Joan Miro’nun Mallorca Stüdyosu

Bu hikayemiz, en sevdiğim sanatçılardan biri Joan Miró‘nun Mallorca, İspanya’daki Evi/Stüdyosu/Müzesi. Miró, 1893 Barselona doğumlu, Katalan, Sürrealit bir sanatçı. Barselona’ya gittiysen, mutlaka şehrin etrafında eserlerini görmüş hatta müzesini bile ziyaret etmiş olabilirsin. Barselona doğumlu olsa da, Miró en güzel ve en verimli yıllarını İspanyol şehri Mallorca’da geçirmiş.

Tüm sanat hayatı boyunca, serbestçe eserlerini yapabileceği, “herşeyin mümkün olduğu” büyük bir stüdyo hayali kuruyor. 1938 yılında, 45 yaşındayken Paris’te yaşıyor ve orada başka bir Katalan sanatçı, mimar Josep Lluís Sert ile tanışıyor. Hayalini Sert’e anlatıyor, o esnada Mallorca’dan arazi satın alıyor ve stüdyoyu projelendirmeye başlıyorlar. Tek sorun, Sert ülkesinden sürgünde, o yüzden süreç “biraz” uzun sürüyor ve Sert sadece 1 kez özel izinle İspanya sınırlarına girip inşaatı kontrol edebiliyor. Sonunda, 60 yaşındayken Miró stüdyosuna taşınabiliyor. Ve ömründe yaptığı eserlerin 3’te 1’ini burada yapıyor. 

Peki neden gidelim? 2018 yılında stüdyo renove edildi; detaylı analizler ve araştırmalar ile stüdyo Miró’nun en son bıraktığı hale getirildi. Yerdeki fırça izleri, komidindeki tenis şapkası, boş bir Cava şişesi, ilham aldığı objeleri,… Miró’yu yaşamak, o atmosferi solumak “gitmek istediğim yerler” listesine en yukarıdan girdi! Şuan İspanya’da olsak, gezebilirdik; o yüzden geleceğe bilet almak istersen (9€) linkten rezervasyon yapabilirsin 🎫

Fundacion Joan Miro
Nytimes
Buro 24/7

Good Madrid Guide

Madrid is one of those cities that can convince you within a weekend, that you should probably move there. After recession years in Spain, creative young brains in Madrid found ways to rise up from the downturn and opened up brilliant design shops, cafes, restaurants and more. There is so much to do, so much to see and so much to fill up your belly. In this list, you’ll find some of those.

https://www.instagram.com/p/BegBMFoDVxV/?utm_source=ig_web_copy_link

For Breakfast

Federal Café. If you’ve seen my Barcelona guides, you’ll see Federal pops up almost all times. Madrid branch has cloned its original Barcelona location to bring free-range eggs, delicious breakfast and strong coffee to the city. Address: 9 Plaza de las Comendadoras.

https://www.instagram.com/p/BdmZ0zpDXOC/?utm_source=ig_web_copy_link

Hermanas Acre. Founded by 2 sisters, they serve healthy small bites and breakfast all day long. What I also loved was their luminous interior and beautiful plates. Address: 6 Calle Marqués de Monasterio

https://www.instagram.com/p/Bxeq1YKi2nK/

Adorado Bar. At the hip Lavapiés neihgbourhood, Adorado Cafe transforms the concept of brunch in Madrid into a specious and homely place where comfort prevails. Opened by two gastronomy lovers from Argentina. Address: 22 Calle del Mesón de Paredes

For Coffee

Toma Café. I especially like their place in Malasana neighborhood, since high ceilings and rustic interior makes it easy to enjoy your espresso to the fullest. Address: 49 Calle de la Palma

Faraday. A must visit for music lovers, who can drink their espresso with good music and buy the original vinyl on their way out. Because Faraday is not only a coffee shop; its a hybrid store with books, artisan jewelry and vintage furniture. Address: 9 Calle de San Lucas

https://www.instagram.com/p/B4cRLEwobFo/

Café Comercial. A 128 years old cafe, restored recently and brought back to its glamorous days. Try chocolate with churros. Address: 7 Glorieta de Bilbao

Hola Coffee. For some, they serve the best coffee in Madrid. Two owners, Nolo Botano and Pablo Caballero buy their beans from small producers around the world and roast it in the house. Address: 33 Calle del Dr. Fourquet

To Eat

Sala de Despiece. A meat oasis. You enter through a refrigerator handle as a door knob to a pure white space. The menu is extraordinary, each dish is very well thought, like you’ll expect from a fine-dining restaurant. Address: 11 Calle de Ponzano.

https://www.instagram.com/p/BhE_nckFbGJ/

When in Spain, my absolute favorite time is Vermouth Time! Traditionally, Spanish people used to drink vermouth before lunch as an appetizer with some tapas; but now its enjoyed any time during the day. In Madrid, I encourage you to make a tapas crawl at Sylkar (for spanish omelette), Fide, El Doble and La Sastreria. They are all on the same street, Calle de Sta Engracia.

