A Carnivore’s Dream: Casa Julián

Warning! This story contains lots of content about meat; you might want to switch to my other guides if you’re vegan or vegetarian.

My biggest dream is to take a break from work for 2 months and wander around Spain with car; going from one town to another. Why? I really love the country, the language and the people. And I know Spain is more than just Barcelona and Madrid.

If you’re following the blog for some time, you’ll know by now Uzcan’s super power: He is a master when it comes to finding really good and authentic restaurants, which have lots of history. This time, he found one in Tolosa, at a 45 minute drive from San Sebastián.

In a poorly lit, cellar like basement, Casa Julián is serving meat since 1954. The meal starts with their special “piquillo” peppers, they arrive to the table while still sizzling on a white plate. The look is not very appetizing, but taste is so delicious! Then, you’ll have some seasonal side dishes. Within those, if you’re lucky enough to catch the white asparagus season – please order those.

You’ll reach the climax when meat is served. If you’re wandering how they’re grilling, watch its video at Uzcan’s food blog, here.

The meal ends with burnt cheesecake, which I forgot to capture on camera since I was busy eating it. Accompanied by a glass of sweet vine.

A single bite to any of the above is enough to plan your trip to Tolosa.

Bon Appétit!

Bir Etoburun Hayali: Casa Julian

Uyarı! Bu hikayede et hakkında konuşuyoruz; vegan veya vejeteryansanız diğer rehberlerime geçmek isteyebilirsiniz.

En büyük hayalim işe 2 ay ara verip İspanya’da köy köy, kasaba kasaba tekrar dolaşmak. Çünkü İspanya Barcelona ve Madrid’den ibaret değil (iki şehri de çok sevsem de), her bölgenin hikayesi, dili, insanı farklı. O yüzden birazdan okuyacağınız keşiften çok etkilendim!

Rehberleri bir süredir takip ediyorsanız, şimdiye dek Uzcan’ın süper gücünü öğrenmiş olmalısınız: Geçmişine sadık kalan, iyi ve otantik restoranlar bulma konusunda kendisi ustadır. Bu sefer bulduğu yer, San Sebastián’a arabayla 45 dakikalık mesafede Tolosa şehrindeydi.

Loş ışıkların altında, bodrum katında bir mahzende, 1954’ten beri et servisi yapan bir restoran: Casa Julian.

Yemek, özel “piquillo” biberleriyle başlıyor, biberler sofraya geldiginde beyaz tabakta hala cızırdıyorlar ve nefes alıp verir gibi kabarcıklar çıkarıyorlar. Tadı inanılmaz lezzetli! Daha sonra sıcak başlangıçlara geçiyorsunuz. Eğer beyaz kuşkonmaz mevsiminde geldiyseniz şanslısınız, mutlaka sipariş edin.

Yemeğin doruk noktası ise tabiki etin servis edildiği an. Eti full tuz ile kaplayıp, yatay bir ızgarada ateşin üstüde ağır ağır pişiriyor et ustası. Kendisi 2.kuşak, Casa Julian’ın torunu. Nasıl pişirildiğini merak ederseniz, Uzcan’ın yemek blogunda videosunu izleyebilirsiniz – linki buraya ekledim.

Yemek, yanık cheesecake ile son buluyor. Fotoğrafını çekememişim bir an önce tadına bakmak istediğim için. Yanında da tatlı şarap.

Tolosa’ya seyahatinizi planlamak için yukarıdakilerden herhangi birinden tek bir ısırık almak yeterli.

Afiyet olsun!

The secret of San Sebastian Cheesecake at La Viña

“Can you please cut from the middle?” we asked to the waitress at La Viña when he was plating us the famous San Sebastian Cheesecake. The cheesecake, which looks burnt from the top, surrounded by the parchment paper is hiding an incredibly soft custard cream in the middle. And that part is where the magic happens.

The first time we’ve been to San Sebastian was 3 years ago, for our honeymoon. The city is one of the gastronomic heavens on earth and seemed suitable for two food lovers to enjoy post wedding exhaustion. After weeks of extensive research on where to eat and what to eat; we have put La Viña on the list to try their burnt cheesecake.

When I eat something really good for the first time, at the very first bite my eyes fill with tears. I’ll be honest; that’s not what has happened at La Viña, BUT there was something addictive about it.

We’ve planned our second visit to San Sebastian for June 2019. Of course, I was not remembering the taste of the cheesecake from our previous visit; since in the land of perfect pintxos, cheesecake was not my first priority. So this time, we decided to eat it mindfully to understand what ingredients they might be using. And to compare it with B Blok Bakery, which is our favorite among all San Sebastian Cheesecake alternatives in Istanbul.

