red beach santorini good city guides

Good Santorini Guide

(Türkçesi için yazının en aşağısına inebilirsin)

Pastel colored cliffs, turquoise waters and white roofs. Looks like dusting of a snow when looked from above. The picture perfect Greek Island: Santorini.

We spent almost a week in Santorini, driving from one bay to another, eating Greek food and enjoying sunset. Its not a lay back island, you feel the immense need to see everything and soak it all in.

good city guides santorini 1good city guides santorini 2good city guides santorini 3good city guides santorini 4good city guides santorini 5

How to get there: We flied first to Athens, and then took another plane (Aegean Airlines) to arrive to Santorini. This is the fastest way. Other ways include ferries, which take approximately 5-8 hours from Athens. If you’re a sea traveler, check the ferry schedule from here.

Where to stay: “Fira” is the capital of the island, nested in the middle. From Fira, its easy to access to main attractions; which makes it a good place to stay. “Oia” is located on the north of Santorini, if you’re on the island for a romantic getaway – Oia is the place to stay. Prices are high,  but the view is exquisite.

view from oia santorini good city guides

Breakfast at Passagio! Try their cocktails as well. 

passagio santorini good city guidespassagio santorini good city guides breakfast

Breakfast at Galini Cafe (a must visit!). View from Galini is unbeatable.

galini cafe santorini good city guidesgalini cafe santorini good city guides

Dine at Metaxi Mas. If they’ll give me one chance to visit only one place in Santorini (amongst all beaches, villages and everything), I would choose Metaxi Mas. First and foremost the atmosphere of the taverna is quite unique; you feel like you’re in an easy going summer movie. Then, you should go for fava bean dip, baked white eggplant, and grilled octopus. I only regret that I didn’t order more. Book in advance.

metaxi mas santorini good city guidesmetaxi mas santorini good city guides

Dine at Aktaion. Local owners and fresh produce. Eating moussaka, grilled calamari and Greek salad is very much recommended.

aktaion santorini good city guidesaktaion santorini good city guides

Go to beach at Theros Wave Beach Bar. Theros is located on the volcanic cliffs of Vlychada. Its calm and quiet.

theros beach bar santorini good city guides

In Santorini, you need to hunt for cliffs to take a dip in the deep blue water. And that is certainly the part of the experience.

The best one was Ammoudi Bay in Oia! Just look at the color! You can also enjoy a cold beer at the bay after jumping into the water.

ammoudi bay santorini good city guidesammoudi bay santorini good city guidesammoudi bay santorini good city guides

Another popular spot for swimming is the world famous Red Beach. You have to walk from a cliffy road to arrive here but its totally worth it. Once you arrive, high & bright volcanic rocks impress you deeply. Arguably, one of the best views I’ve ever seen!

red beach santorini good city guides

red beach santorini good city guides

The beauty of Santorini does not end with dazzling views and food. Because of its unique climate and the rich mineral in soil, the island is one of the best wine regions in Greece. Do tasting at Santo Wines or Boutari Wine watching sunset.

sunset in oia good city guidessunset in oia good city guides

One last tip: Santorini is a huge island. Rent a car!

Enjoy!

Ozge

İyi Santorini Rehberi

Pastel renkli kayalıklar, turkuaz sular ve beyaz çatılar. Yukarıdan bakıldığında tozlanmış kara benziyor. İşte size mükemmel bir Yunan adası resmi: Santorini.

Santorini’de yaklaşık bir hafta geçirdik, bir koydan diğerine gidip enfes Yunan yemeklerinden yedik ve gün batımının tadını çıkardık. Burası sadece arkaya yatık görünümli volkanik bir ada değil, herşeyi içinde barındıran ve bunu hissettiren bir ada.

Nasıl Ulaşılır? İlk önce Atina’ya uçtuk ve sonra Santorini’ye varmak için başka bir uçağa (Aegean Havayolları ile) gittik. Bu diğerlerine göre en hızlı yol. Diğer alternatif yol ise; Atina’dan yaklaşık 5-8 saat arası süren feribotları kullanmak olabilir. Deniz yolculuğunu sevenlerdenseniz bu linkten feribot tarifesini kontrol edebilirsiniz.

Nerede kalınır: “Fira”; adanın, ortada yuvalanmış başkenti. Fira’dan; tüm cazibesini içinde barındıran ana merkezlere ulaşım oldukça kolay olduğundan, kalmak için en uygun yerleşim yeri diyebiliriz. “Oia” ise Santorini’nin kuzeyinde bulunan daha çok romantik bir kaçamağı tercih edenlerin mekanı. Eğer siz de bunun için geldiyseniz- Oia kalacak en uygun yer. Fiyatlar yüksek ancak manzara enfes.

Passagio’da kahvaltı! Kokteyllerini mutlaka deneyin.

Galini Cafe’de Kahvaltı (Mutlaka ziyaret etmelisiniz!). Galini görünümünden ötürü kesinlikle rakipsiz.

Metaxi Mas’te yemek yemeden dönmeyin. Bana Santorini’de tek bir yeri ziyaret etmeleri için bir şans vereceklerse (tüm plajlar, köyler ve diğer her şey dahil), Metaxi Mas’i tercih ederdim. İlk ve en önemli taverna olması nedeni ile atmosferi oldukça eşsiz. Sanki bir yaz filminde olduğunuzu hissediyorsunuz. Tüm bunların yanı sıra soya fasulyesi, pişmiş beyaz patlıcan ve ızgara ahtapot için bile ayrıca gitmeye değer. Yalnız minik bir hatırlatma; önceden rezervasyon yaptırmak gerekiyor. J Tek pişmanlığım ise daha fazla sipariş vermemek oldu.

Aktaion’da ayrı bir tavsiye.  Lokal işletme ve tümü taze ürünler. Musakka, ızgara kalamar ve Yunan salatası en sevdiğim yemekleri oldu.

Denizin ortasında denizsiz olmaz tabiki; Theros Wave Beach Bar’ın sahil kısmına gidin. Theros, Vlychada’nın volkanik kayalıklarında yer alan sakin ve sessiz bir mekan.

Santorini’de, derin mavi suya dalmak için uçurumlardan atlamanız gerekiyor. Ve bu kesinlikle mükemmel deneyimin bir parçası.

En iyisi Oia’daki Ammoudi Koyu idi! Sadece rengine bakmak yeterli! Suya atladıktan sonra koyda soğuk bir biranın tadını çıkarmak gibisi de yok.

Yüzmek için bir başka bir popüler nokta ise dünyaca ünlü Red Beach. Buraya varmak için uçsuz bucaksız bir yoldan yürümek zorundasınız ama inanın buna değecek. Vardığınızda ise; yüksek ve parlak volkanik kayalar insanı oldukça etkiliyor. Muhtemelen, gördüğüm en iyi manzaralardan biriydi!

