Monthly Good Istanbul Guide: February

Believe it or not; its February! When the weather is cold outside, its easy to get cuddled up on the sofa and watch Netflix all day. But there are so many things happening around, that you wouldn’t want to miss. Here are some of them.

Go Artsy

Marina Abramovic at Sakip Sabanci Museum. If you’re in Istanbul now, you’re fortunate enough to see most of the life-works of one of the best performance artist of our time. At the exhibition, you’ll also find real time performance art by many selected artists, check from this link before you go – if you’re interested seeing a particular one. There is a rumor that Abramovic herself will have a suprise performance in following days!

Dates: 31 Jan – 26 Apr

Address: Sakip Sabanci Museum, Emirgan

Bauhaus Imaginista: Moving Away. One hundred years after its foundation, bauhaus imaginista offers a new interpretation of the Bauhaus as a globally connected institution and as a proposition of modernity.

Dates: 28 Jan – 3 Apr

Address: SALT, Beyoglu

The Constantinapole Years at Mehser. Ever wondered what Istanbul looked like between 1919-1921? Visit Alexis Gritchenko’s exhibition showcasing streets and people of the city.

Dates: 7 Feb – 10 May

Address: Mehser, Beyoglu

Meanwhile in the Mountains: Sagalassos. Sagalassos is one of the best preserved ancient cities of Mediterranean. From mammoth bones to massive statues of the Roman emperors Marcus Aurelius; you’ll be amazed to see how close you are to real history.

Dates: 27 Nov – 28 May

Address: Yapı Kredi Cultural Centre, Beyoglu

Try Somewhere New

Dinner at Foxy Karakoy. Chef Maksut Askar and Levon Bagis have been dreaming to open up a wine bar with a menu filled with only local grape varieties. This dream is realized very recently, and we’re very happy that we now have such a cool place in Istanbul.

Address: Sub Karakoy, Beyoglu

Closed on Sundays & Mondays

Brunch at MSA’s Restaurant. Since its opening, MSA’s Restaurant renewed its menu over and over. Now, I believe they reached a peak note where everything is incredibly delicious! I love truffle fritatta with cheddar sausage.

Address: Sakip Sabanci Museum, Emirgan

A Local Food Gem

Day Day Bakery. You know if tradesman of Grand Bazaar recommend a place to eat, its really good. Day Day Bakery is baking with the same method since 1969 by using only real & fresh ingredients. There is always a que in front of it; and if “apple cookie” is finished you’ll hear people muttering outside. Go there early on a Saturday morning (around 9-ish) to try borek as well.

Address: Mollafenari, İskender Boğazı Sk. No:18, Fatih

Closed on Sundays

Unexpexted Museum

Museum of Innocence. A 19th-century house in Çukurcuma created by novelist Orhan Pamuk as a companion to his novel. The rumour is Mr Pamuk first started collecting items for the museum and then wrote the novel based on them. So the museum is where everything started. But for the sake of the experience, read the novel first, visit the museum later.

Address: Çukurcuma Caddesi, Dalgıç Çk. No:2, Beyoğlu

Closed on Mondays.

Explore a New City

Booked tickets to anywhere? Need inspiration? Check out my Good Madrid Guide!

İyi İstanbul Rehberi: Şubat

İnanması güç ama Şubat geldi! Dışarıda hava soğuk olduğunda, insanın tüm gün koltukta sıcak bir battaniye altında Netflix izleyesi geliyor (ki bu da şahane bir aktivite) ama şehirde olup biten bir çok şey var! Benim yapılacaklar listemde olanları sizinle de paylaşmak istedim; aşağıda bulabilirsiniz. Bu liste biraz şehri fiziksel olarak terketmeden, şehir hayatından kaçmanın yaratıcı yolları gibi oldu.