Another local’s favourite is Bodega de la Ardosa. It’s wood paneled bar, old photos, barrels, and towering shelves of liquor bottles look as if they haven’t changed in 127 years. Their “tortilla de patatas” (spanish omelette) is delicious, soft and moist. Address: 13 Calle de Colon.

https://www.instagram.com/p/B8OYNQvHITa/?utm_source=ig_web_copy_link

Lastly, La Castela. Our absolute favorite! A true hidden gem.

https://www.instagram.com/p/BBI2rX1SzHY/?igshid=1jdo5so3w1t4n

For Drinks

Salmon Guru. Inspired by a club in New York from 60’s, Salmon Guru is listed in “50 Best Bars in the World. Address: 21 Calle de Echegaray

https://www.instagram.com/p/B5IwNoFIULi/?utm_source=ig_web_copy_link

Bar Cock. One of the Madrid’s oldest bars since 1921; with its cosy aurora, its a perfect place to sit an have conversation. Address: 16 Calle de la Reina

Macera Taller Bar. With the traditional technique called maceration, this authentic bar make their own brand of craft alcohol with a variety of flavors from herbs to fruits to spices. Address: 21 Calle de San Mateo

1862 Dry Bar. Mint Julep, Gin Fizz and Martinez are among favorites. Address: 27 Calle del Pez

https://www.instagram.com/p/B6lQ8AulevK/?utm_source=ig_web_copy_link

Kike Keller. In day, Kike Keller is a design shop with unique items and at the night it turns to be a hidden bar. If you’re in the neighborhood, make sure to stop by. Address: 17 Corredera baja de San Pablo

For Shopping

You’ll be amazed to find so many designer and concept shops in Madrid. If you’re looking to buy one-of-a-kind items, make sure to visit: Do Design, Kike Keller, Fantastic Company Flagship Store, La Eriza, El Moderno Concept Store, Loop Vintage and Vintalogy. 

https://www.instagram.com/p/BlaIATWhp7A/?utm_source=ig_web_copy_link

El Rasto Market. Most popular flea market in Spain, open every Sunday.

To Stay

7 Islas Hotel. Remember I told you about Kike Keller? They designed 7 Islas Hotel with their fashionable furniture with a distinct personality. Book here

https://www.instagram.com/p/ByhSMooCiVd/?utm_source=ig_web_copy_link

Soho Boutique House. Located at the heart of Madrid, very close to Gran Via. Everywhere is in walking distance. You’ll love the clean and minimalist look in rooms. Book here

İyi Madrid Rehberi

“Bir gün mutlaka Madrid’de yaşayacağım” demek için Madrid’de uzun bir haftasonu geçirmek yetiyor. İspanya’daki ekonomik kriz ve durgunluk yıllarından sonra, Madrid’deki yaratıcı genç beyinler krizden kalkmanın yollarını buldu ve şahane tasarım mağazaları, kafeler, restoranlar açtılar. Ve Madrid ekonomisini de canlandırdılar. Madrid’de yapılacak, görülecek; üstelik gastronomi anlamında da o kadar seçenek var ki insanın başı dönüyor.

Kahvaltı/Brunch

Federal Cafe. Barselona rehberlerimi okuduysanız, Federal Cafe’yi mutlaka duymuşsunuzdur. Madrid şubesi şehre organik lezzetler, iyi kahvaltı ve lezzetli kahve seçeneklerini getirmek için orijinal Barselona headquerter’ını klonlamış. Adres: 9 Plaza de las Comendadoras.

Hermanas Acre. 2 kız kardeş tarafından kurulan, gün boyunca sağlıklı tabaklar  ve kahvaltı servis eden güzel bir cafe. Servis ettikleri lezzetler kadar, aydınlık iç dekorunda vakit geçirmesi çok keyifli. Adres: 6 Calle Marqués de Monasterio

Adorado Bar. Adorado Cafe, Lavapiés semtinde, Madrid’deki brunch konseptini konforun hakim olduğu ferah bir ortama dönüştürüyor. Arjantinli iki gastronomi aşığı tarafından açılmış, menüsü baya lezzetli. Adres: 22 Calle del Mesón de Paredes

Kahve

Toma Cafe. Madrid’deki çoğu mekanın kahvesi Toma’dan gidiyor; Berlin’deki Five Elephant veya Istanbul’daki Petra gibi. Toma Cafe’nin iki şubesi var Madrid’de; bence Malasana mahallesindeki yerlerini ziyaret edin; yüksek tavanları, rustik iç mekanı ile espressonuzun tadını sonuna kadar çıkarın. Adres: 49 Calle de la Palma

Faraday. İyi müzik seviyorum diyorsanız, dükkanda çaldıkları plağı da satın alıp çıkabileceğiniz hybrid bir kahve dükkanı / mağaza Faraday. Sadece plak değil; kitap, el yapımı takı ve vintage mobilya alışverişi de yapabilirsiniz. Adres: 9 Calle de San Lucas

Café Comercial. 128 yıllık tarihi bir kafe; 3 sene önce restore edilmiş ve göz alıcı günlerine geri dönmüş. Mutlaka çikolata ve churros deneyin. Adres: 7 Glorieta de Bilbao

Hola Coffee. Bazıları için Madrid’deki en iyi kahveyi Hola Coffe servis ediyor. Sahipleri Nolo Botano ve Pablo Caballero, kahve çekirdeklerini dünyadaki küçük üreticilerden satın alıp dükkanda kavuruyor. Adres: 33 Calle del Dr. Fourquet

Yemek

Sala de Despiece. Gerçekten farklı bir restoran Sala de Despiece. Dekorasyonu bir buzdolabı gibi, buzdolabı kapısını açarak içeri giriyorsunuz; bembeyaz bir ortamda spot ışıklarının altında kasap kıyafeti giymiş bir ekibin servisinde yemek yiyorsunuz. Böyle dedimse de soğuk bir ortam beklemeyin! Menü olağanüstü, her yemek çok iyi düşünülmüş, sanki fine-dine bir restoran gibi. Adres: 11 Calle de Ponzano.

