Atelier Vime, Fransa

Güney Fransa’da Provence bölgesindeki kasabalardan biri Vallabrègues. Bu kasabada (ve hatta genel olarak Güney Fransa bölgesinde), 150 yıllık bir gelenek ve zanaat var; o da hasır ve rattan iplerle sepetler yapmak. 18. yüzyılda Vallabrègues’de yaşayan 1.800 kişinin 450’si hasır ustasıymış. Bölgede sepet müzesi, sepet festivali gibi geleneği devam ettiren attraksiyonlar da bulunuyor. Yine de bu zanaatı orjinal şekli ile Güney Fransa’da yapan neredeyse sadece 200 usta kalmış. Onlardan biri de Vallabrègues’deki Atelier Vime.

Atelier Vime’nin kurucuları Benoit Rauzy and Anthony Watson, 1730 yılından kalan bir oteli ve eski hasır atölyesini restora ederek kendi atölyelerini kurmuşlar. Masal gibi bir yer! Gerçeten çok zevkli bir çift. Bölgeden topladıkları antika hasır eşyaları, kendi yaptıkları hasır ve rattan mobilyaları bu atölyede bulabiliyorsun. Tabiki herşey satılık. Bu güzel atölyeye ışınlanmak için, video linkini tıklayabilirsin.

Baloncuk Sarayı, Güney Fransa

Antik çağlardan esinlenmiş, modern ve futurist bir ev ile tanışmaya hazır mısın? The Bubble House, Palais Bulles veya Türkçesi ile Baloncuk Sarayı Macar Mimar Antti Lovag tarafından 1975-1989 yılları arasında Fransız sanayi adamı Pierre Bernard için inşaa edilmiş. Fransa, Nice‘te. Lovag, bedenlerin, fikirlerin, duyguların dünyada akışkan olması için herşeyin yuvarlak pürüzsüz formda olduğunu hayal edermiş; o yüzden evi de böyle odacık odacık yapmış.

1992 yılında Pierre Bernard vefat edince, evi meşhur İtalyan-Fransız modacı Pierre Cardin satın alıyor. Aslında “yazlık ev” olarak düşünerek almış; sonrasında evi tüm sanat koleksiyonlarını topladığı bir yere dönüştürmüş. Evin 10 farklı odasını 10 farklı sanatçı dekore etmiş. MTV’nin düzenlediği James Bond partisi bu evde yapılmış (1.fotoğraf), Dior’un Moda Şovu sergilenmiş (2.fotoğraf), Simon Porte Jacquesmus (3.fotoğraf) tatilini burdan geçirmiş, liste böyle uzayıp gider. 2017’den beri de ev satılık ve 370 milyon € isteniyormuş!

Şimdi fotoğraflara bakınca gözün bu evi bir yerlerden ısırdı mı? Nerde gördün, ya da ilk defa mi rastladın? Instagram’daki posta gel, konuşalım!

lofficiel.ch
commons.wikimedia.org
modepilot
kurato.ch

Baloncuk Sarayı malesef “mutlaka görmeliyim” yerler listene ekleyemiyorsun (dışarıdan ziyarete açık değil), ama onun hemen yanında aynı mimar tarafından yapılmış, en az onun kadar renkli Maison Bernard‘ı 20€’ya gezebilirsin. Yolun Güney Fransa, Nice’e düşerse, ziyaret içi Maison Bernard’ın websitesinden rezervasyon yapmayı unutma.

fonds-maisonbernard
studioodile.decq

Paris Cool Neighborhood Guide

City of light or city of love.. Whatever you call it, Paris is always the talk of the town.

In near past, Paris was the ultimate symbol of French culture and everything it represents. In my first visit (like 6 years ago), I experienced a city that is bound to its roots, which has very traditional restaurants and cafe’s, and rigid French people.

Stereotypes die hard. It was very exciting to see “The New Paris” in my last visit. New generation Parisians’ ultimate love affair with life has changed the city scene pretty much. Rich tradition is blended with new energy. In a beautiful and picture perfect city, now you can find new restaurants that take French cuisine to next level, café culture being elevated with good coffee, art galleries besides Louvre.

Processed with VSCO with a5 preset

Therefore, before posting “pocket guides”, I wanted to give you a glimpse of new cool neighborhoods of Paris.

Montmarte: Located in the north of Paris. Its movie-poster streets and artsy life pulls over locals as well as tourists. If you know where to go, you can avoid tourist flock and enjoy the charming atmosphere. The neighborhood definitely offers more than Sacré Coeur.

Processed with VSCO with a5 preset

montmarte good city guides 2

Bastille: One of the most historic landscapes of French Revolution is now the home of boho boutiques, new bistros & coffee shops.

Marais and Beaubourg: Marais’ appearance in the cool neighborhood scene of Paris is not new. If you plan meet your friends for wine after work, here is your place. In every corner, you’ll bump into another Parisian café with hippy people or you’ll find vintage boutiques. Together with Beaubourg (where Centre Pompidou is located) they host both small and important art galleries.