Kendinizi Sanata Verin

Marina Abramovic. Marina Abramovic bizim zamanımızın en iyi performans sanatçılarından. Sabancı Müzesi, 31 Ocak’ta başlayan seçkisi ile sanatçının 50 yıllık sanat hayatındaki en etkileyici performanslarını video ve fotoğraf dokümantasyonunu ile sergiliyor. Sanatçı tüm işlerinde “İnsanı İnsan Yapan Nedir?” sorusuna cevap arıyor, o yüzden sergiyi gezerken bu soruyu aklınızda tutun derim. Sergi ile ilgili en çok sorulan soru “Abramovic de orda mı?” oluyor; hayır kendisi canlı bir performans sergilemiyor. Ama bir süpriz yapma ihtimali varmış!

Sergide ayrıca birçok performans sanatçısı gerçek zamanlı performans sergiliyor. Gitmek istediğiniz tarihlerde hangi sanatçıların performans sergilediğine bu linkten bakabilirsiniz.

Tarih: 31 Oca – 26 Nis

Adres: Sakıp Sabancı Müzesi, Emirgan

Bauhaus Imaginista: Uzaklarda. Bauhaus’un kuruluşundan bir yüzyıl sonra gerçekleştirilen bauhaus imaginista, yeni bir tasarım eğitimi ve üretiminin önünü açan fikirleri Almanya’dan bütün dünyaya yayılan okula güncel bir yorumlama getiriyor.

Tarih: 28 Oca – 3 Nis

Adres: SALT, Beyoğlu

Istanbul Yılları. 1919-1921 yılları arasında İstanbul’un neye benzediğini hiç merak ettiniz mi? O yıllarda Istanbul’da yaşamış Ukraynalı sanatçı Alexis Gritchenko’nun gözünden İstanbul sokaklarını, binalarını, şehirdeki insanları keşfedin.

Tarih: 7 Şub – 10 Mayıs

Adres: Mehser, Beyoğlu

Bir Zamanlar Toroslarda: Sagalassos. Sagalassos, Akdeniz’in en iyi korunmuş antik kentlerinden biri. Mamut kemiklerinden, Roma imparatoru Marcus Aurelius’un devasa heykellerine; gerçek tarihe ne kadar yakın olduğunuzu görünce şaşıracaksınız.

Tarih: 27 Kasım – 28 Mayıs

Adres: Yapı Kredi Kültür Merkezi, Beyoğlu

Yeni Bir Yer Deneyin

Foxy Karaköy’de Akşam Yemeği. Şef Maksut Aşkar ve Levon Bağış, senelerdir sadece yerel üzüm çeşitlerinin sunulduğu bir şarap barı açmayı hayal ediyorlarmış. Bu hayal çok yakın zamanda gerçekleşti! Maksut Aşkar’ın efsane menusu ve Levon Bağış’ın özellikli şarap seçkisini denemek için Foxy Karakoy’e!

Adres: Sub Karaköy, Beyoğlu

Pazar ve Pazartesi günleri kapalı

MSA’nın Restoranında Brunch. Açılışından bu yana MSA’nın Restoranı menüsünü defalarca yeniledi ve şuan bence her şeyin inanılmaz lezzetli olduğu bir zirveye ulaştılar! Brunch için gittiğimizde, en sevdiğim Cheddar’lı Sosis ve Trüflü Patates.

Adres: Sakıp Sabancı Müzesi, Emirgan

Gizli Kalmış Bir Lezzet

Day Day Pastanesi. Kapalıçarşı esnafı yemek için bir yer tavsiye ediyorsa gözüm kapalı güvenirim. Day Day Pastanesi, 1969’da kurulmuş bir pastane, o günden bu güne meşhur elmalı kurabiyeleri, çikolatalı eklerleri, ve daha bir çok lezzeti hiç bozmadan aynı şekilde üretiyorlar. Önünde sürekli sıra var; mutfaktan her çıkan hemen tükeniyor, hemen de yenisi geliyor. O yüzden mutlaka yolunuzu düşürün ve deneyin. Sabah erken giderseniz (10:00’a kadar) börek de yiyebilirsiniz.