İspanya’dayken en sevdiğim saat Vermut Saati! Geleneksel olarak, İspanyollar öğle yemeğinden önce iştahlarını açmak için ufak tapaslar ile vermut içerlermiş; ama şimdi gün boyunca herhangi bir saatte vermut içip tapas hüpletebilirsiniz. Madrid’de Sylkar (İspanyol omleti için), Fide, El Doble ve La Sastreria‘da bir tapas turu yapmanızı öneririm. Eşlikçisi de tabiki vermut (ya da bira). Hepsi aynı sokakta, Calle de Sta Engracia‘da.

Lokallerin bir başka favorisi de Bodega de la Ardosa. Ahşap panelli barı, eski fotoğrafları, varilleri ve likör şişelerinin arasında yükselen rafları 127 yıldır hiç değişmemiş gibi görünüyor. Özellikle İspanyol omlet’leri meşhur, soğanlı ve içi sulu. Adres: 13 Calle de Colon.

Akşam İçkisi

Somon Guru. New York’ta 1960’lardan bir kulüpten esinlenen Salmon Guru, “Dünya’nın En İyi 50 Barı”nda listeli. Kokteyllerini enteresan bardaklarda servis ediyorlar, tam fotoğraflık! Adres: 21 Calle de Echegaray

Bar Cock. 1921’den beri açık olan Bar Cock, Madrid’in en eski barlarından biri. Rahat bir yer, çok sesli olmayan bir müzik yayını var. Hem bir şeyler içelim hem de muhabbet edelim derseniz tercih edebilirsiniz. Adres: 16 Calle de la Reina

Macera Taller Bar. Bu otantik bar, otlardan meyvelere ve baharatlara kadar çeşitli aromalarla kendi artizan alkollerini yapıyor. Üstelik fiyatları da çok uygun. Barcelona’da da şubeleri var. Adres: 21 Calle de San Mateo

1862 Dry Bar. Mint Julep, Gin Fizz ve Martinez favoriler arasında. Adres: 27 Calle del Pez

Kike Keller. Sabahları, Kike Keller benzersiz objeler satan bir tasarım mağazası; saat 22:00’den sonra ise gizli bir bara dönüşüyor. Civardaysanız mutlaka uğrayın. Adres: 17 Corredera baja de San Pablo

Tasarım Dükkanları

Madrid’de bu kadar çok tasarımcı ve konsept mağaza bulduğunuza şaşıracaksınız. Bunlar favorilerim ama mutlaka Malasana ve Chueca’da gezerken sizin de gözünüze çarpan yerler olur: Do Design, Kike Keller, Fantastic Company, La Eriza, El Moderno, Loop Vintage ve Vintalogy.

El Rasto Pazarı. İspanya’nın en popüler bit pazarı, her pazar açık.

Otel

7 Islas Hotel. Kike Keller’in tasarımını yaptığı “keşke benim evim de böyle olsa!” diyebileceğiniz çok şık bir butik otel. Rezervasyon için buraya.

Soho Boutique House. Madrid’in kalbinde, Gran Via çok yakın. Her yer yürüme mesafesinde. Odalar temiz ve minimalist. Rezervasyon için buraya.

A Carnivore’s Dream: Casa Julián

Warning! This story contains lots of content about meat; you might want to switch to my other guides if you’re vegan or vegetarian.

My biggest dream is to take a break from work for 2 months and wander around Spain with car; going from one town to another. Why? I really love the country, the language and the people. And I know Spain is more than just Barcelona and Madrid.

If you’re following the blog for some time, you’ll know by now Uzcan’s super power: He is a master when it comes to finding really good and authentic restaurants, which have lots of history. This time, he found one in Tolosa, at a 45 minute drive from San Sebastián.

In a poorly lit, cellar like basement, Casa Julián is serving meat since 1954. The meal starts with their special “piquillo” peppers, they arrive to the table while still sizzling on a white plate. The look is not very appetizing, but taste is so delicious! Then, you’ll have some seasonal side dishes. Within those, if you’re lucky enough to catch the white asparagus season – please order those.

You’ll reach the climax when meat is served. If you’re wandering how they’re grilling, watch its video at Uzcan’s food blog, here.

The meal ends with burnt cheesecake, which I forgot to capture on camera since I was busy eating it. Accompanied by a glass of sweet vine.

A single bite to any of the above is enough to plan your trip to Tolosa.

Bon Appétit!

Bir Etoburun Hayali: Casa Julian

Uyarı! Bu hikayede et hakkında konuşuyoruz; vegan veya vejeteryansanız diğer rehberlerime geçmek isteyebilirsiniz.

En büyük hayalim işe 2 ay ara verip İspanya’da köy köy, kasaba kasaba tekrar dolaşmak. Çünkü İspanya Barcelona ve Madrid’den ibaret değil (iki şehri de çok sevsem de), her bölgenin hikayesi, dili, insanı farklı. O yüzden birazdan okuyacağınız keşiften çok etkilendim!

Rehberleri bir süredir takip ediyorsanız, şimdiye dek Uzcan’ın süper gücünü öğrenmiş olmalısınız: Geçmişine sadık kalan, iyi ve otantik restoranlar bulma konusunda kendisi ustadır. Bu sefer bulduğu yer, San Sebastián’a arabayla 45 dakikalık mesafede Tolosa şehrindeydi.

Loş ışıkların altında, bodrum katında bir mahzende, 1954’ten beri et servisi yapan bir restoran: Casa Julian.