Santorini’nin göz kamaştırıcı güzelliği; bu görünüşü ve yemekleri ile bitmiyor. Eşsiz iklimi ve topraktaki zengin minerali nedeniyle ada, Yunanistan’ın en iyi şarap bölgelerinden de biri. Gün batımını izlerken Santo Winesor Boutari Şarap tadımı yapın derim.

Son bir ipucu: Santorini oldukça büyük bir ada bu nedenle araba kiralamanızı tavsiye ederim.

Eğlencenin tadını çıkarmanız dileğiyle!

Simple Living in Cesme

(Türkçesi için yazının en aşağısına inebilirsin)

Sun shining on your skin, wind blowing your hair… You feel lazy, relaxed and blessed. Some days you don’t have any plan; only plan is to get in the car and drive to hidden bays. That’s how I know we are in Cesme, Aegean Coast of Turkey.

There is something for everyone there: for fun lover youngsters to quiet seeking adults. In this guide, I’ll try to share how to treat the town like you’ve been living there. This won’t include sunset parties nor happy hours; but I guarantee it will feel different.

One;

Find backyard gardens behind the streets of Alacati to escape the crowds. If you ever been there, you know that you can’t even walk on the streets due to human traffic. So, look for Misk or Brendi for that quiet space.

Misk AlacatiMisk AlacatiBrendi Alacati

Two;

Eat good food. Most of the restaurants are overpriced in Cesme; but there is a place where no one tells you about. Its also not very possible to get reservation, but please do try. Its called Horasan. The chef is self-taught, he has been to San Sebastian and knows how to work with good ingredients. Horasan CesmeHorasan Cesme

Another spot; simple and good food at Asma Yapragi. Daily made, family recipes. Mediterranean cuisine. Nested in a secret garden. Asma yapragi cesmeAsma yapragi cesmeAsma yapragi cesme

(Edit) New Discovery! Cura Balik in Germiyan. Food is fine, the setting is divine. When we first entered I thought its a wedding reception. But no, this is their usual. Just go there early to watch the sunset. Good coty guides cura balikGood city guides cura balik

Three;

Drive to sea side villages of Izmir. Take off while the sun is setting and enjoy the ride. This time we drove to Balikliova – between Cesme and Urla. The road takes approximately 30 mins.

Our destination was Partal Kardesler. Its a family owned fish restaurant. Actually rather than a restaurant, you feel like you visit their house. Sea food is incredibly fresh and the view is wouw!

Enjoy your vacation!

Ozge

Çeşme’de Sade ve Huzurlu Yaşam!

Güneş cildini parlatıyor, rüzgar saçını dalgalandırıyor. Dinlenmiş, rahat ve harika hissediyorsun. Bazı günler hiç plan yapmaya gerek yok; sadece arabaya binip gizli koylara gitmek yeterli. Böyle olduğunda; Çeşme’de olduğumuzu anlıyorum.

Çeşme’de herkes için yapabilecek bir şey var. Eğlence seven gençler veya sessiz sakin denizin tadını çıkarmak isteyen yetişkinler – farketmez. Bu yazımda tatilinizi sanki orada yaşıyormuşcasına nasıl planlayacağınızı aktarmaya çalışacağım.

Belki bu size gün batımı partileri veya happy hour’lu saatleri anlatmayacak ama farklı hissettireceğine eminim.

Bir; kalabalıklardan kaçmak için Alaçatı sokaklarının arkasında bulunan arka bahçeleri keşfedin.

Özellikle yaz aylarında insan trafiğinden dolayı sokaklarda bile yürüyemeyeceğinizi artık eni konu sizler de biliyorsunuz. İşte size harika bir tavsiye: Misk veya Brendi.

İki; İyi yemek yiyin!

Çeşme’de bulunan restoranların çoğu aşırı pahalı ama kimsenin size söylemediği bir yer var. Çok şanslısınız ki ben size söyleyeceğim.

Adı Horasan. Yoğunluktan dolayı rezervasyon yaptırmak pek mümkün değil ama bence denemelisiniz. Şefi kendi kendini yetiştirmiş. Daha önce San Sebastian’a gidip iyi malzemelerle çalışmasını bilecek kadar kendini geliştirmiş.

Bir diğer gidilmesi gereken nokta ise; Asma Yaprağı. Basit ama iyi yemek için tercih edilesi. Akdeniz mutfağından esinlenen günlük yapılmış aile tarifleri bulunuyor. Gizli bir bahçede herkesle iç içe olmak isterseniz burası ideal.

Son olarak yeni keşif! Germiyan’da Cura Balık. Yemek güzel, ortam harika. Mekana ilk girdiğimizde düğün var sandık fakat sonra anladık ki, her günleri böyle. Sadece gün batımını izlemek için bile gidilir.

Üç; İzmir’in deniz kenarındaki köylerine gidin!

Güneş doğarken yolculuğun tadını çıkarın. Bu sefer Balıklıoğlu’na  doğru Çeşme ve Urla arasında ilerledik. Yolculuk yaklaşık 30 dakika sürüyor.

Hedefimiz Partal Kardeşler‘di. Tatlı bir ailenin sahip olduğu sıcak ve şirin bir balıkçı. Aslında bir lokantadan ziyade evlerini ziyaret ettiğinizi hissediyorsunuz. Deniz ürünleri inanılmaz taze ve manzarası EF-SA-NE! Başka ne diyebilirim ki..

Sevgiler

Amsterdam Like a Local

(Türkçesi için yazının en aşağısına inebilirsin)

When the travel bug hits you and you’re looking for a European gateway, look no further than Amsterdam. From culinary landscape to art scene; the city has a lot to offer. The locals are forward-thinking, relaxed and not in a rush. Each time I visit, the city is always refreshing with new openings around every corner.

Below I’ve given you my Amsterdam city guide along with my favorite coffee, eats, drinks, and shops. The list works best if its your second or third time in the city. If you’re a first timer – make sure to visit some of the historical landmarks as well.

If you make it down to the guide, you’ll see a little surprise video from my Amsterdam visit.

Breakfast & Brunch:

Dignita

Best brunch experience I had in Amsterdam! There are 2 branches; I visited the new location at Hoftuin, within the gardens behind the Hermitage Museum, and it’s like a dream came true! Must try: Zucchini & Chickpea Fritter, served with minted yogurt, grilled halloumi, a free-range poached egg, cashew nut dukkah, lime and a wedge of fresh avocado.

7826e541-1176-4dee-8f65-34839dc8bd42

Little Collins

It has Australian fresh roots with American inspired serving menu located in the popular de Pijp area. Few items on the brunch menu but all of them worth having.