Adres: Mollafenari, İskender Boğazı Sk. No: 18, Fatih

Pazar günleri kapalı

Alternatif Müze Gezin

Masumiyet Müzesi. Bildiğimiz büyük, yüksek tavanlı binaların içinde olan müzeleri unutun. Orhan Pamuk’un Masumiyet Müzesi romanında anlattığı aşk hikayesi ve karakterlerinin hayatındaki hayali nesneleri sergilediği, 19.yüzyıldan kalan bir evin içine kurulu büyüleyici bir Çukurcuma evi burası. Söylenenlere göre, Orhan Pamuk romanını yazarken en başından beri aklında müzesini yapma fikri varmış; o yüzden önce nesneleri toplamaya sonra yazmaya başlamış. Yani müze, kitap için her şeyin başladığı yer. Eğer kitabı okuyup ziyaret ederseniz, çok daha etkileyici oluyor.

Adres: Çukurcuma Caddesi, Dalgıç Çk. No: 2, Beyoğlu

Pazartesi günleri kapalı.

Yeni Bir Şehir Keşfedin!

Dört gözle bekledin bir seyahat var mı? “Nereye gitsek” ilhamına ihtiyaç duyanlara, İyi Madrid Rehberi‘ni öneririm, linki burda.

 

Stands the Test of Time: Pandeli Restaurant

We were trying to find our way through the cobblestone narrow streets of Eminonu, the old city on a cold and windy day. District is always crowded with people, so tight that if you don’t watch your steps you can end up in a completely different place than intended. Like different ocean currents; some go left, some go right and some just bear down on you.

goodcityguides mısır carsisi

That day was no different. Struggling to find our way, we somehow managed to climb the century old stairs of the Egyptian Bazaar. And then, I ate one of the best keskek of my life in Pandeli Restaurant!goodcityguides istanbul pandeli restaurant 1goodcityguides istanbul pandeli restaurant 1

Mosyo Pandeli first started being in food business with his kofte (meatball) truck at the backstreets of Egyptian Bazaar. Later on, he opened up his first small kofte restaurant which ended up re-locating numerous times – however he was always around the old city. These happened around 1910s.

In 1926, he opened up a restaurant in Arabacilar Street which marked his fame. He was like a maestro in and outside the kitchen, his regulars were famous local & global artists, politicians, writers. And there, he created almost century famous dishes: dolma with vegetables and chicken, sea bass wrapped in paper, eggplant & doner borek. And almond cookie.goodcityguides istanbul pandeli restaurant menügoodcityguides istanbul pandeli restaurant menü

Like all the great chefs, he was sui generis; at times yelling his staff or murmuring the guests, but always with a great spirit that everyone felt it was part of the show.

In 1955’s 6-7 September incidents, his restaurant was tared apart and Mosyo Pandeli was frustrated, thinking of quitting. All newspapers wrote about Pandeli, how much he would be missed and how Istanbul would be meaningless without him. So, Prime Minister of the time wanted to do something about it, and he convinced Governor of Istanbul to assign a new place for Pandeli’s restaurant. That’s how he moved and opened up his new restaurant at the second floor of Egyptian Bazaar.goodcityguides istanbul pandeli restaurant manzaragoodcityguides istanbul

Pandeli was closed for the last 2 years, but luckily there are still people who are willing to own the history and give back the value it deserves. Now, with its new owners, Pandeli is running again and you can find the same menu with the same exquisite atmosphere. There is nothing like watching Golden Horn from the small window of Egyptian Bazaar and dreaming of people who’ve been eating before you: Audrey Hepburn, Robert De Niro, John Malkovich…goodcityguides istanbul pandeli restaurant audrey hepburn

There is one story which I loved about Pandeli. Once he became very famous, he started having businessman as regular guests from all over the globe. One day, an American proposed him to open up a branch abroad. Pandeli asked “What about the ingredients, how will I find them?”, and American said “We’ll bring them with plane (from Turkey)“. And Pandeli said “Each day, I pick up my spices from the local bazaar, I work with my local butchers, I pick everything by hand. How I can I cook with ingredients shipped with plane? A beautiful rose can only raise from the soil she loves.“. And he refused the offer.