Yemek, özel “piquillo” biberleriyle başlıyor, biberler sofraya geldiginde beyaz tabakta hala cızırdıyorlar ve nefes alıp verir gibi kabarcıklar çıkarıyorlar. Tadı inanılmaz lezzetli! Daha sonra sıcak başlangıçlara geçiyorsunuz. Eğer beyaz kuşkonmaz mevsiminde geldiyseniz şanslısınız, mutlaka sipariş edin.

Yemeğin doruk noktası ise tabiki etin servis edildiği an. Eti full tuz ile kaplayıp, yatay bir ızgarada ateşin üstüde ağır ağır pişiriyor et ustası. Kendisi 2.kuşak, Casa Julian’ın torunu. Nasıl pişirildiğini merak ederseniz, Uzcan’ın yemek blogunda videosunu izleyebilirsiniz – linki buraya ekledim.

Yemek, yanık cheesecake ile son buluyor. Fotoğrafını çekememişim bir an önce tadına bakmak istediğim için. Yanında da tatlı şarap.

Tolosa’ya seyahatinizi planlamak için yukarıdakilerden herhangi birinden tek bir ısırık almak yeterli.

Afiyet olsun!

Day Trip from Bilbao: Getaria

Driving through the north coast of Spain, 30-45 mins away from San Sebastian, you’ll see Getaria sign. This little town in the Basque region has undoubtedly the best turbot fish in the world; juicy, savory and full of flavor. Here, I am listing some tips that might be useful for you about the town;

How to get there: By car or by bus. If you go there by car, you can park the car at the port.

Where to eat: Our favorite is Kaia Kaipe. We also tried Elkano; its impossible to judge it but we liked Kaia Kaipe a bit more. Order the full turbot fish and eat from head to tail. Reserve beforehand.

What to drink: Txaoli. It’s a sparkling white wine, very fresh and light with a salty taste note. The grapes of Txaoli are grown at the vineyards of Getaria. It makes a perfect souvenir while traveling back home.

What to do besides eating: If it’s summer, you can go to Playa de Gaztetape. There is no facility at the beach so bring a towel and find a shade. Another tip is for fashion lovers, Balenciaga was born in Getaria and there is a museum dedicated for him. You can pay a visit to Balenciaga museum. And if you’re into wine, you can also visit one of the vineyards in the region for tasting. I’ve never been at any of them – but locals recommend Bodega Txakoli Aizpurua.

Hope you visit this wonderful town! If you do, let me know!

Bilbao’dan günübirlik: Getaria

İspanya’nın kuzey sahilinde ilerliyoruz. San Sebastian’dan 30-45 dakika uzaklıkta, Getaria tabelasını görünce içimizi bir mutluluk kaplıyor. Bask bölgesindeki bu küçük kasaba hiç şüphesiz dünyadaki en iyi kalkan balığının yapıldığı yer; sulu, lezzetli ve efsane bir aroması var. Öyle ki, suyuna bir somun ekmek banmalık! Burada, kasaba hakkında sizin için yararlı olabilecek bazı ipuçlarını listeliyorum;

Nasıl gidilir: Otomobille veya otobüsle. Araba ile giderseniz, limana park edebilirsiniz.

Nerede ne yenir: En sevdiğimiz restoranı Kaia Kaipe. Elkano’yu da denedik; tabi ki Elkano’daki kalkan çok lezzetliydi ama biz Kaia Kaipe’yi biraz daha sevdik. Mutlaka kalkan sipariş edin ve baştan kuyruğa derisiyle birlikte yiyin. Gitmeden mutlaka arayıp rezervasyon yapın.

Ne içilir: Txaoli. Txaoli, bölgede yetişen üzümlerden yapılan, hafif, taze ve köpüklü bir beyaz şarap. Tuzlu bir tadı var. Nedense dünya çapında çok bilinen bir şarap değil; o yüzden eve dönerken hediye almak istediğiniz arkadaşlarınız varsa onlara Txaoli alın!

Yemeğin yanı sıra ne yapmalı: Getaria’ya yaz mevsiminde giderseniz, Gaztetape plajına gidebilirsiniz. Plajda hiçbir tesis yok, o yüzden yere sermek için yanınızda havlu getirin ve şemsiye getiren birinin gölgesine yanlanın. Moda sevenler için bir başka öneri ise, Getaria’da doğumlu Balenciaga’nın müzesi. Şarap tadımı yapanlardansanız, bölgedeki üzüm bağlarından birini ziyaret edebilirsiniz. Biz gitmedik ama Getarialılar Bodega Txakoli Aizpurua’yı tavsiye ediyorlar.

Umarım bir gün Getaria’yı ziyaret edersiniz! Giderseniz bana yazın!

The secret of San Sebastian Cheesecake at La Viña

“Can you please cut from the middle?” we asked to the waitress at La Viña when he was plating us the famous San Sebastian Cheesecake. The cheesecake, which looks burnt from the top, surrounded by the parchment paper is hiding an incredibly soft custard cream in the middle. And that part is where the magic happens.

The first time we’ve been to San Sebastian was 3 years ago, for our honeymoon. The city is one of the gastronomic heavens on earth and seemed suitable for two food lovers to enjoy post wedding exhaustion. After weeks of extensive research on where to eat and what to eat; we have put La Viña on the list to try their burnt cheesecake.

When I eat something really good for the first time, at the very first bite my eyes fill with tears. I’ll be honest; that’s not what has happened at La Viña, BUT there was something addictive about it.