Libertine Comptoir de Cuisine

New opening! Everything is served on a crispy but fluffy brioche bread. I wanted to taste the lobster one; but it was finished. Instead I tried salmon & cream cheese plus nutella & banana – both of them were heavenly!

Pluk Amsterdam

Shop & brunch at the same time.

Coffee:

Toki

Toki works exclusively with Berlin-based Bonanza Coffee Roasters to source their coffee beans; and they serve really fine coffee. Interior gives you warm and friendly feelings; its not hard to understand why Toki is the most instagrammed coffee shop of the city.

 

Scandinavian Embassy

This place combines food & coffee and clothes with chic Nordic vibe.

Bocca Coffee Roasters

Locals’ favorite. I can easily say they had the best coffee that I’ve had. No wonder how they won the European Coffee Award for best artisan roaster in Europe. You’ll find the most talented baristas in town!

9021da4a-9353-4d00-8ae5-0069b9376362

Lot Sixty One

Super popular spot with good coffee and tasty treats.

Café Jaren

Not the best coffee nor food; but they have the most pleasant setting just next to the canals. You may enjoy a sunny day with the locals.

 

Shop:

Wildernis

Wildernis is every green-thumbed plant lovers dream (even if you’re not really into plants, this place is definitely worth a visit)! Plants hanging from the ceiling, cacti of all sizes.. Its a challenge to leave empty handed.

Noordermark

Every Saturday morning, the Noordermarkt square near Amsterdam Central Station is transformed into an organic farmer’s market boasting fresh and tasty products like cheeses, eggs, fresh fish, bread, honey, herbs, spices, nuts, mushrooms, fruits, flowers and so much more.

Cotton Cake

Minimalist design at its best.

Gathershop

Located in the Hallen, a former tram depot turned food/shop Walhalla in Old West, you’ll find the wonderful celebration of makers and creators that is Gathershop.

Anna + Nina

I regret that I didn’t take any photos while shopping at Anna + Nina! I must be captured in old-world style interiors and accessories. Take a look from their website, link here.

Things I Like Things I Love

I just loved the name! Like every little boutique in Amsterdam, you’ll find something for yourself.

Food & Dessert:

de Foodhallen

De Foodhallen is the new culinary sensation in Amsterdam. In an industrial style setting with varieties of food trucks; you’ll definitely find something for your taste buds. From Vietnamese and Indian street food to Turkish and Italian dishes; make your choice!

Café George

A classic French brasserie with a cool atmosphere. Stop by to meet with friends, to eat iconic Steak Frites, to have wine and cheese delight.

BurgerLijk

Gourmet burger is not new to the Amsterdam scene. Believe me, you’ll see so many signboards that claim “the best burger in town”. I say you should try Burgerlijk!

Van Stapele

White chocolate filled dark cookie. You’ll be addicted.

De Kaas

Farm-to-table restaurant with an exceptional experience. If you’re celebrating a special occacion or you just want to feel special – take a ride to de Kaas.

Lotti’s

Buzzing restaurant and bar; serving up fresh dishes and artisan cocktails from early morning until late.

Sea Food Bar

A huge chunk of Amsterdam’s food scene is achingly cool, and Sea Food Bar is one of them (by the way I think this is my best food shot!)

Amsterdam’da Lokal Olmak

Seyahat etmeye karar verdiğinizde ve bunun için Avrupa’yı düşündüğünüzde mutlaka Amsterdam’ı en geçmeyin. Mutfağından, sanat ve tarihine şehrin size sunabileceği çok şey var. Amsterdamlı’lar oldukça rahat ve medeni insanlar. Hiçbir şey için acele etmiyorlar. Her ziyaretimde yeni yerler açılmış oluyor bu da başka bir artısı!

Aşağıda en sevdiğim kahve, yemek, içecek ve mağazalarla birlikte Amsterdam şehir rehberimi bulabilirsiniz. Bu listeyi şehri ikinci veya üçüncü kez gezecekler için oluşturdum. Şehirdeki ikinci veya üçüncü  bulunuşunuzsa bu liste çok işinize yarar. İlk kez gidiyorsanız mutlaka tarihi yerleri de ziyaret edin derim.

Rehberin sonuna kadar gelirseniz, Amsterdam ziyaretimden küçük bir sürpriz video ile karşılacaksınız. Video çekmek çok kolay değilmiş, o yüzden beğenirseniz bana yazın lütfen 🙂

Kahvaltı & Öğle Yemeği:

Dignita

Amsterdam’da ki en iyi brunch deneyimi! 2 farklı şubeleri var. Ben Hermitage Müzesi’nin arkasındaki bahçenin içinde, Hoftuin’deki yeni yeri ziyaret ettim ve rüya gibi geldi! Naneli yoğurt ile servis edilen kabak & nohut mücver, ızgara hellim, poşe yumurta, kaju fıstıklı zahter, lime ve taze avocado.

Little Collins

Popüler olan Pijp bölgesinde yer alan Amerikan esintili servis menüsü ile Avustralya’yı hatırlatıyor. Brunch menüsü kalabalık değil ama hepsini denemeye değer.

Libertine Comptoir de Cuisine

Yeni açılmış bir yerdi ben gittiğimde. Gelen her şey gevrek ama kabarık bir börek ekmeği üzerinde servis ediliyor. Istakozun tadına bakmak istedim; ama bitmişti. Onun yerine somon & krem peynir artı nutella & muz denedim – her ikisi de ayrı cennet hissiyatı!

Pluk Amsterdam

Hem atıştırıp hem de alışveriş yapabileceğin bir mekan.

Kahve:

Toki

Toki, kahve çekirdeklerini Berlin merkezli Bonanza Coffee Roasters’dan temin ediyor ve gerçekten iyi kahve yapıyorlar. Mekan sıcak ve samimi bir izlenim yaratıyor. Toki’nin neden şehrin en çok etiketlenmiş kahve dükkanı olduğunu anlamak zor değil.

Scandinavian Embassy

Burası hem kahveleri hem yiyecekleri hem de şık kıyafetli çalışanları ile Nordik havası taşıyor.

Bocca Coffee Roasters

Yerlilerin favorisi. İçtiğim en iyi kahve olduğunu söyleyebilirim. Avrupa’nın en iyi artisan kahvesi dalında Avrupa Kahve Ödülü’nü nasıl kazandıklarını öğrenmek hiç şaşırtıcı olmadı. Şehirdeki en yetenekli baristaları burada bulacaksınız!

Lot Sixty One

İyi kahve ve leziz ikramlıklar için en popüler noktalardan biri.

Café Jaren

Sadece iyi kahve ve yiyecek için değil; meşhur kanalların manzarası eşliğinde keyifli bir atmosphere sahip. Lokallerle birlikte güneşli bir günün tadını çıkarmak için ideal bir mekan.

