese people built Miradouros – the view points – to watch the sea and city underneath. Everyone has a favorite Miradouro; mine was Portas do Sol.

https://instagram.com/p/BagRBAZDUZ2/

Enjoy!

Ozge

Good Pocket Guide: 3 days in Rome

Rome is an eternally beautiful city, with a delicious & mouthwatering eatery scene. Not to get lost within all beauty, here are my little tips to soak in all the Roman experience. You’ll find the best food to eat in Rome, where to get your morning coffee and experiences you should not miss. img_3297

Scroll down, get a screenshot and explore 3 days fully!

Day 1:

img_3228

Day 2:

img_3294

Day 3:

img_3230

For more Rome tips, follow #goodromeguide on Instagram!

https://instagram.com/p/BgLHOyHAVYf/

Enjoy!

Ozge

Hidden Secret in Milan: Leonardo da Vinci’s Vineyard

(Türkçesi için yazının en aşağısına inebilirsin)

Who would have known in the middle of Milan, we would come across to a beautiful house with a vineyard that belongs to the great Leonardo da Vinci?

Processed with VSCO with a5 presetProcessed with VSCO with a5 preset

Nothing excites me more than discovering a secret. When I found about the vineyard before arriving to Milan, I wondered why its not well known like Duomo or Galleria Vittoria Emanuele. Then I learned about its history and understood why.

The Dutchy of Milan, Ludovico il Moro, commissions Leonardo to paint “Last Supper” in 1945. And to pay him pack, Ludovico donates this beautiful vineyard to Leonardo. It was a perfect gift for an exceptional painting.

Processed with VSCO with a5 presetProcessed with VSCO with a5 preset

Unfortunately, he couldn’t enjoy the vineyard for long. On the summer of 1499, French troops invade Milan and Leonardo moves to Venice.

In 1507, he comes back to Milan but 6 years later he leaves for the second and final time; heading first to Rome and then to France. In his death will, he leaves the vineyard to his lifelong servant, known as “Salai” (“Salai” means “the devil”; apparently the guy was not very liked..).

Processed with VSCO with a5 presetProcessed with VSCO with a5 preset

Things became dramatic afterwards. “Salai” dies in Milan in 1524; by a bullet shot at him in the vineyard. In 1920, vineyard part disappears due to a fire. And in 1943, the house of the vineyard is severely bombed by the Allies in World War.

Processed with VSCO with a5 presetProcessed with VSCO with a5 preset

In 2015; when Milan was selected for Expo city, they decided to rebuild the house & vineyard again.

On the same site where it existed more than four centuries, respecting the original layout and grape variety; Leonardo da Vinci’s vineyard is reborn.

Processed with VSCO with a5 presetProcessed with VSCO with a5 presetProcessed with VSCO with a5 preset

This hidden secret is about to be one of the key landmarks of Milan. Buy the tickets – here.

Discover before the flock of tourists.

For more Milan tips, follow #goodmilanguide on Instagram!

Milan’da Gizli Bir Bahçe: Leonard da Vinci’nin Şarap Bağı

Kim bilebilirdi ki Milan’ın orta yerinde Leonardo da Vinci’ye ait bir bağ evine rastlayacağımızı!

Hiçbir şey beni bir sırrı keşfetmekten daha fazla heyecanlandırmıyor. Milan’a gelmeden önce bu üzüm bağını bulduğumda, açıkçası neden onun Duomo ya da Galleria Vittoria Emanuele gibi bilinmediğini merak ettim. Sonra tarihini öğrendim ve nedenini anladım.

Şöyle ki; Milan Dükü Ludovico il Moro, 1945’te “Last Supper”ı yapması için Leonardo’yu görevlendirir. Ludovico da ödeme olarak ise bu güzel üzüm bağını kendisine verir.

Ne yazık ki, da Vinci uzun zaman bağın keyfini süremez; çünkü 1499 yazında Fransız birlikleri Milan’ı istila eder ve Leonardo Venedik’e taşınır.

1507’de Milan’a geri döner lakin 6 yıl sonra ikinci ve son kez ayrılıp önce Roma’ya ve daha sonra Fransa’ya gider. Ölümünden sonra, bağları “Salai” olarak bilinen yaşam boyu ona hizmet etmiş hizmetkârına bırakır. (“Salai” “şeytan” anlamına gelir; görünüşe göre adamı çok sevmezlermiş).