We’ve planned our second visit to San Sebastian for June 2019. Of course, I was not remembering the taste of the cheesecake from our previous visit; since in the land of perfect pintxos, cheesecake was not my first priority. So this time, we decided to eat it mindfully to understand what ingredients they might be using. And to compare it with B Blok Bakery, which is our favorite among all San Sebastian Cheesecake alternatives in Istanbul.

[By the way, I must say – if you’re not living in Istanbul – you’d be surprised to see this cheesecake almost at every cafe. Some serve it in the original way and others serve by putting chocolate sauce and some topping on.  Its so popular that one chef is suing another for using the same name in the menu!]

Let me describe you exactly how it tastes like after my second trial. Rounds of the slice is rough like cake; and in the middle you can clearly get the strong creamy cheese taste. For me, top layer of the cheesecake is where the magic happens. It tastes like salted caramel and burned butter.

As simple is always better, this cheesecake has only 5 ingredients: Salt, sugar, cheese, eggs and heavy cream. I’ve been down the internet rabbit hole to find out which cream is used in the original version and I FOUND IT! Gabriella Ranelli, who is running Tenedor Tours in San Sebastian and a friend of La Viña’s chef Santiago Rivera claims that Santiago uses San Millan. It is a popular cream cheese in Spain, close to Philadephia cheese but saltier.

And now, you know the secret. Will you try at home?

Follow me on instagram for more!

Ozge

La Vina’daki San Sebastian Cheesecake’in Sırrı

La Viña’daki garsona, bize ünlü San Sebastian Cheesecake’lerini servis ederken sorduğumuz ilk soru: “Tam ortasını da alabilir miyiz lütfen?”. Parşömen kağıdı ile çevrili, tepeden yanık görünen bu cheesecake tekerinin en ortası akışkan ve yumuşak oluyor. Ve garsona özellikle söylemezseniz, diliminizi servis ederken bu yumuşak kısım tabağınıza denk gelmeyebilir.

Uzcan’la San Sebastian’a ilk defa balayımızda gittik, 3 sene önce. Dünyadaki gastronomi cennetlerinden biri olan bu şehir tam bizlik. Gitmeden önceki haftalarda nerede ne yenileceğine dair kapsamlı araştırmalar yaptık ve listemize yanık cheesecake’i denemek için La Viña’yı koyduk.

Gerçekten iyi bir şeyi ilk kez yediğimde ilk ısırıkta gözlerim yaşla doluyor (misal Gaziantep’te Zeki Inal’ın şöbiyeti). Dürüst olmam gerekirse; La Viña’da yediğimde gözlerim dolmadı ama bu cheesecake’te bağımlılık yaratan birşey vardı.

San Sebastian’a ikinci seyahatimizi Haziran 2019’da yapmaya karar verdik. Tabii ki, önceki ziyaretimizden cheesecake’in tadını tam hatırlamıyordum; San Sebastian pintxos’ları ile ünlü bir şehir olduğu için cheesecake ilk önceliğiniz olmuyor. O yüzden bu sefer hangi malzemeleri kullandıklarını anlamak için dikkatle yemeye karar verdik. Ve İstanbul’da denediğimiz tüm San Sebastian Cheesecake reçetleri arasında en sevdiğimiz B Blok Bakery ile karşılaştırmak istedik.

[Bu arada – eğer İstanbul’da yaşamıyorsanız – bilin ki şuan hemen hemen her kafede bu cheesecake’i bulabilirsiniz. Bazıları orjinal şekilde, bazıları ise çikolata sosu koyup servis ediyor. O kadar popüler ki, aynı ismi kullanarak servis eden mekanlar birbirini dava etmişler!]

İkinci San Sebastian seyahatimizden sonra artık bu tadı tanımlayabilirim! Cheesecake tekerinden kesilen bir dilimin dış kenarları fırında pişmiş suflenin sertliğinde oluyor. Ortasından ise güçlü, biraz tuzlu ve kremamsı bir peynir tadı alıyorsunuz. Benim için en lezzetli yeri ortası olduğu kadar yanık üst kısmı. Peynirin içindeki süt yüksek sıcaklıkta karamelize olduğu için, tuzlu karamel ve yanmış tereyağı arasında bir tat alıyorum. Bir de yumurta kokmuyor! Istanbul’da denediklerimde beni en çok rahatsız eden yumurta kokusu…

İyi olan herşeyde olduğu gibi, çok sade bir malzeme listesi var: Tuz, şeker, krem peynir, yumurta ve krema. Orijinal reçetede hangi peynirin kullanıldığını bulmaya baya taktım ve Google’da saatler süren araştırma sonunda BULDUM! San Sebastian’da Tenedor Tours’un sahibi ve La Viña’nın şefi Santiago Rivera‘nın bir arkadaşı olan Gabriella Ranelli, Santiago’nun San Millan krem peyniri kullandığını söylemiş. Hatta reçetenin gizli olmadığını ve Santiago’ya sorarsanız kendisinin de söyleyeceğini söylüyor. Bu peynir İspanya’nın popüler bir krem peyniri, Amerikalıların Philadephia peyniri gibi ama daha tuzlu.

Şimdi cheesecake’in sırrını sen de öğrendin, evde denemeye var mısın?

Özge

 

 

 

 

The Hit List for Food & Drinks in Barcelona

(Rehberin Türkçesi ve haritası için yazının aşağısına inin)

I’ve been going to Barcelona for almost 9 years now, and as city is evolving I realized so am I. Below is the list I make from our last visit, and all of them are very recent favorites. Enjoy!

