Stands the Test of Time: Pandeli Restaurant

We were trying to find our way through the cobblestone narrow streets of Eminonu, the old city on a cold and windy day. District is always crowded with people, so tight that if you don’t watch your steps you can end up in a completely different place than intended. Like different ocean currents; some go left, some go right and some just bear down on you.

goodcityguides mısır carsisi

That day was no different. Struggling to find our way, we somehow managed to climb the century old stairs of the Egyptian Bazaar. And then, I ate one of the best keskek of my life in Pandeli Restaurant!goodcityguides istanbul pandeli restaurant 1goodcityguides istanbul pandeli restaurant 1

Mosyo Pandeli first started being in food business with his kofte (meatball) truck at the backstreets of Egyptian Bazaar. Later on, he opened up his first small kofte restaurant which ended up re-locating numerous times – however he was always around the old city. These happened around 1910s.

In 1926, he opened up a restaurant in Arabacilar Street which marked his fame. He was like a maestro in and outside the kitchen, his regulars were famous local & global artists, politicians, writers. And there, he created almost century famous dishes: dolma with vegetables and chicken, sea bass wrapped in paper, eggplant & doner borek. And almond cookie.goodcityguides istanbul pandeli restaurant menügoodcityguides istanbul pandeli restaurant menü

Like all the great chefs, he was sui generis; at times yelling his staff or murmuring the guests, but always with a great spirit that everyone felt it was part of the show.

In 1955’s 6-7 September incidents, his restaurant was tared apart and Mosyo Pandeli was frustrated, thinking of quitting. All newspapers wrote about Pandeli, how much he would be missed and how Istanbul would be meaningless without him. So, Prime Minister of the time wanted to do something about it, and he convinced Governor of Istanbul to assign a new place for Pandeli’s restaurant. That’s how he moved and opened up his new restaurant at the second floor of Egyptian Bazaar.goodcityguides istanbul pandeli restaurant manzaragoodcityguides istanbul

Pandeli was closed for the last 2 years, but luckily there are still people who are willing to own the history and give back the value it deserves. Now, with its new owners, Pandeli is running again and you can find the same menu with the same exquisite atmosphere. There is nothing like watching Golden Horn from the small window of Egyptian Bazaar and dreaming of people who’ve been eating before you: Audrey Hepburn, Robert De Niro, John Malkovich…goodcityguides istanbul pandeli restaurant audrey hepburn

There is one story which I loved about Pandeli. Once he became very famous, he started having businessman as regular guests from all over the globe. One day, an American proposed him to open up a branch abroad. Pandeli asked “What about the ingredients, how will I find them?”, and American said “We’ll bring them with plane (from Turkey)“. And Pandeli said “Each day, I pick up my spices from the local bazaar, I work with my local butchers, I pick everything by hand. How I can I cook with ingredients shipped with plane? A beautiful rose can only raise from the soil she loves.“. And he refused the offer.

What a man!

If you eat at Pandeli, let me know!

Ozge

Zamana Karşı Duran Bir Hikaye: Pandeli Restaurant

Soğuk ve rüzgarlı bir gün, Eminönü’nün kaldırım taşı döşeli dar sokaklarında yolumuzu bulmaya çalışıyoruz. Burası her zaman insanlarla doludur, hatta o kadar kalabalıktır ki nereye gideceğini baştan bilmezsen kendini tamamen bambaşka bir yerde bulursun. Insanların yürüyüşleri okyanustaki akıntılara benziyor; aynı yönde ilerleyenlerin bazıları sola, bazıları sağa yürüyor; bazıları ise sadece üstüne üstüne geliyor.

O gün de farklı değildi. Pür dikkat yolumuzdan şaşmamaya çalışırken, Mısır Çarşısı’nın asırlık merdivenlerinden tırmanıp 2.kata çıkmayı başardık. Ve sonra… Sonra Pandeli Restaurant‘ta hayatımın en iyi keşkeklerinden birini yedim!

Mosyo Pandeli, ilk olarak Mısır Çarşısı’nın arka sokaklarındaki köfteci arabası ile hammallara köfte-ekmek satarak hayata atılıyor. Daha sonra, 1910’larda ufak bir köfte dükkanı açıyor ama sürekli yer değiştiriyor.