Alışveriş:

Wildernis

Wildernis her yeşil bitki severin rüyası olabilir. (Bitkilerle gerçekten ilgilenmeseniz bile burası kesinlikle görülmeye değer.)! Tavandan asılı bitkiler, her ölçekten kaktüsler .. karşı koyulması zor bir meydan okuma.

Noordermark

Her cumartesi sabahı, Amsterdam Merkez İstasyonu’nun yakınındaki Noordermarkt meydanı; peynir, yumurta, taze balık, ekmek, bal, baharat, kuruyemiş, mantar, meyve, çiçek ve çok daha fazlasını içeren taze ve lezzetli ürünlere sahip organik çiftçi pazarına dönüşüyor.  Muhteşem değil mi?

Cotton Cake

Minimalist dizaynı ile mükemmel diyebilirim. Görmenizde fayda var.

Gathershop

Hallen’de bulunan ve kullanılmayan bir tramvay deposu sanki Wallaha’da yer alan eski tarzda bir yiyecek ve alışveriş yerine dönüştürülmüş. Gathershop’lu yapımcıların ve yaratıcıların harika kutlamalarını burada göreceksiniz.

Anna + Nina

Anna + Nina’da alışveriş yaparken hiç fotoğraf çekmediğime çok pişmanım! Eski dünya tarzı iç mekanı ve aksesuarlarda kaybolmalıydım. Web sitelerine bir göz atın, link >

Things I Like Things I Love

Ben sadece ismi sevdim! Amsterdam’daki her küçük butik gibi, kendiniz için bir şeyler bulacaksınız.

Yemek & Tatlı:

de Foodhallen

De Foodhallen, Amsterdam’daki yeni mutfak deneyimi. Yiyeceklerin olduğu kamyonlar ile endüstriyel tarzda dekore edilmiş bir ortamda; kesinlikle kendinize uygun birşeyler bulacaksınız. Vietnam ve Hint sokak yemeklerinden Türk ve İtalyan yemeklerine kadar her şey mevcut siz sadece seçiminizi yapın gerisi kolay.

Café George

Havalı bir atmosfere sahip klasik bir Fransız pastanesi. Arkadaşlarla buluşmak, ikonik olan et ve kızarmış patateslerinden yemenin yanı sıra şarap ve peynir keyfi yapmak için mutlaka uğramalısın.

BurgerLijk

Gurme burger Amsterdam sahnesinde yeni değil. Bana inanın “şehirdeki en iyi burger” iddiasında çok fazla tabela göreceksiniz. Bense Burgerlijk’i denemeniz gerektiğini söylüyorum!

Van Stapele

Beyaz çikolata dolu bitter kurabiye.  Bağımlısı olacaksınız!

De Kaas

Çiftlikten masanıza uzanan olağanüstü bir restoran deneyimi. Eğer özel bir kutlama yapıyorsanız ya da sadece özel hissetmek istiyorsanız – Kaas’a doğru bir yolculuğa çıkın.

Lotti’s

Hem restoran hem de bar; sabahın erken saatlerinden gece geç vakte kadar taze yemek ve artizan kokteyller servis ediliyor.

Sea Food Bar

Sea Food Bar;  Amsterdam’ın yemek sahnesinin muazzam bir parçası ve oldukça havalı. Deniz mahsülleri sevenler, burayı mutlaka denesin!

Finally! 3 days in Amsterdam video: // Ve 3 günde Amsterdam video’su!

Have fun! // İyi eğlenceler!

Good Instagram Guide for Lisbon

Let’s face it, we all look for the picture-perfect photo to post on our social media accounts while travelling. If you’re planning a visit to Lisbon, you’re lucky, because “that” photo is not far away. In this this pastel-colored, nearly untouched, authentic and beautiful city, what you’re looking for will be handed to you on a silver platter.

I mapped out 10 outstanding photography locations; feel free to navigate yourself around them. You may want to look them from a different angle, the famous Lisbon light will do the job.

1. Chiado

This particular photo is now hanged on the wall in our house. You’ll find it easily while walking to the main square in Chiado; impossible to miss.

https://instagram.com/p/BY0AlLsjhF9/

2. Tram Routes

Trams are everywhere in Lisbon. Whenever you hear the buzzing in the street you need to stay on the side to allow it to pass. Or you can do like me and jump on the tram route to get a photo. My guide on Lisbon Tram’s Guide is – here.

https://instagram.com/p/BYctydbjuA1/

3. Park Bar

A beautiful terrace bar with a vibrant atmosphere. Cheers to the best view with an Aperol!

https://instagram.com/p/BYjAHKfj-8c/

4. Pequeno Jardim

A beautiful flower shop with its original signage. Don’t forget to spend some time inside the shop as well.

https://instagram.com/p/BZiFjC0DNx4/

5. Embaixada

One of the coolest concept stores in Lisbon. Re-built within a 19th century palace.

https://instagram.com/p/BYnKGR8DSqp/

6. The Fado Mural: Fado Vadio

The famous mural is a tribute to Fado music; where the famous Fado musicians Maria Severa and Fernando Maurício are portrayed together with the other symbols of the music like bread and wine. The mural is close to the neighborhoods of Mouraria and Alfama, birthplace of this World Heritage music.

https://instagram.com/p/BZIh6F8ARNz/

7. Casa do Alentejo

A 17th century palace, representing Alentejo region in Portugal with its Moorish design.

https://instagram.com/p/BbQ17ZvDwQv/

8. Livraria Ler Devagar

The big library of LX Factory. Even though you might have seen hundreds of photos of this place, you might still have a chance to photograph it from a different angle.

https://instagram.com/p/BYvFSAhjikh/

9. Alfama Neighbourhood

Labyrinth narrow streets and small squares of the oldest neighborhood in Lisbon: Alfama. You’ll see the mix of urban art and traditional living, an extraordinary synthesize.

https://instagram.com/p/BZknIbvjrAD/

https://instagram.com/p/BYq8ShoD2Ot/

10. The Miradouros

They call Lisbon “The City of Seven Hills”; and on the hills, Portuguese people built Miradouros – the view points – to watch the sea and city underneath. Everyone has a favorite Miradouro; mine was Portas do Sol.

https://instagram.com/p/BagRBAZDUZ2/

Enjoy!

Ozge

Good Pocket Guide: 3 days in Rome

Rome is an eternally beautiful city, with a delicious & mouthwatering eatery scene. Not to get lost within all beauty, here are my little tips to soak in all the Roman experience. You’ll find the best food to eat in Rome, where to get your morning coffee and experiences you should not miss. img_3297

Scroll down, get a screenshot and explore 3 days fully!

Day 1:

img_3228

Day 2:

img_3294

Day 3:

img_3230

For more Rome tips, follow #goodromeguide on Instagram!

https://instagram.com/p/BgLHOyHAVYf/

Enjoy!