İşler sonra daha dramatik hale gelir. “Salai”, 1524’te bağda bir kurşunla ölür. 1920’de ise bağ yangın nedeniyle yok olur. 1943 yılı Dünya Savaşında; bağın evi, müttefikler tarafından ağır bir şekilde bombalanır.

2015 yılında; Milan EXPO için evsahipliği yaptığında; evi restore etmeye karar vermişler.

Orijinal düzeni ve üzüm çeşitliliğine uygun olarak yeniden yapılan ve dört yüzyılı aşkın bir süredir aynı yerde olan Leonardo da Vinci’nin bağları yeniden doğmuş olur böylece.

Bu gizli sır, Milano’nun önemli simge yapılarından biri olmak üzere. Turist kafilelerinden önce keşfetmeniz dileğiyle…

Daha fazla Milan gezisi ipuçları için Instagram’dan #goodmilanguide takip edin!

https://instagram.com/p/Bf2id-zD-jU/

“Hidden Secret in Milan: Leonardo da Vinci’s Vineyard” article first appeared on goodcityguides.co

Ayasofya’da Bir Gece

Seneler önce okuduğum bir kitabı veya izlediğim bir filmi tekrar okuyup izleyince bambaşka bir hikaye görüyorum. Mesela Fight Club’ı ilk izlediğimde deli işi bir film gibi gelmişti, fakat seneler sonra işe girdikten sonra izleyince gerçek hikayeyi anladım (filmi izleyenler ne demek istediğimi anlamıştır). Buna bazı şehirler de dahil; ilk gittiğinde hiç sevmediğin bir şehirden, ikinci gittiğinde ayrılmak istemeyebilirsin.Bu hissi bir Cuma akşamı saat 7’de Ayasofya’ya girdiğimde anımsadım. Daha önce lise döneminde, öğlen kalabalığında gezdiğim Ayasofya’yı, karanlıkta, avizelerin ve muhteşem kubbesinin altında gezmek bambaşka bir deneyimdi. Tek başına gezemiyorsun, bir tur ile gezmen şart; biz Saffet Emre Tonguç’un turuna katıldık. Bir yandan Ayasofya’da en güzel kadrajı yakalayacağım diye kayboldum, diğer yandan Saffet Emre’nin büyüleyici hikayelerinde zamanı unuttum.

Hazırsan, fotoğraflarla ve Saffet Emre Tonguç’un cümleleriyle Ayasofya’yı gezmeye başlayalım!

Ayasofya 1500 yıllık bir mabet. Bizans İmparatoru I. Jüstinyen tarafından inşaa ettirilmiş ve 1000 yıl boyunca Dünya’nın en büyük kilisesi olmuş. İsminin anlamı “kutsal bilgelik” veya “ilahi bilgelik” demek.

1453 yılında Fatih Sultan Mehmet Istanbul’u alınca Ayasofya Kilisesi’ni Ayasofya Camii’sine dönüştürüyor. 1935’te ise Atatürk’ün emri ile müzeye çevrilmiş.

O yüzden Ayasofya’ya gittiğinizde, Dünya’da hiç görmediğiniz bir şey görürsünüz: Dinlerin Kardeşliği. Mihrabın üzerinde Meryem Ana ve kucağında Hz Isa var. Sağ tarafta ise Allah yazıyor.Ayasofya bir Hristiyan kilisesi olarak yapılıyor ama içinde Paganist semboller var. Mesela Poseidon’un 3’lü mızrağını, balıklarını görebilirsin.1500 yıldır böylesine iyi durumda olan başka bir yapı yok. Belki Mısır’daki piramitlerle veya Roma’daki Pantheon’la kıyaslanabilir.