Pandeli’nin parmakla gösterilecek ve uzun süre kulaktan kulağa konuşulacak restaurantını açması 1926 yılında. Arabacılar Caddesi üstünde. Kendisi hem mutfakta hem de restaurantta adeta bir maestro gibi. Ünü kendisini aşıyor ve ünlü sanatçılar, politikacılar, yazarlar Pandeli’nin müdavimi oluyorlar. Mosyo Pandeli, o dükkanda mutfağa ilk defa giren ve hala şuan bile çoğu restaurantta servis edilen asırlık lezzetler yaratıyor: sebzeli ve piliçli dolma, kağıtta levrek, patlıcanlı dönerli börek. Ve bademli kurabiye!

Tüm büyük şefler gibi, o da nev-i şahsına münhasır biri; bazı günler çalışanlarını herkesin ortasında fırçalıyor bazen de misafirlerine söyleniyor. Ama hepsi restaurantın atmosferinin, samimiyetinin ve gerçekliğini bir parçası gibi. Kimse şikayet etmiyor.

Malesef 1955’teki 6-7 Eylül olayları sırasında Arabacılar Caddesi’ndeki restaurantı yağmalanıyor. Mosyo Pandeli o kadar üzülüyor ki, aşçılığı bırakmayı düşüyor. Bunu duyan gazeteciler “ah Pandeli, vah Pandeli, sensiz Istanbul neye benzer” diye manşetler atınca, dönemin başbakanı Adnan Menderes duruma el atıyor. Istanbul Valisi’ni arayıp, Pandeli’ye bir yer tesis etmesini istiyor ve o zaman vakıflara ait olan Mısır Çarşısı’nın 2.katına yerleşiyor Pandeli.

Pandeli son 2 yıldır turist azlığından dolayı kapalıydı, ama neyse ki hala tarihe sahip çıkan ve ona hak ettiği değeri geri verebilen insanlar var. Şimdi, yeni sahipleri ile Pandeli tekrar kapılarını açtı. Restorasyonu ve menüsü orjinaline sadık kalınarak yapılmış. Bahsettiğim tüm lezzetler yine menüsünde yerini almış.  Mısır Çarşısı’nın küçük ve demir pencerelerinden Haliç’i izlemek ve senden önce o atmosferde yemek yemiş insanları hayal etmek kadar muhteşem bir Istanbul deneyimi çok az bulunur. Kimler geçmiş Pandeli’den? Audrey Hepburn, Robert De Niro, John Malkovich… 

Bitirmeden, son olarak Pandeli hakkında sevdiğim bir hikayeden bahsetmek isterim. Pandeli ünlenince, dünyanın her tarafından nüfuz sahibi insanların ziyaret ettiği bir yer haline geliyor. Bir gün bir Amerikalı, Pandeli’ye ortaklık teklif ediyor. Pandeli soruyor “Malzemeleri nerden bulacağım?”, ve Amerikalı “Onları uçakla getireceğiz (Türkiye’den)” diyor. Ve Pandeli, “Ben her gün baharatlarımı almak için aşağıdaki pazara iniyorum, etimi kendi kasabımdan alıyorum, herşeyi ellerimle seçiyorum. Uçakla gelen sebzelerle nasıl yemek pişer? Güzel gül sevdiği toprakta biter.” diyor ve teklifi reddiyor.

Ne adam ama!

Pandeli’de yersen bana mutlaka yaz!

Özge

 

Looking for free activities in Istanbul? Here is your guide.

You’re in Istanbul and you’re on budget. Or you just want to hang around without spending so much money. Join the club! You know what they say, best things in life are free!

Treasure hunting in Ferikoy Flea Market

Goodcityguides istanbulGoodcityguides istanbul ferikoyGoodcityguides istanbul ferikoy 2Ferikoy Flea Market is the biggest flea market in the city. Its open to visitors since 2010, every Sunday. I wrote a detailed guide about Ferikoy Flea Market, link in here.

Take a look inside old apartments in Beyoglu

In 19th century, Beyoglu used to be a little Europe; hosting European embassies, palaces and its citizens. Some of the old apartments still keep the same atmosphere, and if you’re lucky – they keep the same design as well. Just look inside if you see an open door!

Goodcityguides istanbul beyoglu

Read a book or study in Salt Galata

Salt Galata is located on the Bankalar Street, Karakoy. It has a research gallery, suitable to host nearly 200 people, where you can spend hours in its quiet environment. I sometimes go there early in the morning to read my mails or simply to work online.Goodcityguides istanbul saltGoodcityguides istanbul salt 2

It used to be Ottoman Bank back in Ottoman times. Apart from using the research gallery, you can wander around its beautiful architecture. White walls, high ceilings, big wooden doors are just divine.