What a man!

If you eat at Pandeli, let me know!

Ozge

Zamana Karşı Duran Bir Hikaye: Pandeli Restaurant

Soğuk ve rüzgarlı bir gün, Eminönü’nün kaldırım taşı döşeli dar sokaklarında yolumuzu bulmaya çalışıyoruz. Burası her zaman insanlarla doludur, hatta o kadar kalabalıktır ki nereye gideceğini baştan bilmezsen kendini tamamen bambaşka bir yerde bulursun. Insanların yürüyüşleri okyanustaki akıntılara benziyor; aynı yönde ilerleyenlerin bazıları sola, bazıları sağa yürüyor; bazıları ise sadece üstüne üstüne geliyor.

O gün de farklı değildi. Pür dikkat yolumuzdan şaşmamaya çalışırken, Mısır Çarşısı’nın asırlık merdivenlerinden tırmanıp 2.kata çıkmayı başardık. Ve sonra… Sonra Pandeli Restaurant‘ta hayatımın en iyi keşkeklerinden birini yedim!

Mosyo Pandeli, ilk olarak Mısır Çarşısı’nın arka sokaklarındaki köfteci arabası ile hammallara köfte-ekmek satarak hayata atılıyor. Daha sonra, 1910’larda ufak bir köfte dükkanı açıyor ama sürekli yer değiştiriyor.

Pandeli’nin parmakla gösterilecek ve uzun süre kulaktan kulağa konuşulacak restaurantını açması 1926 yılında. Arabacılar Caddesi üstünde. Kendisi hem mutfakta hem de restaurantta adeta bir maestro gibi. Ünü kendisini aşıyor ve ünlü sanatçılar, politikacılar, yazarlar Pandeli’nin müdavimi oluyorlar. Mosyo Pandeli, o dükkanda mutfağa ilk defa giren ve hala şuan bile çoğu restaurantta servis edilen asırlık lezzetler yaratıyor: sebzeli ve piliçli dolma, kağıtta levrek, patlıcanlı dönerli börek. Ve bademli kurabiye!

Tüm büyük şefler gibi, o da nev-i şahsına münhasır biri; bazı günler çalışanlarını herkesin ortasında fırçalıyor bazen de misafirlerine söyleniyor. Ama hepsi restaurantın atmosferinin, samimiyetinin ve gerçekliğini bir parçası gibi. Kimse şikayet etmiyor.

Malesef 1955’teki 6-7 Eylül olayları sırasında Arabacılar Caddesi’ndeki restaurantı yağmalanıyor. Mosyo Pandeli o kadar üzülüyor ki, aşçılığı bırakmayı düşüyor. Bunu duyan gazeteciler “ah Pandeli, vah Pandeli, sensiz Istanbul neye benzer” diye manşetler atınca, dönemin başbakanı Adnan Menderes duruma el atıyor. Istanbul Valisi’ni arayıp, Pandeli’ye bir yer tesis etmesini istiyor ve o zaman vakıflara ait olan Mısır Çarşısı’nın 2.katına yerleşiyor Pandeli.

Pandeli son 2 yıldır turist azlığından dolayı kapalıydı, ama neyse ki hala tarihe sahip çıkan ve ona hak ettiği değeri geri verebilen insanlar var. Şimdi, yeni sahipleri ile Pandeli tekrar kapılarını açtı. Restorasyonu ve menüsü orjinaline sadık kalınarak yapılmış. Bahsettiğim tüm lezzetler yine menüsünde yerini almış.  Mısır Çarşısı’nın küçük ve demir pencerelerinden Haliç’i izlemek ve senden önce o atmosferde yemek yemiş insanları hayal etmek kadar muhteşem bir Istanbul deneyimi çok az bulunur. Kimler geçmiş Pandeli’den? Audrey Hepburn, Robert De Niro, John Malkovich… 