Processed with VSCO with a5 presetProcessed with VSCO with a5 preset

Canal Saint-Martin: Imagine a neighborhood of stylish university students and bohemian couples. Its vibrant but cozy at the same time with a calm attribute. I’ll name two restaurants as “must stop by”: Ten Belles and La Fontaine de Belleville.

Processed with VSCO with a6 preset

Oberkampf: Chic bars, good dining options, garden benches and nightlife.

Processed with VSCO with a5 preset

Below, you can find the neighbourhoods on the Paris map. Enjoy!

“Slice of Pai”s Paris Guide

This is an interview with Joann Pai, founder of Slice of Pai, co-founder of Slice of Paris! She is a food and travel photographer, whom I’ve been following for ages.

Let’s get inspired by Joann’s Paris recommendations!

Bu röportaj Slice of Pai’ın kurucusu, Slice of Paris’in de ortak kurucusu olan Joann Pai ile! Kendisi yemek ve seyahat fotoğrafçısı, uzun süredir takip ettiğim, tarzına bayıldığım biri.

Joann’ın Paris önerilerinden ilham alalım!

1- Joann merhaba! Bize senin “Paris”inden bahseder misin? Paris’te yaşamak nasıl bir duygu?

Şuan Paris’te yaşamak çok heyecanlı çünkü her şey çok hızlı değişiyor. Eskiden insanlar Paris’i bir müze olarak görürlerdi ve buraya klasik Fransız yemeklerini yemek ve deneyimlemek için gelirlerdi; şimdiyse her şey dışarıdan çok etkileniyor.
Can you please describe us “your Paris”? How does it feel to live there?
It’s a very exciting time to be in Paris as things are changing rapidly here. Paris used to be a ‘museum’ and people visited to see and eat classic French things, but recently it’s becoming more open to outside influences.

2- Seni Paris’te en çok ne çekiyor?

İlki ve en önemlisi kültür. Fransızlar mutfakları konusunda oldukça tutkulular ve mutfaklarıyla gurur duyuyorlar. Aynı zamanda Paris’in yüzyıllardır neredeyse aynı kalmış olmasına bayılıyorum. Bir Kuzey Amerika’lı olarak, sürekli tarih kokan sokaklarda yürümek inanılmaz!
What attracts you most in here?
First and foremost the culture. French people are fiercely passionate and proud of their cuisine. I also love that Paris has remained relatively untouched for so many centuries. As a North American, it’s incredible to walk around a place with so much history!

3- En sevdiğin brunch mekanları?

Holly Belly ve Dersou‘nun brunchını çok seviyorum. Holly Belly’deki tuzlu pancake uğruna ölünecek cinsten!
Your favourite brunch places?
I love the brunch at Holy belly and Dersou. The savory pancake at Holy Belly is to die for!

4- Sürekli gittiğin bir kahve dükkanı?

Cafe Oberkampf – Sahiplerine bayılıyorum, yemekleri de kahveleri kadar güzel!
Name one coffee shop that you keep going all the time?
Cafe Oberkampf- I love the owners and the food is as good as their coffee!

5- Gece dışarı çıktığında gittiğin top 5 restaurantın hangileri? Ve onların en sevdiğin yemekleri?

Bir çok seçenek var: Clown Bar, Pas de Loup, Le Mary Celeste, Au Passage ve Kunitoraya favorilerim. Bunların çoğu menülerini sürekli güncelliyor o yüzden tek bir yemek önermek çok zor. Ama sana garanti veriyorum, her şey çok lezzetli!
Your top 5 restaurants for a night out? And your favourite dishes?
So many places to choose from, my favourites are: clown bar, pas de loup, le mary celeste, au passage, and kunitoraya. Most of these places update their menus often, so it’s hard to recommend one dish. But I assure you, everything will be delicious!

6- Paris’te pazar günleri ne yapmalı?

Pazar günleri Parizyenler için dinlenme günü. Pazar sabahı yemek ve antika pazarlarında dolandıktan sonra, geç brunch için rosto tavuk alıyorum. Sonra da ya bir sanat galerisi gezmesi ye da parkta yürüyüş.
Best way to spend Sunday in Paris?
Sunday for Parisians is a day for rest. I love spending my sunday morning wandering through markets, both food and antiques, and picking up a roast chicken with potatoes for a late brunch. Then going to an art exhibition or a walk in the park.

7- Kaçırmamam gereken bir etkinlik veya pazar var mı?