Ozge

Hidden Secret in Milan: Leonardo da Vinci’s Vineyard

(Türkçesi için yazının en aşağısına inebilirsin)

Who would have known in the middle of Milan, we would come across to a beautiful house with a vineyard that belongs to the great Leonardo da Vinci?

Processed with VSCO with a5 presetProcessed with VSCO with a5 preset

Nothing excites me more than discovering a secret. When I found about the vineyard before arriving to Milan, I wondered why its not well known like Duomo or Galleria Vittoria Emanuele. Then I learned about its history and understood why.

The Dutchy of Milan, Ludovico il Moro, commissions Leonardo to paint “Last Supper” in 1945. And to pay him pack, Ludovico donates this beautiful vineyard to Leonardo. It was a perfect gift for an exceptional painting.

Processed with VSCO with a5 presetProcessed with VSCO with a5 preset

Unfortunately, he couldn’t enjoy the vineyard for long. On the summer of 1499, French troops invade Milan and Leonardo moves to Venice.

In 1507, he comes back to Milan but 6 years later he leaves for the second and final time; heading first to Rome and then to France. In his death will, he leaves the vineyard to his lifelong servant, known as “Salai” (“Salai” means “the devil”; apparently the guy was not very liked..).

Processed with VSCO with a5 presetProcessed with VSCO with a5 preset

Things became dramatic afterwards. “Salai” dies in Milan in 1524; by a bullet shot at him in the vineyard. In 1920, vineyard part disappears due to a fire. And in 1943, the house of the vineyard is severely bombed by the Allies in World War.

Processed with VSCO with a5 presetProcessed with VSCO with a5 preset

In 2015; when Milan was selected for Expo city, they decided to rebuild the house & vineyard again.

On the same site where it existed more than four centuries, respecting the original layout and grape variety; Leonardo da Vinci’s vineyard is reborn.

Processed with VSCO with a5 presetProcessed with VSCO with a5 presetProcessed with VSCO with a5 preset

This hidden secret is about to be one of the key landmarks of Milan. Buy the tickets – here.

Discover before the flock of tourists.

For more Milan tips, follow #goodmilanguide on Instagram!

Milan’da Gizli Bir Bahçe: Leonard da Vinci’nin Şarap Bağı

Kim bilebilirdi ki Milan’ın orta yerinde Leonardo da Vinci’ye ait bir bağ evine rastlayacağımızı!

Hiçbir şey beni bir sırrı keşfetmekten daha fazla heyecanlandırmıyor. Milan’a gelmeden önce bu üzüm bağını bulduğumda, açıkçası neden onun Duomo ya da Galleria Vittoria Emanuele gibi bilinmediğini merak ettim. Sonra tarihini öğrendim ve nedenini anladım.

Şöyle ki; Milan Dükü Ludovico il Moro, 1945’te “Last Supper”ı yapması için Leonardo’yu görevlendirir. Ludovico da ödeme olarak ise bu güzel üzüm bağını kendisine verir.

Ne yazık ki, da Vinci uzun zaman bağın keyfini süremez; çünkü 1499 yazında Fransız birlikleri Milan’ı istila eder ve Leonardo Venedik’e taşınır.

1507’de Milan’a geri döner lakin 6 yıl sonra ikinci ve son kez ayrılıp önce Roma’ya ve daha sonra Fransa’ya gider. Ölümünden sonra, bağları “Salai” olarak bilinen yaşam boyu ona hizmet etmiş hizmetkârına bırakır. (“Salai” “şeytan” anlamına gelir; görünüşe göre adamı çok sevmezlermiş).

İşler sonra daha dramatik hale gelir. “Salai”, 1524’te bağda bir kurşunla ölür. 1920’de ise bağ yangın nedeniyle yok olur. 1943 yılı Dünya Savaşında; bağın evi, müttefikler tarafından ağır bir şekilde bombalanır.

2015 yılında; Milan EXPO için evsahipliği yaptığında; evi restore etmeye karar vermişler.

Orijinal düzeni ve üzüm çeşitliliğine uygun olarak yeniden yapılan ve dört yüzyılı aşkın bir süredir aynı yerde olan Leonardo da Vinci’nin bağları yeniden doğmuş olur böylece.

Bu gizli sır, Milano’nun önemli simge yapılarından biri olmak üzere. Turist kafilelerinden önce keşfetmeniz dileğiyle…

Daha fazla Milan gezisi ipuçları için Instagram’dan #goodmilanguide takip edin!

https://instagram.com/p/Bf2id-zD-jU/

“Hidden Secret in Milan: Leonardo da Vinci’s Vineyard” article first appeared on goodcityguides.co

Olá Lisbon!

(Türkçesi için yazının en aşağısına inebilirsin)

At first glance, Lisbon seems like any other European capital. Wait until you wake up on the third day! You start feeling that this place has something different than others. Its vibrant yet calm; no one is in a rush. Streets are empty in the morning, floating at night. Within all Lisbon guides, I wanted to show you a little glimpse of us and some random Lisbon beauty I snapped while wandering on the streets.

Us in Lisbon (insert some heart emoji here) !

ozge uzcan goodcityguidesYou’ll never get bored of shooting photos in front of colorful doors and tiles, that’s for sure! After some point, you’ll get used to them and stay cool.lisbonbuildings 3 goodcityguideslisbon building pink goodcityguideslisbon tiled buildings goodcityguidesWe stayed at an Airbnb apartment in “Principe Real”. It’s a trendy neighborhood to stay with lots of entertainment around. You may also prefer staying at the very heart of old town “Barrio Alto” but it can get very noisy at nights.

This was the view of our AirBnb..principe real goodcityguidesBefore coming here, I thought people were exaggerating about Pasteis de Nata: How come a simple dessert can be so good? Apologies for my questioning! It’s simply to die for! We ate at least 5 natas each day. The best one was at Manteigaria. Not everyone knows, so shh.

pateis de nata goodcityguidesAnother must-visit place is Park Bar. Actually, its a bit hard to find because you expect a proper door to enter. It’s a terrace bar located at the top floor of a car-park, so you should climb around cars to get there. It has a pretty nice setting with nice people. We really enjoyed it (read it from our faces☺).parkbar aperol goodcityguidesozgeuzcan parkbar goodcityguides

Lisbon, we won’t be getting over you soon!

Beijos!

Merhaba Lizbon!

İlk bakışta, Lizbon diğer her Avrupa başkenti gibi. Üçüncü günün akşamı fikrim değişiyor. Bu şehrin diğerlerinden kesinlikle farklı bir havası var. Canlı ama hayat yavaş akıyor; kimse acele etmiyor. Sokaklar sabah boş, geceleri ise dopdolu. Tüm Lizbon rehberlerinde olan önerilerden ziyade, sana sokaklarda dolanırken yakaladığım rasgele bir takım Lizbon güzelliklerini göstermek istedim.