Dive into antiques in Cukurcuma

Goodcityguides istanbul cukurcumaCukurcuma is one my favorite neighborhood in Istanbul. And its famous with its numerous antique shops. Each one has unique items; books, records, lamps, funny items, etc. Find my Cukurcuma guide in here.

Watch Bosphorus in Rumelihisari

Goodcityguides istanbul rumelihisariSomething you can’t find in most of European cities: a coast line. On a sunny day, you can enjoy walking from Ortakoy to Emirgan. Trip will take around 45 minutes, but time flies by while watching ships and boats pass by. Most picturesque stops are in Rumelihisari, its less crowded with people and home to waterside mansions.

Climb to the terrace of Konak Cafe in Galata

Goodcityguides istanbul galataGoodcityguides istanbul galata 290 meters away from Galata Tower, you’ll find Konak Cafe. It has 2 floors; the first floor is full of of grandma style furniture that can be overwhelming. Just keep climbing!  Its terrace in the second floor has arguably one of the best Istanbul views. You can see full Bosphorus, a very close view of the old city Sultanahmet and Beyoğlu Ophthalmic Education & Research Hospital. They don’t complain if you just take a photo and leave; but you can order tea out of courtesy.

Bonus: Entry to Pera Museum is free on Fridays between 18:00-22:00, entry to Sabanci Museum is free on Wednesdays and Istanbul Modern is free on Thursdays!

Istanbul’da Cüzdanınıza Dokunmadan Yapabileceğiniz Aktiviteler

İstanbul’dasın ve kısıtlı bütçen var. Ya da sadece çok fazla para harcamadan takılmak istiyorsun. Kulübe katıl! Hem büyüklerimiz ne demiş, bu hayatta en iyi şeyler bedavaya sahip olduklarımız!

Feriköy Bit Pazarı’nda hazine avı

Feriköy Bit Pazarı, şehirdeki en büyük bit pazarı olarak geçiyor. 2010’dan beri her pazar ziyarete açık; ben çoğu zaman sadece dolaşmak için gidiyorum (aldıklarımın sayısı 5’i geçmez herhalde). Sen de gezmeye, ufkunu açmaya gidebilirsin. Feriköy Bit Pazarı ile ilgili detaylı bir rehber yazmıştım, linki burda.

Beyoglu’ndaki tarihi apartmanları gezin

19. yüzyılda Beyoğlu, Paris ve Londra esintileri taşıyan küçük bir Avrupa gibiydi. Konsolosluklar, Venedik Sarayı, Fransız Sarayı gibi saraylar ve Beyoğlu’na yerleşen Avrupalılar ile.. Hala bu dönemden kalan, orjinal atmosferinde apartmanlar var. Kapılarını açık bulursanız hemen içeri dalın!

Kitap okumaya veya çalışmaya Salt Galata’ya

Karaköy’deki Bankalar Caddesi’nde eski Osmanlı Bankası uzun bir süredir Salt Galata’ya ev sahipliği yapıyor. Sakin bir ortamda saatlerce vakit geçirebileceğin, yaklaşık 200 kişinin sığabileceği kadar büyük bir araştırma galerisi var. Ben bazen sabahları erken saatlerde maillerimi okumak ya da çalışmak için gidiyorum.

Araştırma galerisininin dışındaki diğer alanları da mimari olarak çok güzel. Beyaz duvarlar, yüksek tavanlar, büyük ahşap kapılar… Sadece dolaşmak için bile gidilir.

Çukurcuma’da antikalara dalın

Çukurcuma, İstanbul’daki en sevdiğim semtlerden biri. Bir hikayeye göre, Fatih Sultan Mehmet Istanbul’un fethi sırasında “Bugun Cuma’yı şu çukurda kılalım” demiş ve bölgenin adı Çukurcuma olmuş. Gerçekten de Cihangir ve Karaköy arasındaki çukurda kalıyor.

Ve bu semt sayısız antika dükkanı ile ünlü. Her birinin kendine özgü öğeleri var; kitap, kayıt, lamba, ilginç eşyalar gibi. Çukurcuma ile ilgili bir rehber yazmıştım, detaylar linkte.