Ayasofya’da kimsenin giremediği dehlizler var. Bu dehlizler isyan veya savaş sırasında imparatorların kaçması için yapılmış. Rivayete göre, dehlizler Ayasofya’nın altından Sultanahmet Meydanı’na çıkyor. Bizans döneminde Sultanahmet meydanı at yarışlarına tanıklık eden bir Hipodrom’muş; sır içinde sır gibi.Hipodrom demişken, atlarla ilgili enteresan bir hikaye daha var. Ayasofya’nın ikinci katında 4. Haçlı Seferi’ni yöneten Venedik Dükü Henricus Dandolo’nun mezar taşı var ama mezarı yok. Kendisi Istanbul’u mahveden adam olarak anılıyor. 1204 yılında Haçlılar Kudüs’ü keşfetmek için yola çıkıyorlar. Ama Istanbul’a geldiklerinde Dandolo vazgeçiyor – çünkü o dönemde Dünya’nın en güzel şehri Istanbul – ve Istanbul’u yağmalamaya karar veriyorlar. Her şeyi çalıp Avrupa’nın farklı şehirlerine götürüyorlar. Henricus Dandolo şehri aldıktan sonra bir süre burda yaşıyor, ve vasiyetinde Ayasofya’da gömülmek istediğini söylüyor. Gömülüyor da. Fakat şehir geri alındıktan sonra, Istanbul’a yaptıkları için kemikleri köpeklere atılıyor. O yüzden de mezarı Ayasofya’da değil.

Bu hikayeyi duyunca, biraz araştırdım. Venedik’e gidenler varsa; San Marco Bazilika’sına mutlaka gitmiştir. Bazilika’da meşhur altın kaplama 4 tane at heykeli var (isimleri Quadriga atları, orjinalleri Bazilika’nın içinde). Bu atlar Haçlı seferleri sırasında Sultanahmet Meydanı’ndan sökülerek Venedik’e götürülmüş. İçim cız etti. Atları görmek isteyenler bu linke.Kapatmadan son bir hikaye. Ayasofya’dan çıkınca, İstanbul’dan sürekli kaçmak isteyen bünyeler, İstanbul’un en güzel şehri olduğuna bir kez daha ikna oluyormuş. Nerden mi çıkardım? Kendimden biliyorum.

Sirkeci Semt Rehberi

Dinamik, umursamaz ve süprizli. Bana göre Sirkeci’yi en güzel özetleyen 3 kelime bu. Dinamik çünkü hiçbir zaman Sirkeci’yi tenha görmedim; kendimi Sirkeci’de dolaşırken yanlız hissetmedim. Lokaller, Avrupalı ve gittikçe de artan Arap turistler ile birlikte Sirkeci’de dolaşmak tam bir şölen. Bu kadar insan hep bir yere yetişme telaşında, hızlı hızlı bir misyonla yürüyor.

Processed with VSCO with a5 preset

Umursamazlığı da geçmişindeki bunca güzelliği hiç saklamadan cömertçe gösteriyor olmasından. Yurtdışında tarihi bir çarşı, pazar yeri gezmek istesek; uzun yollar kat edip aşırı korunaklı bir alanda hiçbirşeye dokunmadan gezmemiz gerekir. Sirkeci’de ise işler değişiyor. 1660’dan beri ayakta olan Mısır Çarşısı’na girerken bir durup çarşının güzelliğine bakayım diye düşündüğümü hatırlamam. Aklımdaki tek düşünce “şu sahlepi alıp burdan çıkayım” oluyor. İşte, durup baktığın noktada da süprizleri yakalıyorsun.

sirkeci goodcityguides

Cumartesi günü havayı güzel yakaladığın an, o uzun süredir ertelediğin Sirkeci turunu hemen plana al. Çok kalabalık, neyi nerde bulacağım diye düşünme; yeni başlayanlar için, nokta atışı garantili Sirkeci rehberi burada.

Sirkeci’de nereye gidilir, en güzel & uygun alışveriş nerden yapılır; pas geçmemen gereken lezzetli adresleri de aşağıda yazdım.

12:00 Türkiye İş Bankası Müzesi Cumhuriyet’in ilk bankasının müzesini gezerken, Turkiye tarihini bir kez daha hatırlıyorsun. Özellikle 1940’lar; 50’lerdeki basılı mecra reklamları, Türkiye’deki ilk reklam kampanyalarından; mesajlarındaki sadelik ve naiflik gülümsetiyor.

