Istanbul’s New Breakfast Scene

Best meal of the day: Breakfast!

Most of the Turkish folks give the same answer when best meal of the day is asked. You get all varieties of cheese, charcuterie, “kaymak & honey”, jams, bread, “simit” and even small meze’s in the breakfast – and the whole is capable of giving you a full stomach for a full day. For me, this version is best prepared at home, sharing with your family / friends without the hassle of outside.

If you’re coming to Istanbul for a visit, you should add having a REALLY traditional breakfast experience to your to-do list; because it’s one of a kind. However in this list, I’ll talk about “the new breakfast scene”; which is popular among youngsters & adventurous taste seekers.

We can even call it a 3rd wave breakfast meal. Here are the places I keep going back when I want a feast in my taste buds.

MSA’s Restaurant

MSA is one of the most credited culinary academy in Turkey. Nearly a year ago, they opened up a restaurant in Sakip Sabanci Museum, where their students and instructors are running both the kitchen & service. The restaurant is like a test academy for students, but certainly, food is not part of the test.

If you’re lucky, you can stumble upon live Jazz sessions for brunch, follow news from here.

img_0204

Petra Coffee HQ

The day after Petra Coffee launched Petra Kitchen in its headquarter (in Gayrettepe), they were the talk of the town. Its apparent that the menu is very well designed; all dishes resemble a top-notch quality & taste. It’s nowhere below vs European benchmarks; like Little Collins in Amsterdam, Friends of Ours in London or Hardware Société in Paris.

Needless to say, you should try their coffee as well.  Etiyopya Hunkte is my favorite. Buy it here to brew at home.

Naan Bakeshop

Naan is a small & artisan bakery in Moda; where bread is the king. Its freshly made everyday in the shop; smell of it is not easy to miss. I recommend to visit Naan for breakfast for the perfect combination of eggs & delicious bread. Avocado Bagel, Eggs Benedict, French Toast are my favorites!

958c6ac3-257e-4a83-9c42-3ed78df9e2b4932e82e0-75a1-481c-909c-e7060b5c80d6

Apartıman

For Apartıman, sourcing good & fresh ingredients are extremely important, and this passion has been reflected to their menu. Dairy products sourced from Kırklareli (a city close to Bulgaria border), and Apartıman makes its own cheese, ice-cream, yogurt using those fresh ingredients. I love their menu as a whole, stop here for breakfast, lunch or dinner!

69a67c3d-c86b-4195-81ba-2d4568fc07e6

Aheste Pera

Charming, cosy restaurant in the historical Pera district. The location & atmosphere of the place makes you feel like you’ve just discovered a hidden corner in Istanbul. Their menu is a mix of Turkish cuisine & Middle Eastern cuisine. Do try their “Breakfast Salad”, “Chard Cilbir” (as in my photo), “Spicy Sujuk Bruschetta”. Reserve online from here.

aa81e4c8-f9c9-419d-b905-7c24911b4f54

Map of all there spots are below.

Enjoy & Bon appétit!

Londra’da Avustralya stili kahvaltı

Benim gibi iflah olmaz bir sabah insanıysan, kahvaltı günün en güzel öğünü hatta günün en güzel anıdır. Gece uyurken ertesi sabahın kahvaltısını hayal eder, günün her saatinde kahvaltı ile beslenebilirim!

Kahvaltıda Avustralya stili kahvaltıyı sevdiğimi 2 sene önce keşfettim. Nedir? Organik, sağlıklı, sebze/meyve bazlı kahvaltı. Nasıl? Fazla efor gösterilmeden lezzetli, gelişi güzel hazırlansa da iştah açıcı.  Londra, bu stili sevenler içinse bir cennet (diğer çoğu şeyde olduğu gibi..) İşte benim bayıla bayıla yediğim, önlerinde hiç üşenmeden sıra beklediğim 3 kahvaltıcı:

  1. Granger & Co

Hikayesi? Granger & Co Avustralyalı restaurantçı ve yemek yazarı Bill Granger’ın yeri. Kendisinin yemeğe yaklaşımı güneşli ve dingin – tıpkı yaz gibi!

Ne yemelisin? Kahvaltı olarak ismiyle gönlümüzü kazanan “Fresh Aussie”. Sonrasında da tatlı niyetine içi ricotta peyniri ile doldurulmuş hotcakes, üzerine muz ve bal ile efsane! Menünün geri kalanını da senin için buldum, buraya tıklayarak erişebilirsin!

Rezervasyon gerekiyor mu? Evet

  1. The Breakfast Club

Hikayesi? Burası bir aile işletmesi. Ama öyle seninki benimki gibi değil, biraz çılgın. Her açtıkları The Breakfast Club farklı konseptte, işlettikleri barların isminin hepsi birbirinden farklı. Çalışanlarına “Four Weddings and a Funeral” filmini haftada en az 1 kez zorla izlettiriyorlar? Her shift öncesi “Walking on Sunshine” şarkısını söylüyorlar. Yağmur ormanlarını kurtarmak için bağışta bulunuyorlar.

Ne yemelisin? Tütsülenmiş somon ve çırpılmış yumurta. Tabiki yanında avokado extrası ile. Yine menüye gitmeden çalışacaksan, burdan bak.

Rezervasyon gerekiyor mu? Hayır, sırada bekleyeceksin. Ama değiyor.

  1. Friends of Ours

Hikayesi? Londra’nın yükselen mahallelerinden Shoreditch’te. 2 sahibi var (Anthony Dyer ve Man Wong), 10 sene önce Londra’da tanışıyorlar. Sonra Anthony Melbourne, Oz ve Yeni Zelanda’daki brunch kültürlerini keşfe çıkıyor. Dönünce de Friends of Ours’ı açıyorlar. Hepimize ilham veriyorlar.

Ne yemelisin? Vegie Hash. Menünün devamı da burda.

Rezervasyon gerekiyor mu? Hayır, sıra da yok. İçerdeki herkes çok rahat.