Rumelihisarı’ndan boğazı izle

Avrupa şehirlerinin çoğunda ne yok? Uzun bir sahil şeridi. Güneşli bir günde, Ortaköy’den Emirgan’a yürüyerek gidebilirsin. Yolculuk yaklaşık 45 dakika sürecek; ancak gemileri, vapurları izlerken zaman hızla akıp geçiyor. Bana göre en fotoğrafik duraklar Rumelihisarı’nda! Kalabalık azaldıkça güzel yalıların sayısı artıyor.

Galata’daki Konak Cafe’nin terasına tırman

Galata Kulesi’ne 90 metre uzaklıkta Konak Cafe’yi bulacaksın. Birinci katındaki atmosferi biraz basık, büyükanne tarzı mobilyalar var (o sevimli vintage olanlardan değil). Merdivenleri çıkmaya devam edersen Istanbul’un belki de en güzel teraslarından biriyle karşılaşacaksın. Bu terastan boğazı bir uçtan diğerine görebilir, yakından Sultanahmet’i kesebilir ve Beyoğlu Oftalmik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin bahçesine kuşbakışı bakabilirsin. Ayrıca Galata Kulesi de uzansan tutabileceğin kadar yakın.

Terasa sadece manzarayı izlemek ve fotoğraf çekmek için çıkabilirsin; ama nezaketten bir çay sipariş etsen bence fena olmaz. Böylece daha uzun da oturmuş olursun.

Bonus eklemeler: Pera Müzesi’ni 18:00-22:00 saatleri arasında Cuma günleri, Sabancı Müzesi’ni Çarşamba günleri, İstanbul Modern’i ise Perşembe günleri giriş bedeli ödemeden gezebilirsin!

 

 

The Guide You Need Before Planning A Trip to Cappadocia

“My friends told me in a city in Turkey, people are riding camels!” said my Portuguese friend. I am very used to getting odd questions about Turkey like “Do you wear Hijab?”, “Is it always sunny?”, “Can you hold hands in public?” etc. And honestly, these questions frustrate me. Unfortunately, Turkey’s diverse culture is not very well reflected in global media, but that’s the subject of another post. Lets come back to camels!

I was between amused and upset trying to answer my Portuguese friend, but it turns out she was right! People actually ride camels in Turkey, and its in the fairyland of Cappadocia. Of course, its for touristic purposes, but you’ll definitely see camels.

What else to expect and how to plan a visit? I tried to answer frequently asked questions below.

How to arrive to Cappadocia? First alternative is by plane. You can either arrive to Nevsehir or Kayseri airports, then transfer to Cappadocia by airport shuttle or cab. Another alternative is to drive to Cappadocia by car, which I highly recommend; since you can stop by Ihlara Valley and Salt Lake on the way. From Istanbul, it takes around 8 hours by car.

Best time to go: Spring & Autumn. Due to its altitude summers are hot and dry; winters are snowy and cold. Nevertheless, I think snow must be adding more magic to the charm.

How many days to spend? Ideally 3 days, not to rush & to feel serenity of the atmosphere.

Where to stay? Definitely, in a cave hotel! I had a chance to stay in Argos once; no wander why they call that place the most romantic hotel in Europe. Besides Argos, you can find other cave hotels like Sultan Cave Suits or Museum Hotel. There are also more affordable ones like Cappa Villa.

How to get around? Cappadocia is located on a 25.000 km2 land, so its huge. Rent a car or a shuttle with a transfer. I recommend to look for global firms like Avis or Sixt.

How safe is the hot air ballooning? I got on a hot air balloon once, and honestly I can’t say its 100% safe. You’re standing in a wooden basket; there are 2 forces that can move it – the wind and the fire in the balloon. The “balloon riders” are very experienced but the balloon itself is not very technological. Its your choice to take the risk or not. But I must say, its a once in a life time experience! You really feel like you’re flying.

How much is hot air ballooning? $130.

How to arrange hot air ballooning? Reserve your hot air ballooning experience with big firms like DMC, Kapadokya Balloons or Butterfly Balloons.

Don’t leave it to the last day, because balloons don’t get approval to fly everyday. When its windy the tour gets cancelled. Check out this link to see if there is a green flag or a red flag to take off.

Best place to watch balloons: Now this is an otherworldly experience! At 6 a.m. we were at Goreme National Park to watch balloons take off and float in the air. They were so close, I thought I can touch them with my hands!

Goreme National Park is totally free! If you want to shoot balloons from a cave hotel in Goreme, beware that most of them don’t accept guests from outside. Even they do, they ask for fee! Just saying…

If you have other questions, don’t hesitate to ask!