Processed with VSCO with a5 preset

13:00 Şekerci Ali Muhiddin Hacı Bekir Yeni keşfim ile tanıştırayım, Süt Kaymaklı Lokum (instagram’ı takip ediyorsanız story’imde paylaşmıştım). Hemen bundan ev ahalisine yetecek kadar paketlettirin, akşam yemekten sonra hızla paketin dibini göreceksiniz.

13:30 Meşhur Filibe Köftecisi (veya karşısındaki Şehzade Cağ Kebap) “Bir köfte ne kadar güzel olabilir ki?” sorusunun cevabı Filibe Köfte’de. 3 nesildir aynı aile tarafından işletiliyor. Yanında piyaz ve yoğurtla, afiyetle tüketin.

Processed with VSCO with a5 preset

14:30 Hayyam Pasajı Bu pasaj benim gibi fotoğraf meraklılarına. Her gittiğimde ikinci el analog makinaları karşıtırıp, sonra kafamı da karıştırıp hiçbirşey almadan ayrılıyorum. Bir gün o analog makina benim olacak!

15:00 Brew Coffee Works Soluklanmak için güzel bir kahve molası. Ethiopia çekirdeği ile chemex favorim.

16:00 Mısır Çarşısı Ismini 1660 yılında Mısır’dan alnan vergilerle inşa edilmiş olmasından ve Kahire’den gelen ürünleri satmasından alıyor. Çarşının en eskilerinden Arifoğlu Baharat ve Ucuzcular Baharat’a mutlaka uğra.

Processed with VSCO with a5 preset

16:20 Kuru Kahveci Mehmet Efendi Öncelikle burayı bulmak çok kolay, kahve kokusunu takip etmen yeterli. Sonra upuzun bir sıraya giriyorsun, ama kesinlikle taptaze mis gibi kahve için değiyor.

16:30 Hasırcılar Caddesi Kurukahveci Mehmet Efendi’nin olduğu sokaktan dümdüz ilerleyince Hasırcılar Caddesi. Burda sana birkaç dükkan önereceğim: Farklı bir Türk kahvesi denemek istiyorsan, kahveni Nuri Toplar’dan çektir; pastacılık, kurabiye yapımı ile ilgileniyorsan türlü türlü dekorasyon malzemeleri Besan’da; kendi hediye paketini yapanlar Box City’ye.

Caddenin sonlarına doğru ahşap satan dükkanlar başlıyor; Pinterest evi için ihtiyacın olan herşey bu alanda. Masa sunumunda kullanabileceğin ahşap peynir tabakları, meze tabakları; dekorasyon olarak kullanılabilecek ahşap sepetler; kürekler ve halatlar var.

Processed with VSCO with a5 preset

18:00 Hamdi Hasırcılar Caddesi’nden çıkınca yorulmamak imkansız. Haliç manzarasına karşı, Hamdi’nin lahmacunu yorgunluğu şıp diye alır.

Sirkeci uçsuz bucaksız, gitmek istediğim daha çok yer var. Onlar da başka bir rehberin konusu olsun.

Burdaki önerileri deneyenler bana yazsın!

Özge

5 Addresses in Paris: Restaurants & Drinks & Shops

(Türkçesi için yazının en aşağısına inebilirsin)

Paris is such a beautiful cliché.

We were there in July for my friend’s wedding, and it was my third time in Paris, so I was ready to soak Paris all in.

I already had a list as long as 3 pages before going to Paris, and of course I couldn’t see all of them. These are my 5 favorites from all places that we managed to visit. If it’s your second time in this beautiful city or if you’re ready to get under its skin; these addresses are for you. Buckle up for some yummy food in cool restaurants, good coffee and designer shops.

Buvette

buvette interior goodcityguidesbuvette breakfast goodcityguides

It’s official, Buvette is my favorite restaurant for breakfast in Paris! I was reading very good reviews about Buvette before going there, and I really liked the interior; so, I gave it a try. I can say, it’s the place to have breakfast. The colors, the furnishing, the way dishes look & taste – all spot on! I heard late afternoon snacks with wine is also very good.

La Mangerie

la mangerie goodcityguidesla mangerie goodcityguides3

My friend is living in Le Marais, and one night she said that she wants to take us to dinner in a cute tapas restaurant in her neighborhood. I couldn’t be happier to see it was La Mangerie because it’s definitely more than just a cute restaurant. They took the idea of tapas (where everything is in small portions and is for share) and combined it with quality ingredients and homemade recipes of Adrian Calvo. Save this place and thank me later.