Renkli kapıların ve farklı desenlerdeki seramiklerin önünde fotoğraf çekmekten asla sıkılmıyorsun. Bu görsel şölene alışman birkaç gün sürüyor, sonra içinden ne kadar harika olduğunu geçirip, yürümeye devam ediyorsun.

Biz “Principe Real” de bir Airbnb dairesinde kaldık. Etrafında birçok eğlence yeri, butik olan, aynı zamanda şehirlilerin de kaldığı bir mahalle. “Principe Real” dışında eski şehir “Barrio Alto”nun kalbinde de kalmayı tercih edebilirsiniz, ancak geceleri çok gürültülü olabilir.

Buraya gelmeden önce, insanların “Pasteis de Nata” hakkında abarttığını düşünmüştüm. İlk ısırıktan sonra bu düşüncem için kendimden utandım! Her gün en az 5 nata yedik. En iyisi Manteigaria’daydı. Herkes bilmiyor, genelde nata için “Belem” pastanesini deniyor, bu yüzden aramızda kalsın 🙂

Ziyaret edilmesi gereken başka bir yer ise Park Bar. Yerini bulmak biraz zor çünkü basbayağı bir tabela ve kapı görmeyi bekliyorsun. Google Maps’e bakıyoruz, doğru yerde görünüyoruz, ama tabela falan yok. O an yanımıza biri geldi, “Park Bar”ı mı arıyorsunuz dedi, ve bizi önünde durduğumuz otoparkın en üst katına çıkardı! Burası, adına da uygun olarak bir otoparkın terasına yerleşmiş bir bar. Güzel insanlarla oldukça hoş bir ortama sahip. Biz gerçekten zevk aldık (fotoğraftaki suratımızdan da anlamışsındır.).

Lizbon, yakın sürede seni unutamayacağımız kesin!

Beijos!

 

Morning Coffee in Lisbon

(Türkçesi için sayfanın en aşağısına inebilirsin)

Lisboetas have special ties with their coffee culture. They generally use robusta-arabica blends, which make coffee bitter and tough due to over roasted beans. Traditionally, the day starts with “galao” at breakfast, espresso with steamed milk. After launch, Lisboetas seek for “bica”, Portuguese espresso.

Of course, not everyone can be fond of bitter coffee, that’s why while 3rd coffee culture started evolving all around the world, Lisbon started to have its share.

I am listing below my favorites, good coffee shops in Lisbon where you can also enjoy delicious breakfast.

Hello Kristof

Within all authenticity and fuss in Lisbon, you’ll find “Hello, Kristof” like a bright and calm Scandinavian coffee house. It has a minimal and rough interior décor; a good place to relax and spend some quality time.

We went there for breakfast. Croissant and coffee was heavenly. Especially, coffee was very different than rest of Lisbon; the owner explains that he preferred beans that were more acidic and full of flavor.

hello kristof - photo by goodcityguides

hello kristof - photo by goodcityguides

He worked as a graphic designer and he was a magazine art director, so the concept has shaped around that. You’ll find impressive independent magazines at the shelves.

hello kristof - photo by goodcityguides

hello kristof - photo by goodcityguides

hello kristof - photo by goodcityguides

Heim Café

I love urban jungle style small coffee shops, they feel very lively and cosy. Heim is like that and it’s no coincidence that “heim” means “home” in German.

heim cafe - good city guides

heim cafe - good city guides

We ordered the classic brunch menu with sunny side eggs. On top, the French Toast to boost energy (since you’ll have to walk up and down in the city all day).

heim cafe - good city guides

The Mill

If you’re following me for some time now, you’ll know I have this thing for Aussie style brunch. Give me avocados, poached eggs, fresh bowls and I’ll smile non-stop.

the mill - good city guides

At The Mill, they serve best Portuguese ingredients within Aussie recipes, so you’ll have the best combination. They serve brunch in the morning and wine in the afternoon. You can also stop by The Mill to taste Portuguese wine within their vast wine selections.

the mill - photo by goodcityguides

For good coffee in Lisbon, I have one more recommendation for you: Copenhagen Coffee Lab. It’s the Lisbon branch of the famous coffee shop in Copenhagen, which sets your expectations very high. Trust me, you’ll be pleased. We had a take away, unfortunately I didn’t take any photos but if you want to check it out here is the link.

Enjoy your morning coffee!

For more Lisbon tips, check my instagram:

https://instagram.com/p/BZMNZeGgmke/

Lizbon’da Sabah Kahvesi

Lizbonluların kahve kültürüyle özel bir bağı var. Genellikle, kahve çekirdekleri ve çifte kavrulmuş olmasından dolayı sert olan robusta-arabica karışımlarını kullanıyorlar. Geleneksel olarak güne, kahvaltıda “gala”, buharlı sütlü espresso, içerek başlıyorlar. Öğleden sonra ise, “bica” yani Portekizliler’in esspresso’su ile devam ediyorlar.

Tabii ki, herkes kahveyi acı sevmez. Bu yüzden 3. kahve kültürü dünyanın her yerinde gelişmeye başlarken, Lizbon da bundan nasiplendi. Lizbon’da, hem iyi kahve hem de lezziz kahvaltı için benim önerilerim burda:

Hello Kristof

Lizbon’un daracık sıkışık sokakları, arnavut kaldırımları arasında minimalist ve sakin bir İskandinav havası: “Hello, Kristof”. Sabah kahveni Lizbon’un genç ve havalı sakinleri ile içmek için ideal bir mekan. Sahibi grafik tasarımcısı ve sanat yönetmeni; yaratıcı işini dükkanına da taşımış. Raflarda bağımsız dergiler bulabilirsiniz.

Heim Café

Şehirde yer alan urban jungle tarzı küçük kahve dükkanlarını çok seviyorum, çok ferah ve rahat oluyorlar. Heim de bunlardan biri. Almanca’da “heim” in “ev” anlamına gelmesi tesadüf değil tabiki.

Göz yumurta ile klasik bir brunch menüsü sipariş ettim. Üstüne, Fransız Tostu enerjiyi ayrıca artırıyor. (Çünkü tüm gün, şehirde bir yukarı bir aşağı yürümen gerekecek).

The Mill

Eğer bir süredir beni takip ediyorsan, Avusturalya tarzı brunchı sevdiğimi biliyorsundur. Bana her zaman avokado, poşe yumurta ve taze meyve-sebzelerin olduğu kaseler verebilirsin!