Ozge

Istanbul’s New Breakfast Scene

Best meal of the day: Breakfast!

Most of the Turkish folks give the same answer when best meal of the day is asked. You get all varieties of cheese, charcuterie, “kaymak & honey”, jams, bread, “simit” and even small meze’s in the breakfast – and the whole is capable of giving you a full stomach for a full day. For me, this version is best prepared at home, sharing with your family / friends without the hassle of outside.

If you’re coming to Istanbul for a visit, you should add having a REALLY traditional breakfast experience to your to-do list; because it’s one of a kind. However in this list, I’ll talk about “the new breakfast scene”; which is popular among youngsters & adventurous taste seekers.

We can even call it a 3rd wave breakfast meal. Here are the places I keep going back when I want a feast in my taste buds.

MSA’s Restaurant

MSA is one of the most credited culinary academy in Turkey. Nearly a year ago, they opened up a restaurant in Sakip Sabanci Museum, where their students and instructors are running both the kitchen & service. The restaurant is like a test academy for students, but certainly, food is not part of the test.

If you’re lucky, you can stumble upon live Jazz sessions for brunch, follow news from here.

img_0204

Petra Coffee HQ

The day after Petra Coffee launched Petra Kitchen in its headquarter (in Gayrettepe), they were the talk of the town. Its apparent that the menu is very well designed; all dishes resemble a top-notch quality & taste. It’s nowhere below vs European benchmarks; like Little Collins in Amsterdam, Friends of Ours in London or Hardware Société in Paris.

Needless to say, you should try their coffee as well.  Etiyopya Hunkte is my favorite. Buy it here to brew at home.

Naan Bakeshop

Naan is a small & artisan bakery in Moda; where bread is the king. Its freshly made everyday in the shop; smell of it is not easy to miss. I recommend to visit Naan for breakfast for the perfect combination of eggs & delicious bread. Avocado Bagel, Eggs Benedict, French Toast are my favorites!

958c6ac3-257e-4a83-9c42-3ed78df9e2b4932e82e0-75a1-481c-909c-e7060b5c80d6

Apartıman

For Apartıman, sourcing good & fresh ingredients are extremely important, and this passion has been reflected to their menu. Dairy products sourced from Kırklareli (a city close to Bulgaria border), and Apartıman makes its own cheese, ice-cream, yogurt using those fresh ingredients. I love their menu as a whole, stop here for breakfast, lunch or dinner!

69a67c3d-c86b-4195-81ba-2d4568fc07e6

Aheste Pera

Charming, cosy restaurant in the historical Pera district. The location & atmosphere of the place makes you feel like you’ve just discovered a hidden corner in Istanbul. Their menu is a mix of Turkish cuisine & Middle Eastern cuisine. Do try their “Breakfast Salad”, “Chard Cilbir” (as in my photo), “Spicy Sujuk Bruschetta”. Reserve online from here.

aa81e4c8-f9c9-419d-b905-7c24911b4f54

Map of all there spots are below.

Enjoy & Bon appétit!

Ferikoy Flea Market

Istanbul is my home. I’ve spent my years in its narrow streets, witnessed most of the changes; yet the city always surprises me.

This time, I got carried away in the biggest flea market of the city. Since 2010, Ferikoy Flea Market is open to visitors every Sunday. I had never visited (thought it wouldn’t be authentic, don’t ask why), however my record collector friend convinced me that we might find unique things. So, I decided to give it a try.

First of all, its really big. Even bigger than I imagined. And its true that you can find all sorts of beautiful things suitable for your budget.

The market is a living proof of early cosmopolitan life in Istanbul. Different nationalities, different ages and all left their remarks. We even saw a spyglass with Nazi signature stamp.

Don’t end the tour without eating “gozleme” and drinking “cay”. I heard some people come here for gozleme and as a bonus they visit the market.

Ending the day, hours passed and I was super entertained for discovering such a place. Spirit of Istanbul never ceases to amaze me. And this is Istanbul, unwrapped.

Simple Living in Cesme

(Türkçesi için yazının en aşağısına inebilirsin)

Sun shining on your skin, wind blowing your hair… You feel lazy, relaxed and blessed. Some days you don’t have any plan; only plan is to get in the car and drive to hidden bays. That’s how I know we are in Cesme, Aegean Coast of Turkey.

There is something for everyone there: for fun lover youngsters to quiet seeking adults. In this guide, I’ll try to share how to treat the town like you’ve been living there. This won’t include sunset parties nor happy hours; but I guarantee it will feel different.