Bitirmeden, son olarak Pandeli hakkında sevdiğim bir hikayeden bahsetmek isterim. Pandeli ünlenince, dünyanın her tarafından nüfuz sahibi insanların ziyaret ettiği bir yer haline geliyor. Bir gün bir Amerikalı, Pandeli’ye ortaklık teklif ediyor. Pandeli soruyor “Malzemeleri nerden bulacağım?”, ve Amerikalı “Onları uçakla getireceğiz (Türkiye’den)” diyor. Ve Pandeli, “Ben her gün baharatlarımı almak için aşağıdaki pazara iniyorum, etimi kendi kasabımdan alıyorum, herşeyi ellerimle seçiyorum. Uçakla gelen sebzelerle nasıl yemek pişer? Güzel gül sevdiği toprakta biter.” diyor ve teklifi reddiyor.

Ne adam ama!

Pandeli’de yersen bana mutlaka yaz!

Özge

 

Looking for free activities in Istanbul? Here is your guide.

You’re in Istanbul and you’re on budget. Or you just want to hang around without spending so much money. Join the club! You know what they say, best things in life are free!

Treasure hunting in Ferikoy Flea Market

Goodcityguides istanbulGoodcityguides istanbul ferikoyGoodcityguides istanbul ferikoy 2Ferikoy Flea Market is the biggest flea market in the city. Its open to visitors since 2010, every Sunday. I wrote a detailed guide about Ferikoy Flea Market, link in here.

Take a look inside old apartments in Beyoglu

In 19th century, Beyoglu used to be a little Europe; hosting European embassies, palaces and its citizens. Some of the old apartments still keep the same atmosphere, and if you’re lucky – they keep the same design as well. Just look inside if you see an open door!

Goodcityguides istanbul beyoglu

Read a book or study in Salt Galata

Salt Galata is located on the Bankalar Street, Karakoy. It has a research gallery, suitable to host nearly 200 people, where you can spend hours in its quiet environment. I sometimes go there early in the morning to read my mails or simply to work online.Goodcityguides istanbul saltGoodcityguides istanbul salt 2

It used to be Ottoman Bank back in Ottoman times. Apart from using the research gallery, you can wander around its beautiful architecture. White walls, high ceilings, big wooden doors are just divine.

Dive into antiques in Cukurcuma

Goodcityguides istanbul cukurcumaCukurcuma is one my favorite neighborhood in Istanbul. And its famous with its numerous antique shops. Each one has unique items; books, records, lamps, funny items, etc. Find my Cukurcuma guide in here.

Watch Bosphorus in Rumelihisari

Goodcityguides istanbul rumelihisariSomething you can’t find in most of European cities: a coast line. On a sunny day, you can enjoy walking from Ortakoy to Emirgan. Trip will take around 45 minutes, but time flies by while watching ships and boats pass by. Most picturesque stops are in Rumelihisari, its less crowded with people and home to waterside mansions.

Climb to the terrace of Konak Cafe in Galata

Goodcityguides istanbul galataGoodcityguides istanbul galata 290 meters away from Galata Tower, you’ll find Konak Cafe. It has 2 floors; the first floor is full of of grandma style furniture that can be overwhelming. Just keep climbing!  Its terrace in the second floor has arguably one of the best Istanbul views. You can see full Bosphorus, a very close view of the old city Sultanahmet and Beyoğlu Ophthalmic Education & Research Hospital. They don’t complain if you just take a photo and leave; but you can order tea out of courtesy.

Bonus: Entry to Pera Museum is free on Fridays between 18:00-22:00, entry to Sabanci Museum is free on Wednesdays and Istanbul Modern is free on Thursdays!

Istanbul’da Cüzdanınıza Dokunmadan Yapabileceğiniz Aktiviteler

İstanbul’dasın ve kısıtlı bütçen var. Ya da sadece çok fazla para harcamadan takılmak istiyorsun. Kulübe katıl! Hem büyüklerimiz ne demiş, bu hayatta en iyi şeyler bedavaya sahip olduklarımız!