Brunch

Federal Cafe. Pioneer for Australian type breakfast. I love their place in Gotic (they have another branch in Sant Antoni) ; a place where you can sit and enjoy your coffee for hours while watching people pass by the passage.

Caravelle. An American Style Diner. Everything from the brioche burger buns, to the hot sauces is hand-made in Caravelle’s kitchen. They always try new things; so go there and surprise yourself! I prefer Caravelle for brunch, but check them all day long.

Can Dende. Really good pancakes.

Coffee

When it comes to coffee taste and atmosphere of the shop are equally important for me. That’s why these 3 are my absolute favorites.

Cafe Cometa.

Nomad Coffee.

Satan’s Coffee.

Lunch

El Pachuco. Mexican. They have tacos, nachos and quesadillas in the menu. I’ve never been to Mexico but El Pachuco’s tacos are the best I’ve tried so far. It goes perfect with Michelada. Plus, they make their own hot sauce – the perfect condiment for tacos.

el pachuco good city guides

Quimet y Quimet. A traditional tapas bar, famous for its Montaditos (small sandwiches). We keep coming back to this place because for me they found the perfect umami taste; sweet and sour notes combined with a crunchy bread. Try these 3 Montaditos: 1- Salmon & yoghurt & truffled honey 2- Baby squid & onion 3- Cured beef meat & sweet tomato

La Cova Fumada. I can write forever about this place. But instead, I’ll simply say its a legendary bodega. They grill freshest sea food; sardines, mackerel, prawns, squid, octopus with garlic and parsley.  You should go there around 11 a.m. since there is always a que and food finishes by 1 p.m.!

Bormuth. Local tapas bar, quality food.

bormuth good city guides

Dinner

Canete. My best memories in Barcelona are from Canete. Its loud, lively and full of laughter. So typical Spain! Food is exquisite; try squid sandwich and aged beef steak with foie. And always call to reserve beforehand! A bit pricey vs rest of Barcelona.

El Sortidor de la Filomena Pagès. Patatas bravas are magic, I love their chilli mayo sauce. The interior is from more than 100 years ago; you still feel the atmosphere around. Plus, everyone there was local – very rare to find in Barcelona. Prices are reasonable.

El Xampanyet. The minute you walk in, El Xampanyet gets you with its charm. Order anything from the bar you like, they are all delicious. Our favorite is grilled meat with pedron peppers. And also, champagne runs like water.el xampanyet

La Flauta. Best classic tapas restaurant, which is not very touristy. Rest of the tapas alternatives like Ciudad Condal or Cerveceria Catalana are floading with tourists.

7 Portes. Your search for the best paella is over! Head to 7 Portes.

Cocktails

La Confiteria. Latest favorite cocktail bar discovery in el Raval. Back in 1912, the venue used to be a neighborhood candy shop. While renovating the interior, they kept most of original decor which is jaw dropping.  Tiles on the floors, oak parquet, painted ceiling… Sip your Old Fashioned among them.

la confiteria good city guides

Barselona’da Ne Yenir? Ne İçilir? Favoriler Rehberi

Neredeyse 9 yıldır Barselona’ya gidiyorum, şehir her gittiğimde biraz değişmiş oluyor. Eskiden bayıldığım yerlere artık eskisi kadar bayılmadığımı, farklı lezzetler aradığımı farkettim. Mesela Brunch & Cake’i çok severdim, şimdi lezzettense görsellik yemeğin önüne geçmiş gibi hissediyorum. Instagram feed’i için güzel görünen yerlerdense ruhu olan yerler daha hoşuma gidiyor. O yüzden bu listede, son ziyaretimden en sevdiklerimi bulabilirsin. Keyfini çıkar!

Brunch

Federal Cafe. Avustralya tipi kahvaltıda öncü. Gotic’teki yerlerini çok seviyorum (Sant Antoni’de başka bir şubeleri daha var); pasajdan geçen insanların günlük koşturmalarını izlerken geçerken saatlerce oturup kahvenin tadını çıkarabileceğin bir yer.

Caravelle. Amerikan Tarzı Diner. Burgerlerden acı soslara her şey Caravelle’nin mutfağında el yapımı. Her zaman yeni şeyler deniyorlar, o yüzden menü sürekli değişiyor. Ben brunch’larını seviyorum çünkü ekmekleri çok iyi.

Can Dende. Pancake’leri favorim

Kahve

Kahveye gelince, benim için en önemlisi kahvenin tadı. Ama atmosfer de bir o kadar önemli. Şu 3 kahve dükkanını çok tavsiye ederim:

Cafe Cometa.

Nomad Coffee.

Satan’s Coffee.

Öğle yemeği

El Pachuco. Meksikalı. Menüde tacos, nachos ve quesadilla var. Meksika’ya gitmedim ama El Pachuco’nun tacosu şu ana kadar denediğim en iyi taco. Michelada ile mükemmel gidiyor. Ayrıca kendi yaptıkları acı sosu da mutlaka dene. Uygun fiyatlı bir öğle yemeği.