Fragments

fragments interior goodcityguidesfragments avo toast goodcityguides

Another brunch spot! I was told Fragments is the place for cinnamon buns and avo toasts in Paris. First, I thought the weather was too hot to go for dessert but then I had 2 toasts instead! One with avo and one with ricotta cheese & figs. I only regret that I didn’t try cinnamon bun; hopefully next time!

Merci

merci goodcityguidesmerci outside goodcityguides

Merci has many titles: a concept store, a designer furniture store, a stationary, a bookshop… It’s a place where you can spend an hour getting very inspired and willing to buy everything. Even the red little car in the garden! There are also 3 restaurants linked with Merci: La Cantine, Used Book Café and Cinéma Café. La Cantine is for lunch with friends, Used Book Café is for scone & coffee; Cinéma Café is for the days you want have healthy food.

Le Labo

le labo fragrances goodcityguidesle labo fragrances goodcityguides2

Fragrance store from another world! What attracted me the most was (besides unique notes in perfumes) how they decorated the interior – rustic & neat!

If you’re looking for more spots for coffee in Paris, head over to my “Good Coffee in Paris” post – click here.

Let me know if you have other favorites in Paris.

À bientôt!

Paris’te 5 Adres

Paris, her zaman klişe mi?

Bir arkadaşımın düğünü için Temmuz ayında 3.kez Paris’teydim. Bu nedenle bu sefer biraz daha lokal yerlerin tadını çıkarmaya karar verdim. Gitmeden önce yaklaşık 3 sayfalık bir listem vardı ama tabi hepsini görmeye zamanım yetmedi. Ziyaret ettiğim yerlerden 5 tane favorim var. Eğer siz de 2. kez gidiyorsanız ya da hali hazırda ara sokaklara dalmaya hazırsanız bu adresleri not edin. Havalı restoranlar, güzel kahveciler ve şık tasarım dükkanlar için doğru adrestesiniz.

Buvette

Bu bilgi herkese açık! Evet Paris’te ki favori kahvaltı mekanım burası. Burayı keşfetmeden önce hakkında çok iyi şeyler duydum ve bunun üzerine ben de denemek istedim. İç mekanı, renkler, kullanılan mobilyalar, yiyeceklerin görünüşü, tadı, her şey mükemmel. Diğer yandan ben denemedim ama öğleden sonra şarap menüsü ve atıştırmalıkları da bir o kadar iyiymiş.

La Mangerie

Le Marais’te yaşayan bir arkadaşım bizi sevimli bir tapas restoranına götüreceğini söylediğinde ve oranın La Mangerie olduğunu öğrendiğimde sanırım daha mutlu olamazdım, çünkü bu kesinlikle sevimli bir restorandan daha fazlası. Tapas fikrini (her şeyin küçük porsiyonlarda olduğu ve paylaşıldığı) kaliteli malzemelerle ve Adrian Calvo’nun ev yapımı tarifleriyle birleştirerek harika hale getirmişler. Burayı not et, garanti mutluluk!

Fragments

Bir başka brunch yeri! Fragments’ın Paris’teki tarçınlı çörekler ve iyi tost için güzel bir adres olduğunu duymuştum. Önce, havanın ağır bir tatlı yemek için çok sıcak olduğunu düşündüm ama sonra 2 tane tost aldım! Bir tanesi avokadolu diğeri ise ricotta peyniri ve incirliydi. Sadece tarçınlı çörek denemediğime pişmanım; umarım bir dahaki sefere!

Merci

Merci’nin bir çok unvanı var: butik, tasarım mobilya, kırtasiye ve kitap mağazası. Bir saat harcayıp her şeyi satın almak isteyeceğiniz ilham veren bir yer burası. Bahçedeki kırmızı küçük arabayı bile almak isteyeceksin! Ayrıca Merci, La Cantine, Used Book Café ve Cinéma Café ile bağlantılı 3 restoranı bünyesinde bulunduruyor. La Cantine arkadaşlarla öğle yemeği için, Used Book Café çörek ve kahve için Cinéma Café ise sağlıklı atıştırmalıklar için ideal.