The Mill de, en iyi Portekiz ürünleri ile Avusturalya tarifleri hazırlayarak en iyi kombinasyonu elde etmiş. Sabahları brunch ve öğleden sonraları şarap servisi yapıyorlar. The Mill’in engin şarap menüsünde, Portekiz şarabının tadına bakmanı tavsiye ederim.

Lizbon’da iyi bir kahve için, son bir önerim daha var: Copenhagen Coffee Lab. Kopenhag’daki meşhur kahve dükkanının Lizbon şubesi, beklentilerini çok yükselttim farkındayım ama güven bana, memnun kalacaksın.

Good Food in Lisbon

(Türkçesi için sayfanın en aşağısına inebilirsin)

For food lovers, Lisbon has been always considered to be a heaven with its top quality & fresh sea food, good cheese and tasty wines. In the recent years with the new openings and new generation of entrepreneurial chefs, dining in Lisbon has got even better.

It’s no secret that we (me & Uzcan) travel mostly for food, and our trip to Lisbon was no different. I listed our top 5 Lisbon restaurants here, don’t end your trip before trying at least 2 of these:

TAPISCO

Created by Chef Henrique Sá Pessoa, Tapisco is a restaurant celebrating both Portuguese and Spanish cuisines. Some dishes represent Catalan heritage and infused with Portuguese.

tapisco goodcityguides

tapisco goodcityguides

You also can’t miss cocktail menu! Besides “Old Fashioned” and “Principe”, try varieties of vermut that go very well with tapas on the menu.

Processed with VSCO with a5 preset

Crowd in Tapisco is very friendly and welcoming, expect long dinner tables with laughter.

BAIRRO DO AVILLEZ

Another brilliant chef restaurant. José Avillez is an entrepreneurial chef; he has different restaurants/bars/cafes scattered around the city.

Within Bairro do Avillez, there are 5 different restaurants: Merceria, Taberna, Pateo, Beco and Cantina Peruana. Merceria is a gourmet deli with good cheese and wine. Taberna offers surprising shared food around the table. Pateo has deliciously fresh sea food. Beco is one-of-a-kind experience; fine dining meets theatre and shows. You should book in advance. And Cantina Peruana is dedicated to Peruvian cuisine.

We tried Pateo; giant red shrimp and squidink paella on the menu quickly became our favorite.

bairro do avillez goodcityguides

A TABERNA DA RUA DAS FLORES

Typical Portuguese food with simple twists. There are 6-8 items on the menu, and they change every day. Even daily menu changes from launch to dinner. House wine is a must try. Don’t forget to bring cash, they don’t accept credit cards.

A TABERNA DA RUA DAS FLORES goodcityguides

A TABERNA DA RUA DAS FLORES goodcityguides

SEA MEA

Sea Mea in Bairro Alto is a modern fish shop where you’ll find high quality fish & shellfish and also really good sushi.

sea me lisbon goodcityguides

The restaurant has its own fish farms in the Ria Formosa. When you enter, the waitress takes you to the fresh fish stand; you select the one you want and they cook it for you. They have nearly everything that old traditional fish restaurants in Lisbon offer.

Their specialty is “Nigiri de Sardinha”. You’ll be amazed how such simple dish can be insanely delicious. Trick must be the ingredient!

sardinha sea me goodcityguides

A CEVICHERIA

Hot spot in Principe Real! Whenever we passed by, there was always a que outside of the restaurant, with people drinking Pisco Sour – one of their signature cocktails.

A CEVICHERIA goodcityguides

It’s a restaurant that combines Portuguese inspiration with Peruvian cuisine, created by Chef Kiko Martins. You have to try Ceviche Puro (which you’ll see in the photo); it’s made of white fish, sweet potato puree, onion, algae and tiger’s milk (ceviche broth). That doesn’t taste like anything that we’ve tried before, you’ll want to eat it all the time!

A CEVICHERIA goodcityguides

Bom Apetite!

Follow goodcityguides on Instagram to get more Lisbon tips!

https://instagram.com/p/BYjAHKfj-8c/

food photography by gurmekesifler

article and editing by goodcityguides

Lizbon’da İyi Yemek

Yemek sevenler için, Lizbon her zaman en kaliteli, en taze deniz ürünleri, iyi peynir ve lezzetli şarapları ile bir cennet olarak kabul ediliyor. Son yıllarda, yeni açılan mekanlar ve yeni nesil girişimci şefler ile Lizbon’da yemek daha da iyi bir noktaya geldi.

Bizim (ben & Uzcan) çoğunlukla iyi yemek için seyahat ediyoruz. Denediklerimiz arasından en iyi 5 Lizbon restoranını burada listeledim, en az 2 tanesini denemeden önce seyahatinizi sonlandırmayın:

Tapisco

Chef Henrique Sá Pessoa tarafından yaratılan Tapisco, Portekiz ve İspanyol mutfaklarını bir araya getiren enfes bir restoran. Bazı yemekler Portekiz ile aşılanmış Katalan mirasını temsil ediyor.

Ayrıca kokteyl menüsünü kaçıramamalısın! “Old Fashioned” ve “Principe”nin yanı sıra, menüde tapasla çok iyi giden vermut çeşitleri denenmeli.

Tapisco’daki kalabalık ortam, güler yüzlü ve misafirperver servis elemanları, uzun yemek masaları insanın içini sıcacık yapıyor.

Bairro do Avillez

Bir başka yetenekli şef restoranı. Girişimci şef José Avillez’in; şehrin bir çok noktasında bulunan farklı restoran, bar ve kafeleri mevcut.

Bairro do Avillez’de 5 farklı restoran bulunuyor: Merceria, Taberna, Pateo, Beco ve Cantina Peruana. Merceria, iyi peynir ve şarabıyla gurme bir şarküteri. Taberna, masanın etrafında sürpriz atıştırmalıklar bulunduruyor. Pateo’nun lezzetli taze deniz ürünleri var. Beco, eşsiz bir deneyim; güzel yemek eşliğinde tiyatro ve şovlara şahit oluyorsun. Yalnız önceden rezervasyon yaptırmalısın. Ve Cantina Peruana, Peru mutfağına adanmış bir mekan.

Biz Pateo’yu denedik; menüdeki dev kırmızı karides ve squidink paella hemen favorimiz oldu.

A TABERNA DA RUA DAS FLORES

Basit dokunuşlarla farklılaştırılmış tipik Portekiz yemekleri. Menüde 6-8 kadar yemek var ve her gün değişiyor. Günlük menü bile öğleden ile akşam yemeği arasında değişebilir. Ev şarabını mutlaka denemelisiniz. Kredi kartını kabul etmedikleri için yanınızda nakit bulundurmayı unutmayın.

SEE MEA

Bairro Alto’daki Sea Mea, yüksek kaliteli balık ve kabuklu deniz ürünleri ile gerçekten iyi suşi bulabileceğiniz modern bir balıkçı.