Feriköy Bit Pazarı’nda hazine avı

Feriköy Bit Pazarı, şehirdeki en büyük bit pazarı olarak geçiyor. 2010’dan beri her pazar ziyarete açık; ben çoğu zaman sadece dolaşmak için gidiyorum (aldıklarımın sayısı 5’i geçmez herhalde). Sen de gezmeye, ufkunu açmaya gidebilirsin. Feriköy Bit Pazarı ile ilgili detaylı bir rehber yazmıştım, linki burda.

Beyoglu’ndaki tarihi apartmanları gezin

19. yüzyılda Beyoğlu, Paris ve Londra esintileri taşıyan küçük bir Avrupa gibiydi. Konsolosluklar, Venedik Sarayı, Fransız Sarayı gibi saraylar ve Beyoğlu’na yerleşen Avrupalılar ile.. Hala bu dönemden kalan, orjinal atmosferinde apartmanlar var. Kapılarını açık bulursanız hemen içeri dalın!

Kitap okumaya veya çalışmaya Salt Galata’ya

Karaköy’deki Bankalar Caddesi’nde eski Osmanlı Bankası uzun bir süredir Salt Galata’ya ev sahipliği yapıyor. Sakin bir ortamda saatlerce vakit geçirebileceğin, yaklaşık 200 kişinin sığabileceği kadar büyük bir araştırma galerisi var. Ben bazen sabahları erken saatlerde maillerimi okumak ya da çalışmak için gidiyorum.

Araştırma galerisininin dışındaki diğer alanları da mimari olarak çok güzel. Beyaz duvarlar, yüksek tavanlar, büyük ahşap kapılar… Sadece dolaşmak için bile gidilir.

Çukurcuma’da antikalara dalın

Çukurcuma, İstanbul’daki en sevdiğim semtlerden biri. Bir hikayeye göre, Fatih Sultan Mehmet Istanbul’un fethi sırasında “Bugun Cuma’yı şu çukurda kılalım” demiş ve bölgenin adı Çukurcuma olmuş. Gerçekten de Cihangir ve Karaköy arasındaki çukurda kalıyor.

Ve bu semt sayısız antika dükkanı ile ünlü. Her birinin kendine özgü öğeleri var; kitap, kayıt, lamba, ilginç eşyalar gibi. Çukurcuma ile ilgili bir rehber yazmıştım, detaylar linkte.

Rumelihisarı’ndan boğazı izle

Avrupa şehirlerinin çoğunda ne yok? Uzun bir sahil şeridi. Güneşli bir günde, Ortaköy’den Emirgan’a yürüyerek gidebilirsin. Yolculuk yaklaşık 45 dakika sürecek; ancak gemileri, vapurları izlerken zaman hızla akıp geçiyor. Bana göre en fotoğrafik duraklar Rumelihisarı’nda! Kalabalık azaldıkça güzel yalıların sayısı artıyor.

Galata’daki Konak Cafe’nin terasına tırman

Galata Kulesi’ne 90 metre uzaklıkta Konak Cafe’yi bulacaksın. Birinci katındaki atmosferi biraz basık, büyükanne tarzı mobilyalar var (o sevimli vintage olanlardan değil). Merdivenleri çıkmaya devam edersen Istanbul’un belki de en güzel teraslarından biriyle karşılaşacaksın. Bu terastan boğazı bir uçtan diğerine görebilir, yakından Sultanahmet’i kesebilir ve Beyoğlu Oftalmik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin bahçesine kuşbakışı bakabilirsin. Ayrıca Galata Kulesi de uzansan tutabileceğin kadar yakın.

Terasa sadece manzarayı izlemek ve fotoğraf çekmek için çıkabilirsin; ama nezaketten bir çay sipariş etsen bence fena olmaz. Böylece daha uzun da oturmuş olursun.