[By the way, I must say – if you’re not living in Istanbul – you’d be surprised to see this cheesecake almost at every cafe. Some serve it in the original way and others serve by putting chocolate sauce and some topping on.  Its so popular that one chef is suing another for using the same name in the menu!]

Let me describe you exactly how it tastes like after my second trial. Rounds of the slice is rough like cake; and in the middle you can clearly get the strong creamy cheese taste. For me, top layer of the cheesecake is where the magic happens. It tastes like salted caramel and burned butter.

As simple is always better, this cheesecake has only 5 ingredients: Salt, sugar, cheese, eggs and heavy cream. I’ve been down the internet rabbit hole to find out which cream is used in the original version and I FOUND IT! Gabriella Ranelli, who is running Tenedor Tours in San Sebastian and a friend of La Viña’s chef Santiago Rivera claims that Santiago uses San Millan. It is a popular cream cheese in Spain, close to Philadephia cheese but saltier.

And now, you know the secret. Will you try at home?

Follow me on instagram for more!

Ozge

La Vina’daki San Sebastian Cheesecake’in Sırrı

La Viña’daki garsona, bize ünlü San Sebastian Cheesecake’lerini servis ederken sorduğumuz ilk soru: “Tam ortasını da alabilir miyiz lütfen?”. Parşömen kağıdı ile çevrili, tepeden yanık görünen bu cheesecake tekerinin en ortası akışkan ve yumuşak oluyor. Ve garsona özellikle söylemezseniz, diliminizi servis ederken bu yumuşak kısım tabağınıza denk gelmeyebilir.

Uzcan’la San Sebastian’a ilk defa balayımızda gittik, 3 sene önce. Dünyadaki gastronomi cennetlerinden biri olan bu şehir tam bizlik. Gitmeden önceki haftalarda nerede ne yenileceğine dair kapsamlı araştırmalar yaptık ve listemize yanık cheesecake’i denemek için La Viña’yı koyduk.

Gerçekten iyi bir şeyi ilk kez yediğimde ilk ısırıkta gözlerim yaşla doluyor (misal Gaziantep’te Zeki Inal’ın şöbiyeti). Dürüst olmam gerekirse; La Viña’da yediğimde gözlerim dolmadı ama bu cheesecake’te bağımlılık yaratan birşey vardı.

San Sebastian’a ikinci seyahatimizi Haziran 2019’da yapmaya karar verdik. Tabii ki, önceki ziyaretimizden cheesecake’in tadını tam hatırlamıyordum; San Sebastian pintxos’ları ile ünlü bir şehir olduğu için cheesecake ilk önceliğiniz olmuyor. O yüzden bu sefer hangi malzemeleri kullandıklarını anlamak için dikkatle yemeye karar verdik. Ve İstanbul’da denediğimiz tüm San Sebastian Cheesecake reçetleri arasında en sevdiğimiz B Blok Bakery ile karşılaştırmak istedik.

[Bu arada – eğer İstanbul’da yaşamıyorsanız – bilin ki şuan hemen hemen her kafede bu cheesecake’i bulabilirsiniz. Bazıları orjinal şekilde, bazıları ise çikolata sosu koyup servis ediyor. O kadar popüler ki, aynı ismi kullanarak servis eden mekanlar birbirini dava etmişler!]

İkinci San Sebastian seyahatimizden sonra artık bu tadı tanımlayabilirim! Cheesecake tekerinden kesilen bir dilimin dış kenarları fırında pişmiş suflenin sertliğinde oluyor. Ortasından ise güçlü, biraz tuzlu ve kremamsı bir peynir tadı alıyorsunuz. Benim için en lezzetli yeri ortası olduğu kadar yanık üst kısmı. Peynirin içindeki süt yüksek sıcaklıkta karamelize olduğu için, tuzlu karamel ve yanmış tereyağı arasında bir tat alıyorum. Bir de yumurta kokmuyor! Istanbul’da denediklerimde beni en çok rahatsız eden yumurta kokusu…

İyi olan herşeyde olduğu gibi, çok sade bir malzeme listesi var: Tuz, şeker, krem peynir, yumurta ve krema. Orijinal reçetede hangi peynirin kullanıldığını bulmaya baya taktım ve Google’da saatler süren araştırma sonunda BULDUM! San Sebastian’da Tenedor Tours’un sahibi ve La Viña’nın şefi Santiago Rivera‘nın bir arkadaşı olan Gabriella Ranelli, Santiago’nun San Millan krem peyniri kullandığını söylemiş. Hatta reçetenin gizli olmadığını ve Santiago’ya sorarsanız kendisinin de söyleyeceğini söylüyor. Bu peynir İspanya’nın popüler bir krem peyniri, Amerikalıların Philadephia peyniri gibi ama daha tuzlu.