Quimet y Quimet. Montaditos’u (küçük sandviçleri) ile ünlü geleneksel bir tapas bar. Buraya her geldiğimizde mutlaka uğrarız çünkü umaminin kitabını yazmışlar diyebilirim. Altta gevrek bir ekmek, üstündeki malzeme birleşimlerinde de tatlı ve ekşi notlar bir arada. Bu 3’ünü deneyin: 1- Füme somon, yoğurt ve trüflü ballı 2- Bebek kalamar ve soğanlı 3- Kurutulmuş dana eti ve tatlı domatesli

La Cova Fumada. Burası hakkında sonsuza kadar yazabilirim. Barselona’da sadece 1 öğle yemeği hakkınız varsa, burası olmalı! Taptaze deniz mahsullerini alıyorlar; ızgara yapıp, mis gibi soğuk sıkım zeytinyağı ve sarımsak ile servis ediyorlar. Sardalya, uskumru, karides, kalamar, ahtapot… Hepsi şahane! Saat 11 civarında kapıda ol, çünkü çoğunlukla sıra oluyor ve 13: 00’de bitiyor. Veya akşam saatlerine de bakabilirsin.

Bormuth. Yerel tapas bar, kaliteli yemekler.

Akşam yemegi

Canete. Barselona’daki en güzel anılarım Canete’den. Gürültülü, canlı ve kahkaha dolu. Yemekler mükemmel; kalamar sandviç ve kaz cigeri & biftek’i dene derim. Rezervasyon şart. Diğer önerilerime göre biraz daha pahalı, özel günler için doğru tercih.

El Sortidor de la Filomena Pages. 100 yıldan eski bir resturant, renove edilip tekrar hayata dönmüş. İçeride neredeyse hiç turist gormedim diyebilirim; ki bu Barselona gibi artık turist akınına uğrayan bir şehirde çölde vaha bulmak gibi. Patatas bravasının sosuna bayıldım! “Gunun yemegi” menusunu isteyin, lezzetli seçenekler vardı. Fiyatları da makul. Bazı akşamlar caz dinletisi oluyor.

El Xampanyet. İçeri girdiğiniz dakikada, El Xampanyet cazibesi ile insanı yakalıyor. Bardan istediğin her şeyi sipariş edebilirsin, hepsi çok lezzetli. En sevdiğimiz ise pedron biberli ızgara et. Ayrıca kendi yaptıkları Cava’dan sipariş edin, su gibi akıyor.

La Flauta. Çok turistik olmayan (bence) en iyi klasik tapas restoran. Ciudad Condal veya Cerveceria Catalana gibi tapascılar genelde Amerikalı turist kaynıyor.

7 Portes. En iyi paella. Senelerdir değişmeyen reçetesi ve lezzeti ile kesinlikle favorimiz!

Kokteyl

La Confiteria. El Raval’daki son kokteyl barı keşfi. Mekan 1912 yılında mahallenin eski şeker dükkanıymış. Hala aynı fayansları, meşe parkeleri, Ronesans gibi resimli tavanları, orjinal barı ile tek kelime ile efsane bir yer! Koktely menusu ise mekan dokusuna 180 derece tezat; çok modern. Tek yemek hakkınız varsa La Cova Fumada’ya gidin demiştim, tek bir içki hakkınız varsa da buraya!

 

 

Good City Guides Wishlist: Best Places to Travel in 2018

“The world is your oyster” said once Shakespeare; world is ours to enjoy and it’s in our hands to make most of it. I love this phrase and in these days while I am making my 2018 resolutions, I put it on top of my list! This year the list is all about experimenting, because I recently started to believe that experience counts more than anything we pay for. And traveling is the best way to find out who we are and what really counts in the world.

For my 2018 resolutions, I began on investigating about the places I’ve never been before. And I found new cities & new regions that never came to my mind which excited me even more!

the world is your oyster goodcityguides

Here, I am sharing my top 5 places to travel in 2018, and some inspiration along:

Venice to Paris with Orient Express

Brace yourselves! If your favorite movie is Midnight in Paris and if you’re attracted by the glamourous & elegant Golden Age this news is for you. On March 2018, Orient Express opens its doors to transport you back in time. For more information, click here and look at fares. I know it’s not cheap but imagine the experience you’ll be getting! (Photos: Venice Simplon Orient Express)

orient express goodcityguides3orient express goodcityguides5orient express goodcityguides1

Peru

Once you start considering Peru, it’s impossible to choose a region to visit. It has nearly everything you can ask for: architecture, adventure, nature… On top, Peruvian cuisine is now the most trending gourmet cuisine in the world, melting different cultures in a pot due to its colonial history. If there exists such thing as national dish, I would pick ceviche for Peru – it’s made with raw fish and “tiger’s milk”. Remember, once we were in Lisbon and tried a Peruvian restaurant called A Cevicheria? Look at it in here. (Photos: Peru)peru goodcityguides1peru goodcityguides2

Galicia, Spain

They call Galicia Spain’s golden coast. Its located at the Spain’s west cost just above Portugal. If you’re a foodie like me, Galicia will make you happy with its exceptional seafood; regarded as one of the best in Europe. You should visit in summer time to spend some quality time at white sand beaches. (Photos: David Loftus)

galicia good city guides 2galicia good city guides 3galicia good city guides

Marrakech, Morocco

Powder pink riads, tiled mosques, crowded souqs. When I see a photography, I immediately notice Marrakesh, since it’s so beautiful and aesthetic naturally. This bustling ancient city attracts many people; the French occupation has brought European influence but it still looks very authentic. (Photos: boutiquesouk)

marrakesh goodcityguides1marrakesh goodcityguides3marrakesh goodcityguides2

Tokyo, Japan

I saved the best for the last. Tokyo, you’ve been in my dreams near a decade! I can’t wait to explore a different world. Are we finally going to meet? (Photos: toptokyophoto)

tokyo goodcityguides1tokyo goodcityguides2

Where do you plan to travel in 2018?

Let me know.