Restoranın Ria Formosa’da kendi balık çiftliği var. Girdiğinizde garson sizi taze balık standına götürüyor; siz istediğinizi seçiyorsunuz onlar da sizin için pişiriyorlar. Lizbon’daki eski geleneksel balık lokantalarında olan tüm ürünlere hatta daha fazlasına sahipler.

Uzmanlık alanları “Nigiri de Sardinha”. Böylesine sade bir yemeğin nasıl delice lezzetli olabileceğine şaşıracaksın.

CEVICHERIA

Principe Real’in en sıcak atmosferli noktası! Ne zaman önünden geçsek, restoranın önünde Pisco Sour (imza kokteyllerinden biri) içen insanlardan oluşan kuyruk vardı.

Şef Kiko Martins Peru mutfağı ile Portekiz esintilerini birleştirmiş Cevicheria’da. Ceviche Puro‘yu denemek zorundasınız; alabalık, tatlı patates püresi, soğan ve yosun var içinde. Daha önce denediğimiz hiçbir şeye benzemiyor, tadını asla unutamıyoruz.

Bom Apetite!

Daha fazla Lizbon ipucu için Instagram’da goodcityguides takip edin!

Barcelona Rehberi: Raval Top 10

Some while ago, most of the visitors and even locals were not fond of Raval. It was a “no go zone” because it was unsafe and dangerous. However now, its a popular hangout for the bohemian crowd with its cool cafes & delicious restaurants and always on festive streets.  

Bir zamanlar çoğu yabancının “yok oraya gitmeyin”, “gece eve dönerken Raval’den yürümeyin” dediği Raval, şuan Barcelona’nın en gözde semtlerinden biri. Nasıl ki Karaköy bizim için tamircilerden 3. dalga kahvenin başkentine dönüştü, Raval de Barcelona için öyle (Neyse ki Karaköy’ün hızlıca yaşanıp tüketilmesi gibi tüketilmiyor Raval).

Raval’in hem eskisini yeniden keşfettik, hem de yeni mekanlarının izini sürdük. Bir sürü tasarım butik, hiç beklemediğin anda karşında çıkan süper ötesi restaurantlar, modern sanatın merkezine dönüşmesi ile Raval favorilerim arasına girdi.

Here is my top 10:

Benim top 10’im aşağıda:

1- Head to Caravelle for breakfast which is famous with its yummy “Huevos Rancheros”. Menu is constantly evolving; coffee is from the city’s best Nomad. Don’t be late, there is always a que and favorites run out quick.

Sabah kahvaltısı için muhteşem “Huevos Rancheros”u ile Caravelle‘e gitmeli. Menüsü sürekli değişiyor, kahveleri şehrin en iyisi Nomad’dan geliyor. Yanlız çok geç kalma, menü’deki favoriler erken bitiyor.

caravelle-1

2- Just in front of Caravelle, there is Nuovum. It’s a shop that has natural objects, beautiful plants and simple jewelry designs.

Karşısında hemen Nuovum var. Doğal objeler, güzel bitkiler ve yalın takı tasarımlarının birleştiği bir dükkan.

3- Raval is on the right of La Rambla. Everyone knows the La Bouqeria market on La Rambla, you go in and eat some exotic fruits. What everyone does not know is “El Quim de la Bouqeria” in that market. My mouth is watery whenever I recall baby octopus with scrambled eggs.

Raval, La Rambla’nın sağında kalıyor. La Rambla üzerindeki La Bouqeria marketini herkes bilir, içeri girip değişik görünümlü meyvelerden yersin. Asıl herkesin bilmediği, o marketin içindeki “El Quim de la Bouqeria“. Üzerine göz yumurta kırılmış sahanda bebek ahtapotu hatırladıkça ağzım sulanır.

baby-octopus-with-egg

4- A word I repeatedly hear in El Pachuco: Insane! It’s the best Mexican in the city. Their nachos and tacos are to die for. And I am not even exaggerating.

Öğle yemeği için yine ağlatan bir tercih: El Pachuco. Burası Meksika mutfağı. Sadece nachos, tacos ve quesadilla var menüsünde. Yanında da acılı bira. Kesinlikle en iyi meksikalı!

5- Xurros is a famous street dessert in Spain. And I love Granja M. Viader the most.

Ispanya’nın Xurros’u meşhur. Ben en çok Granja M. Viader‘inkini severim.

6- For coffee you can go to Lukumas (owned by Greek Petros) or El Colectivo.

Kahve için Yunanlı Petros’un sahibi olduğu Lukumas‘a veya El Colectivo‘ya gidebilirsin.

lukumas-coffee

7- Raval is a heaven in terms of designer boutiques. Try Les Topettes for artisanal perfumes, Fantastik for extraordinary objects.

Raval her yönden tasarım dükkanları açısından bir cennet. Artizan parfümler için Les Topettes, dekorasyondan deftere “sıradışı objeler” içinse Fantastik i öneririm.

8- If you have 2 hours, spend it in MACBA. It’s not only a museum, but a signiture building representing transformation of Raval. In the long stairs ahead, children of all ages and nationalities ride skateboards and listen to music. Before going there, check the current exhibitions from its website.

2 saat ayırırım dersen, MACBA’yı layığı ile gezebilirsin. MACBA sadece biz müze değil, Raval için önemli bir yapı. Önüdeki uzun merdivenlerde her yaştan ve her milletten çocuk birlikte kaykay yapıp, müzik dinliyor. Raval’in kaykaycıları Raval’deki değişimin simgesi. Müzeye gelince, güncel sergiler ve enstalasyonlar için gitmeden bu linke bakabilirsin.

macba

9- Raval hid one of the city’s finest tapas restaurants behind La Rambla. It is Bar Cañete. Here is my proposal for you: Make a reservation at least 3 days before you go / if you are two, sit in the bar / forget your diet / trust your waiter. Happiness is guaranteed.

Raval şehrin en güzel tapas restaurantlarından birini La Rambla’nın arka sokağına saklamış. İsmi Bar Cañete. Sırasıyla önerilerim: Gitmeden en az 3 gün önce rezervasyon yaptır, eğer iki kişiysen bara otur, diyeti boşver, garsona güven. Mutluluk sarhoşluğu garanti.

Processed with VSCO with a5 preset
Fotoğraftaki Canete’nin menusu, yemeğin mutlu ettiği konusunda hemfikiriz!
canete-sefleri
Canete’nin Şefleri

10- You had a beautiful day, had the best food; now you need a coctail to put you to sleep. Head to Boadas Cocteleria. One of the oldest cocteleria’s in the city.

Tüm gün gezdin, en güzel yemekleri yedin, uykudan önce son bir cila: Boadas Cocteleria. Şehrin en eski kokteylcilerinden.