Şimdi cheesecake’in sırrını sen de öğrendin, evde denemeye var mısın?

Özge

 

 

 

 

En gastronomik balıkçı kasabası

Sahil kasabası denince insanın aklına kartpostallık İtalya’nın meşhur Cinque Terre bölgesi, veya masmavi deniziyle Yunan kıyıları geliyor. Ama bizim kalbimizi Ispanya’nın kuzeyindeki Getaria çaldı. Öyle ki, 5 günlük gezimizde 2 kez gittik!

Adını şuan çok az kişinin bildiği bu gastronomi cennetini rotana eklersen bir iyi bir kötü haberim var. İyi haber (eğer yemeyi seviyorsan) kendinden geçeceksin. Kötü haber, bir ömür başka yerde yediğin deniz mahsülüne “Ama Getaria’daki bambaşkaydı” diyeceksin.

 

Getaria’da ne var?

  1. Kalkan! Suyuna ekmek banacağın, kaşık kaşık yiyeceğin cinsten. Denizden toplanıyor, önce mühürleniyor. Sonra içi yarılıp kılçıkları çıkarılıyor. Tam ortasına zeytinyağı boca edilip tekrar kapatılıyor ve kömür ızgaranın üstünde yavaş yavaş pişiyor.
  2. Kalkanla birlikte başka deniz mahsüllerine de bakayım dersen, Kaia Kaipe veya Elkano‘yu öneririm. Buralarda yerken, mutlaka bölgenin şarabını iste: Txakoli (Çakoli diye okunuyor)
  3. Nagusia Kalea caddesinde yanyana şarkuteriler var, mutlaka zeytinyağı ve ançüez al.
  4. 15.yüzyılda yapılmış gotik kilise San Salvador’u gez.İçine girdiğinde yerin eğimli olduğunu farkedeceksin, sebebi kilisenin dağın içine yapılmış olması.
  5. Buraya gelirken yanına mayonu/şortunu almayı unutma. Gaztetape Beach’te hiç para vermeden güneşlenip, denize girip,  Atlantik’in serin sularına kendini atabilirsin.

Bonus track: Moda’nın devlerinden Balenciaga Getaria’da doğmuş. Burda bir terzinin yanında çalışırken, potansiyelini farkeden patronu onu Madrid’e yolluyor ve eğitim almasını sağlıyor. Sonrasında da kendisine yürü ya kulum deniyor. Biz gittiğimizde kapalıydı ama modaya ilginiz varsa, müzesini gezebilirsiniz. Gitmeden burdan programa mutlaka bakın!

Son olarak, konaklamada Getaria’yı tercih etmem, San Sebastian’da kalıp 45 dakikalık bir araba yolculuğu ile gidip gelebilirsin.

 

San Sebastian’da yapman gereken 10 şey

Metrekare başına en çok Michelin yıldızlı restaurant düşen, zamanın aristokratlarının tatil şehri San Sebastian’a gidince yapman gereken 10 şey aşağıda!

  1. Sabah kahvesinin dumanı şehrin ilk ve tek 3.dalga kahvecisi Sakona‘da tutuyor.
  2. 1912’de açılmış Hotel Maria Cristina şehrin merkezi. İçerisinde tura çıkıp Woody Allen’in, Elizabeth Taylor’in izlerini takip et.
  3. Hiç üşenme, araba kiralayıp 30 dak mesafedeki balıkçı kasabası Getaria’ya git. Suyuna ekmek banacağın kalkan seni Kaia Kaipe‘de bekliyor.
  4. Basklar tapasa pintxo der. Sana ançüezi sevdirecek pintxo bari Txepetxa eski şehirde.
  5. Lokaller pazar gunu kilise ziyareti sonrasi ailecek La Cuchara de San Telmo‘da. Günün menüsündeki herşey şahane.
  6. Gandarias‘ta et, Bar Nestor‘da Ispanyol omleti, Ganbara‘da kruvasanlı pintxos yemeden dönersen ayıp olur.
  7. Ucsuz bucaksiz La Concha ve Zurriola plajlarında piknik yapmak, sörf yapanları hayranlıkla izlemek serbest.
  8. Bir de sörf tahtasından harika ev dekoru olur, en güzelleri Pukas Surf‘te.
  9. Gece gezmesinde cin tonikten başkasını içmem dersen La Gintoneria‘da tam 100 çeşit cin var.
  10. Gurme şehrinde vejeteryansan hiç üzülme, Kafe Botanika tam sana göre.
Bu da bonus: San Sebastian 2016 Avrupa Kültür Başkenti. Gitmeden önce ajandasına burdan bakarsan, cillop festivallere denk gelebilirsin.