Le Labo

Başka dünyanın parfüm butiği! Beni en çok cezbeden şey (parfümlerinin benzersiz notaların yanı sıra) iç mekanın nasıl dekore edildiği – rustik ve sade!

Paris’te başka favorileriniz varsa yorumlarda buluşalım!

À bientôt!

Good City Guides Wishlist: Best Places to Travel in 2018

“The world is your oyster” said once Shakespeare; world is ours to enjoy and it’s in our hands to make most of it. I love this phrase and in these days while I am making my 2018 resolutions, I put it on top of my list! This year the list is all about experimenting, because I recently started to believe that experience counts more than anything we pay for. And traveling is the best way to find out who we are and what really counts in the world.

For my 2018 resolutions, I began on investigating about the places I’ve never been before. And I found new cities & new regions that never came to my mind which excited me even more!

the world is your oyster goodcityguides

Here, I am sharing my top 5 places to travel in 2018, and some inspiration along:

Venice to Paris with Orient Express

Brace yourselves! If your favorite movie is Midnight in Paris and if you’re attracted by the glamourous & elegant Golden Age this news is for you. On March 2018, Orient Express opens its doors to transport you back in time. For more information, click here and look at fares. I know it’s not cheap but imagine the experience you’ll be getting! (Photos: Venice Simplon Orient Express)

orient express goodcityguides3orient express goodcityguides5orient express goodcityguides1

Peru

Once you start considering Peru, it’s impossible to choose a region to visit. It has nearly everything you can ask for: architecture, adventure, nature… On top, Peruvian cuisine is now the most trending gourmet cuisine in the world, melting different cultures in a pot due to its colonial history. If there exists such thing as national dish, I would pick ceviche for Peru – it’s made with raw fish and “tiger’s milk”. Remember, once we were in Lisbon and tried a Peruvian restaurant called A Cevicheria? Look at it in here. (Photos: Peru)peru goodcityguides1peru goodcityguides2

Galicia, Spain

They call Galicia Spain’s golden coast. Its located at the Spain’s west cost just above Portugal. If you’re a foodie like me, Galicia will make you happy with its exceptional seafood; regarded as one of the best in Europe. You should visit in summer time to spend some quality time at white sand beaches. (Photos: David Loftus)

galicia good city guides 2galicia good city guides 3galicia good city guides

Marrakech, Morocco

Powder pink riads, tiled mosques, crowded souqs. When I see a photography, I immediately notice Marrakesh, since it’s so beautiful and aesthetic naturally. This bustling ancient city attracts many people; the French occupation has brought European influence but it still looks very authentic. (Photos: boutiquesouk)

marrakesh goodcityguides1marrakesh goodcityguides3marrakesh goodcityguides2

Tokyo, Japan

I saved the best for the last. Tokyo, you’ve been in my dreams near a decade! I can’t wait to explore a different world. Are we finally going to meet? (Photos: toptokyophoto)

tokyo goodcityguides1tokyo goodcityguides2

Where do you plan to travel in 2018?

Let me know.

Picturesque Lisbon: Good Trams Guide

(Türkçesi için yazının en aşağısına inebilirsin)

Once you’re in Lisbon, you’ll realize it’s like none of the European capitals. I always tend to walk everywhere when I am in Europe, somedays I hit 20km’s in my Iphone’s health application; and I bet you’re the same! I had the same intentions when we landed to Lisbon but I quickly realized that it is not going to happen.

The city is built on seven hills, makes you walk up and down – which can be very exhausting. But hey, this is what the trams are for!