Bastille yemek marketi ve The Punes Vanes (bit pazarı) Paris’i ilk defa ziyaret ediyorsan mutlaka görmen gereken pazarlar. Ben antika avcısı olarak şehir içinde boş ambarlarda pop up açılan pazarları bulmaya çalışıyorum, büyük bit pazarlarından daha uygun oluyorlar.
Etkinliklere gelirsek, şehirde sahneler kurulan ve her yerde canlı müzik olan Fete de la Musique‘e bayılıyorum (Haziran ayında)! Bir de Fransa kültür bakanlığının normalde halka kapalı olan yüzlerce tarihi yapıyı ziyarete açtığı Journees du Patrimoine (Eylül ayında) yi çok seviyorum.
Any local events, markets that I shouldn’t miss?
For markets the Bastille food market and the puces vanes (flea market) are must sees for first timers in Paris. I love antique hunting so I tend to find pop up brocantes/ vide greniers around the city, as they are usually cheaper than official flea markets.
For events, I love fete de la musique (June), where they set up stages around the city and there’s live music everywhere! Also the Journees du Patrimonie (Sept), where the French ministry of culture opens up thousands of historic monuments to the public for the weekend, ones that are usually closed to the public.

8- Senin mutlaka gör ve yap diyeceklerin?

İlk defa ziyaret edenler için;
Musee d’orsay veya l’orangerie’i ziyaret et, Jardin Tulieries’den yürü, Marais’teki butik dükkanları ziyaret et, en iyi tatlıcıların tatlılarını dene (mesela Pierre Herme), St Martin kanalı yanında bir kadeh şarap iç, benim favorilerim olarak söylediğim restaurantlarda birşeyler ye veya daha geleneksel yemek için Paul Bert‘e git. Böyle durmadan devam edebilirim!
Your must see’s and do’s?
My must sees and dos for first time visitors: visit musee d’orsay or l’orangerie, walk through Jardin Tulieries, walk through the boutique shops in the marais, enjoy pastries from the masters, such as Pierre Herme, have a glass of wine by canal st martin, and grab a bite at one of my favourite restaurants, or Paul Bert for something more traditional. I could go on and on!

9 – En sevdiğin dükkanlar?

Ev eşyaları için Merci ve La Trésorerie
Kırtasiye için Papier Tigre
Kitap için OFR
Parfüm için Le Labo
The stores you love to visit?
merci and la trésorie for household goods
papier tigre for design /paper goods
OFR for books
Le Labo for perfume

10- Paris’te Paris’i doyasıya yaşamak için önerin var mı?

Paris’te yaşayan çoğu insan biraz İngilizce bilmesine rağmen, eğer birkaç Fransızca tabir öğrenirsen işine yarar. Fransızlar, Fransızca konuşmak için efor sarf ettiğini görünce çok mutlu oluyorlar.
Bir de her şeyi bir güne sığdırmaya çalışma, Paris’i yaşamanın en güzel şekli telaşsız ve sakin yaşamak.
One crucial tip to live Paris to the fullest? 
Even though most people in Paris speak a bit of English, I think it’s very helpful to learn a few French  phrases when visiting. French people are generally happy to see you making an effort in speaking French.
Also, try not to squeeze in too much in one day, Paris is better when enjoyed at a leisurely pace.
Joann’ı takip etmek isterseniz: Slice of Pai Websitesi / Slice of Pai Instagram / Slice of Paris Websitesi
Follow Joann :  Slice of Pai Website / Slice of Pai Instagram / Slice of Paris Website

7 adımda Biarritz

Bask bölgesi seyahatinin atlanmaması gereken rotalarından biri de Biarritz. San Sebastian’dan arabayla yaklaşık 45 dakika; yani Avrupa yakasında oturup Anadolu yakasında çalışıyorsan işe gitme saatinde ülke değiştirebilirsin.

  1. Yola sabah çıktıysan, öğle yemeğinde Biarritz’tesin. Sahil tarafına yürü, balıkçıları geç, Chez Albert‘e otur. Büyük deniz mahsülleri tabağı seni bekliyor.
  2. Kasaba turlarına başla. Önce 1001 Formatges‘in peynirleri arasında tercihini yap, eve seninle gelecek şanslı peynirleri paketlet.
  3. Yan yana bir sürü butik var. Bonjour‘dan o yıllardır arayıp bulamadığın güzel kokulu mumu al, yanındaki Madame & Monsieur Boutique‘ten çizgili kazağı kap.
  4. Çok yürüdün, çok yoruldun; Bar Jean‘e gidip 1-2 pintxos hüplet. Açık havada dışarıda sohbet muhabbet.
  5. Tatlı vakti geldi çattı. Zamanında soyluların çay saati yaptığı pastahane Patisserie Miremont‘ta Mont Blanc ye. Aa Baylan’da da aynısından var demek serbest.
  6. Napolyon’un İspanyol eşi için yaptırdığı yazlık saray artık bir otel. Hotel du Palais‘i gezerken Japon turist ruhuna gir, her yeri fotoğrafla.
  7. Arabana geçmeden önce sahili boylu boyunca iyice gez, kayalıklar arasından sörf yapanları görünce aklın çıksın!