Barcelona Rehberi: Raval Top 10

Some while ago, most of the visitors and even locals were not fond of Raval. It was a “no go zone” because it was unsafe and dangerous. However now, its a popular hangout for the bohemian crowd with its cool cafes & delicious restaurants and always on festive streets.  

Bir zamanlar çoğu yabancının “yok oraya gitmeyin”, “gece eve dönerken Raval’den yürümeyin” dediği Raval, şuan Barcelona’nın en gözde semtlerinden biri. Nasıl ki Karaköy bizim için tamircilerden 3. dalga kahvenin başkentine dönüştü, Raval de Barcelona için öyle (Neyse ki Karaköy’ün hızlıca yaşanıp tüketilmesi gibi tüketilmiyor Raval).

Raval’in hem eskisini yeniden keşfettik, hem de yeni mekanlarının izini sürdük. Bir sürü tasarım butik, hiç beklemediğin anda karşında çıkan süper ötesi restaurantlar, modern sanatın merkezine dönüşmesi ile Raval favorilerim arasına girdi.

Here is my top 10:

Benim top 10’im aşağıda:

1- Head to Caravelle for breakfast which is famous with its yummy “Huevos Rancheros”. Menu is constantly evolving; coffee is from the city’s best Nomad. Don’t be late, there is always a que and favorites run out quick.

Sabah kahvaltısı için muhteşem “Huevos Rancheros”u ile Caravelle‘e gitmeli. Menüsü sürekli değişiyor, kahveleri şehrin en iyisi Nomad’dan geliyor. Yanlız çok geç kalma, menü’deki favoriler erken bitiyor.

caravelle-1

2- Just in front of Caravelle, there is Nuovum. It’s a shop that has natural objects, beautiful plants and simple jewelry designs.

Karşısında hemen Nuovum var. Doğal objeler, güzel bitkiler ve yalın takı tasarımlarının birleştiği bir dükkan.

3- Raval is on the right of La Rambla. Everyone knows the La Bouqeria market on La Rambla, you go in and eat some exotic fruits. What everyone does not know is “El Quim de la Bouqeria” in that market. My mouth is watery whenever I recall baby octopus with scrambled eggs.

Raval, La Rambla’nın sağında kalıyor. La Rambla üzerindeki La Bouqeria marketini herkes bilir, içeri girip değişik görünümlü meyvelerden yersin. Asıl herkesin bilmediği, o marketin içindeki “El Quim de la Bouqeria“. Üzerine göz yumurta kırılmış sahanda bebek ahtapotu hatırladıkça ağzım sulanır.

baby-octopus-with-egg

4- A word I repeatedly hear in El Pachuco: Insane! It’s the best Mexican in the city. Their nachos and tacos are to die for. And I am not even exaggerating.

Öğle yemeği için yine ağlatan bir tercih: El Pachuco. Burası Meksika mutfağı. Sadece nachos, tacos ve quesadilla var menüsünde. Yanında da acılı bira. Kesinlikle en iyi meksikalı!

5- Xurros is a famous street dessert in Spain. And I love Granja M. Viader the most.

Ispanya’nın Xurros’u meşhur. Ben en çok Granja M. Viader‘inkini severim.

6- For coffee you can go to Lukumas (owned by Greek Petros) or El Colectivo.

Kahve için Yunanlı Petros’un sahibi olduğu Lukumas‘a veya El Colectivo‘ya gidebilirsin.

lukumas-coffee

7- Raval is a heaven in terms of designer boutiques. Try Les Topettes for artisanal perfumes, Fantastik for extraordinary objects.

Raval her yönden tasarım dükkanları açısından bir cennet. Artizan parfümler için Les Topettes, dekorasyondan deftere “sıradışı objeler” içinse Fantastik i öneririm.

8- If you have 2 hours, spend it in MACBA. It’s not only a museum, but a signiture building representing transformation of Raval. In the long stairs ahead, children of all ages and nationalities ride skateboards and listen to music. Before going there, check the current exhibitions from its website.

2 saat ayırırım dersen, MACBA’yı layığı ile gezebilirsin. MACBA sadece biz müze değil, Raval için önemli bir yapı. Önüdeki uzun merdivenlerde her yaştan ve her milletten çocuk birlikte kaykay yapıp, müzik dinliyor. Raval’in kaykaycıları Raval’deki değişimin simgesi. Müzeye gelince, güncel sergiler ve enstalasyonlar için gitmeden bu linke bakabilirsin.

macba

9- Raval hid one of the city’s finest tapas restaurants behind La Rambla. It is Bar Cañete. Here is my proposal for you: Make a reservation at least 3 days before you go / if you are two, sit in the bar / forget your diet / trust your waiter. Happiness is guaranteed.

Raval şehrin en güzel tapas restaurantlarından birini La Rambla’nın arka sokağına saklamış. İsmi Bar Cañete. Sırasıyla önerilerim: Gitmeden en az 3 gün önce rezervasyon yaptır, eğer iki kişiysen bara otur, diyeti boşver, garsona güven. Mutluluk sarhoşluğu garanti.

Processed with VSCO with a5 preset
Fotoğraftaki Canete’nin menusu, yemeğin mutlu ettiği konusunda hemfikiriz!

canete-sefleri
Canete’nin Şefleri

10- You had a beautiful day, had the best food; now you need a coctail to put you to sleep. Head to Boadas Cocteleria. One of the oldest cocteleria’s in the city.

Tüm gün gezdin, en güzel yemekleri yedin, uykudan önce son bir cila: Boadas Cocteleria. Şehrin en eski kokteylcilerinden.