Lisbon tram good city guidesLisbon tram 4 good city guides

Apart from trams ability to ease wandering around Lisbon, I fell in love with the movie scenes they create within the city. Old trams are called Remodelado trams; and they date back to 1930s! In city center, they are still the main transport vehicle. Lisbon tram 3 good city guidesLisbon tram 2 good city guides

At first, we became obsessed with taking the “perfect tram photo”. Once we saw a tram line, we stopped, waited for the tram to pass and prayed for no cars to interfere to the setting. Afterwards we realized they are part of everyday Portuguese life and tried to act cool 😊

Tram E28

Lisbon tram 28 good city guidesThe most popular route is E28, because you have the chance to see the neighbourhoods from Graca to Alfama. It’s very hard to find a seat in the tram between 10am-6pm; it’s better to take it from first or second stop. Route is: Martim Moniz – Graca – Portas de Sol – Se Cathedral – Rua Conceição – Chiado – Sao Bento – Estrela – Campo Ourique. I recommend you hop on from Graca.Lisbon tram 28 good city guides 2

Lisbon tram hello kristof good city guides

Elevador da Bica

Elevador da bica good city guidesApart from tram 28; I also loved Elevador Da Bica. It has one of the most iconic routes; river at the other end makes a perfect background for your trip.

Elevador da Glória

Elevador da gloria good city guidesElevador da gloria good city guides 2Elevador da Glória connects Baixa to Bairro Alto. You’ll need to ride in it because two neighborhoods are very close to explore, but roads connecting them are very steep. If you’re looking to capture the beauty of these trams in one photo, wait for 2 of them to get close. It looks like they are dancing.

In the map below, I pinned you the stops of trams.

Take a look at it before you go. And for more tips, take a look at my instagram!

Enjoy your ride!

Lizbon’un Tramvay Rehberi

Lizbon’dayken, buranın diğer Avrupa başkentlerine benzemediğini anlayacaksın. Avrupa’dayken her zaman yürümeye özen gösteririm hatta bazı günlerde Iphone’un sağlık uygulamasında 20 km’ye kadar çıktığımı görmüşümdür ve bahse girerim sen de aynısın! Lizbon’a geldiğimde de aynı niyetteydim ama bunun mümkün olmadığını çabucak fark ettim.

Şehir yedi tepe üzerine inşa edildiği için aşağı, yukarı ve tekrar aşağı şeklinde gezmek oldukça yorucu.

Ama süper bir çözümü var: tramvaylar!

Tramvayların, Lizbon çevresinde dolaşmayı kolaylaştırmak dışında, şehir içinde yarattığı film karelerine ayrı aşık olmuştum. Şehir merkezinde, hala ana ulaşım aracı olan eski bu tramvaylara, Remodelado tramvayları deniyor ve tarihi 1930’lara kadar uzanıyor!

İlk başta, “mükemmel tramvay fotoğrafını” çekene kadar inat ettik. Her tramvay hattı gördüğümüzde durduk, tramvayın geçmesini bekledik ve araçların önünü kesmemesi için dua ettik. Sonrasında, Portekiz’in günlük yaşamının bir parçası olduklarını fark ettik ve cool takılmaya çalıştık. Lizbon tramvay güzergahlarını ve şehrin gezilecek yerlerini arıyorsan favorilerimi aşağıda bulabilirsiniz.

En popüler rota E28, çünkü Graça’dan Alfama’ya kadar olan tüm mahalleleri görme şansınız var. Tramvayda 10:00 – 18:00 arasında yer bulmak çok zor; ilk veya ikinci duraktan binmek daha iyi gibi.

Rota: Martim Moniz – Graca – Portas de Sol – Se Katedrali – Rua Conceição – Chiado – Sao Bento – Estrela – Campo Ourique. Son olarak Graca’dan inip gezmenizi tavsiye ederim.

Ayrıca 28 numaralı tramvay, Hello, Kristof ve The Mill kahve dükkanlarının bulunduğu Rua do Poço dos Negros’tan da geçiyor. Kahvenizi yudumlarken tramvayları izlemek rüya gibi.

28 numaralı Tramvay dışında; Elevador Da Bica‘yı da ayrıca çok sevdim. Nehir gezisi için mükemmel bir arka plana sahip ikonik rotalardan biri.

Elevador da Glória, Baixa’yı, Bairro Alto’ya bağlıyor. Ona binmeniz gerekecek çünkü iki mahalle birbirine yakın olmasına rağmen onları birbirine bağlayan yollar oldukça dik. Bu tramvayların güzelliğini bir fotoğrafta yakalamak istiyorsan, 2 tanesinin yaklaşmasını bekleyin. Dans ediyor gibi görünüyorlar.

Aşağıdaki haritada tramvay duraklarını görebilirsiniz.