Bonus eklemeler: Pera Müzesi’ni 18:00-22:00 saatleri arasında Cuma günleri, Sabancı Müzesi’ni Çarşamba günleri, İstanbul Modern’i ise Perşembe günleri giriş bedeli ödemeden gezebilirsin!

 

 

İstanbul’da Yeni Keşifler Ocak’17

Zaman çabuk geçiyor. Tarih atarken 2017 yazmaya henüz alışmamıştım ki, 1 ay geçmiş Şubat gelmiş. Yılın ilk ayında yaşadığımız şehri, sokakta yanımızdan geçen insanları çok sorguladık; gitmeyi düşünenler de oldu. Herşeye rağmen Istanbul’u sevmek için sebep çok. İşte aşağıda Ocak ayında keşfettiğim, kimileri yeni açılan kimileri ise benim için yeni olan 5 yer:

1- Pattis

Processed with VSCO with a5 preset

Nerede? Moda’da (biraz Kadıköy tarafında kalıyor).

Ne zaman gidilir? Cumartesi veya Pazar, her saatte gidebilirsin.

Neden gidilir? Kahvaltı günün en güzel öğünü! O zaman neden tüm gün kahvaltı yapmayasın ki? Pattis’te de oldukça kaliteli malzemelerle hazırlanan, hem göze hem de mideye hitap eden bir kahvaltı var. Öyle ki, favorim süt reçeli bile var!

2- Old Java Coffee Roasters

Nerede? Moda’da.

Ne zaman gidilir? Güzel bir kahvaltı sonrası arkadaşınla sohbete, veya sokağa bakan masasında laptopunu alıp çalışmaya.

Neden gidilir? Bembeyaz dekorunda huzur bulmaya, ışıklı haritasında hayallere dalmaya, nitelikli kahvesi ile kendini uyandırmaya.

3- Sanayi 313

Nerede? Maslak Oto Sanayi içinde.

Ne zaman gidilir? Eğer Maslak civarında çalışıyorsan öğle yemeğine, yoksa Cumartesi brunchına. Bu arada yakın zamanda Bebek’e küçük bir dükkan açıyorlar.

Neden gidilir? Klasik serpme kahvaltıdansa değişik değişik yumurtalı kahvaltı seviyorsan (mesela istiridye mantarlı & karamelize soğanlı veya mücverli), kahvaltıya saatler ayırmak tercihinse, hem yemek yiyip hem de içeride satılan tasarım objelerle ilham dolmak istiyorsan.

4- Melez Tea Lab

Nerede? Reşitpaşa’da.

Ne zaman gidilir? Yolunun durup dururken buraya düşmesi çok zor, “bugün Reşitpaşa’ya gideceğim” diye evden çıkman lazım. Çayımızın peşindeyiz.

Neden gidilir? Kahve gözümüzün bebeği ama çay da olmazsa olmaz. Melez Tea Lab, sana çeşit çeşit çayla birlikte çayı sevmen için deneyim sunuyor. İçerisi gerçekten de bir laboratuvar gibi. Musluklar, deney tüpleri ve mis çay kokuları. Benim favorim Matcha Latte oldu.

5- Cuma Cafe

Processed with VSCO with a5 preset

Nerede? Çukurcuma’da.

Ne zaman gidilir? Çukurcuma’yı çok severim. Masumiyet Müzesi’ni gezdikten sonra, Çukurcuma 49’da da güzel bir pizza yemeden önce yolunu Cuma Cafe’ye düşür.

Neden gidilir? Istanbul’un en güzel kahvesi değil. Ama ortamın dinginliği, otantikliği, eski sevdiğimiz Istanbul kokması sana iyi gelecek. En azından bana iyi geldi.

Daha fazla Istanbul keşfi için goodcityguides’ı Instagramdan (burdan) takip edip, #goodistanbulguide hashtag’ine bakmayı unutma 🙂

Bu yazıyı sevdiysen, Çukurcuma’da Instawalk yazsını da sevebilirsin!