Gitmeden önce mutlaka göz atın derim. Ve daha fazla ipucu için, Instagramıma göz atmanızı öneririm!

İyi yolculuklar!

Olá Lisbon!

(Türkçesi için yazının en aşağısına inebilirsin)

At first glance, Lisbon seems like any other European capital. Wait until you wake up on the third day! You start feeling that this place has something different than others. Its vibrant yet calm; no one is in a rush. Streets are empty in the morning, floating at night. Within all Lisbon guides, I wanted to show you a little glimpse of us and some random Lisbon beauty I snapped while wandering on the streets.

Us in Lisbon (insert some heart emoji here) !

ozge uzcan goodcityguidesYou’ll never get bored of shooting photos in front of colorful doors and tiles, that’s for sure! After some point, you’ll get used to them and stay cool.lisbonbuildings 3 goodcityguideslisbon building pink goodcityguideslisbon tiled buildings goodcityguidesWe stayed at an Airbnb apartment in “Principe Real”. It’s a trendy neighborhood to stay with lots of entertainment around. You may also prefer staying at the very heart of old town “Barrio Alto” but it can get very noisy at nights.

This was the view of our AirBnb..principe real goodcityguidesBefore coming here, I thought people were exaggerating about Pasteis de Nata: How come a simple dessert can be so good? Apologies for my questioning! It’s simply to die for! We ate at least 5 natas each day. The best one was at Manteigaria. Not everyone knows, so shh.

pateis de nata goodcityguidesAnother must-visit place is Park Bar. Actually, its a bit hard to find because you expect a proper door to enter. It’s a terrace bar located at the top floor of a car-park, so you should climb around cars to get there. It has a pretty nice setting with nice people. We really enjoyed it (read it from our faces☺).parkbar aperol goodcityguidesozgeuzcan parkbar goodcityguides

Lisbon, we won’t be getting over you soon!

Beijos!

Merhaba Lizbon!

İlk bakışta, Lizbon diğer her Avrupa başkenti gibi. Üçüncü günün akşamı fikrim değişiyor. Bu şehrin diğerlerinden kesinlikle farklı bir havası var. Canlı ama hayat yavaş akıyor; kimse acele etmiyor. Sokaklar sabah boş, geceleri ise dopdolu. Tüm Lizbon rehberlerinde olan önerilerden ziyade, sana sokaklarda dolanırken yakaladığım rasgele bir takım Lizbon güzelliklerini göstermek istedim.

Renkli kapıların ve farklı desenlerdeki seramiklerin önünde fotoğraf çekmekten asla sıkılmıyorsun. Bu görsel şölene alışman birkaç gün sürüyor, sonra içinden ne kadar harika olduğunu geçirip, yürümeye devam ediyorsun.

Biz “Principe Real” de bir Airbnb dairesinde kaldık. Etrafında birçok eğlence yeri, butik olan, aynı zamanda şehirlilerin de kaldığı bir mahalle. “Principe Real” dışında eski şehir “Barrio Alto”nun kalbinde de kalmayı tercih edebilirsiniz, ancak geceleri çok gürültülü olabilir.

Buraya gelmeden önce, insanların “Pasteis de Nata” hakkında abarttığını düşünmüştüm. İlk ısırıktan sonra bu düşüncem için kendimden utandım! Her gün en az 5 nata yedik. En iyisi Manteigaria’daydı. Herkes bilmiyor, genelde nata için “Belem” pastanesini deniyor, bu yüzden aramızda kalsın 🙂

Ziyaret edilmesi gereken başka bir yer ise Park Bar. Yerini bulmak biraz zor çünkü basbayağı bir tabela ve kapı görmeyi bekliyorsun. Google Maps’e bakıyoruz, doğru yerde görünüyoruz, ama tabela falan yok. O an yanımıza biri geldi, “Park Bar”ı mı arıyorsunuz dedi, ve bizi önünde durduğumuz otoparkın en üst katına çıkardı! Burası, adına da uygun olarak bir otoparkın terasına yerleşmiş bir bar. Güzel insanlarla oldukça hoş bir ortama sahip. Biz gerçekten zevk aldık (fotoğraftaki suratımızdan da anlamışsındır.).

Lizbon, yakın sürede seni unutamayacağımız kesin!

Beijos!