One;

Find backyard gardens behind the streets of Alacati to escape the crowds. If you ever been there, you know that you can’t even walk on the streets due to human traffic. So, look for Misk or Brendi for that quiet space.

Misk AlacatiMisk AlacatiBrendi Alacati

Two;

Eat good food. Most of the restaurants are overpriced in Cesme; but there is a place where no one tells you about. Its also not very possible to get reservation, but please do try. Its called Horasan. The chef is self-taught, he has been to San Sebastian and knows how to work with good ingredients. Horasan CesmeHorasan Cesme

Another spot; simple and good food at Asma Yapragi. Daily made, family recipes. Mediterranean cuisine. Nested in a secret garden. Asma yapragi cesmeAsma yapragi cesmeAsma yapragi cesme

(Edit) New Discovery! Cura Balik in Germiyan. Food is fine, the setting is divine. When we first entered I thought its a wedding reception. But no, this is their usual. Just go there early to watch the sunset. Good coty guides cura balikGood city guides cura balik

Three;

Drive to sea side villages of Izmir. Take off while the sun is setting and enjoy the ride. This time we drove to Balikliova – between Cesme and Urla. The road takes approximately 30 mins.

Our destination was Partal Kardesler. Its a family owned fish restaurant. Actually rather than a restaurant, you feel like you visit their house. Sea food is incredibly fresh and the view is wouw!

Enjoy your vacation!

Ozge

Çeşme’de Sade ve Huzurlu Yaşam!

Güneş cildini parlatıyor, rüzgar saçını dalgalandırıyor. Dinlenmiş, rahat ve harika hissediyorsun. Bazı günler hiç plan yapmaya gerek yok; sadece arabaya binip gizli koylara gitmek yeterli. Böyle olduğunda; Çeşme’de olduğumuzu anlıyorum.

Çeşme’de herkes için yapabilecek bir şey var. Eğlence seven gençler veya sessiz sakin denizin tadını çıkarmak isteyen yetişkinler – farketmez. Bu yazımda tatilinizi sanki orada yaşıyormuşcasına nasıl planlayacağınızı aktarmaya çalışacağım.

Belki bu size gün batımı partileri veya happy hour’lu saatleri anlatmayacak ama farklı hissettireceğine eminim.

Bir; kalabalıklardan kaçmak için Alaçatı sokaklarının arkasında bulunan arka bahçeleri keşfedin.

Özellikle yaz aylarında insan trafiğinden dolayı sokaklarda bile yürüyemeyeceğinizi artık eni konu sizler de biliyorsunuz. İşte size harika bir tavsiye: Misk veya Brendi.

İki; İyi yemek yiyin!

Çeşme’de bulunan restoranların çoğu aşırı pahalı ama kimsenin size söylemediği bir yer var. Çok şanslısınız ki ben size söyleyeceğim.

Adı Horasan. Yoğunluktan dolayı rezervasyon yaptırmak pek mümkün değil ama bence denemelisiniz. Şefi kendi kendini yetiştirmiş. Daha önce San Sebastian’a gidip iyi malzemelerle çalışmasını bilecek kadar kendini geliştirmiş.

Bir diğer gidilmesi gereken nokta ise; Asma Yaprağı. Basit ama iyi yemek için tercih edilesi. Akdeniz mutfağından esinlenen günlük yapılmış aile tarifleri bulunuyor. Gizli bir bahçede herkesle iç içe olmak isterseniz burası ideal.

Son olarak yeni keşif! Germiyan’da Cura Balık. Yemek güzel, ortam harika. Mekana ilk girdiğimizde düğün var sandık fakat sonra anladık ki, her günleri böyle. Sadece gün batımını izlemek için bile gidilir.

Üç; İzmir’in deniz kenarındaki köylerine gidin!

Güneş doğarken yolculuğun tadını çıkarın. Bu sefer Balıklıoğlu’na  doğru Çeşme ve Urla arasında ilerledik. Yolculuk yaklaşık 30 dakika sürüyor.

Hedefimiz Partal Kardeşler‘di. Tatlı bir ailenin sahip olduğu sıcak ve şirin bir balıkçı. Aslında bir lokantadan ziyade evlerini ziyaret ettiğinizi hissediyorsunuz. Deniz ürünleri inanılmaz taze ve manzarası EF-SA-NE! Başka ne diyebilirim ki..

Sevgiler

Sirkeci Semt Rehberi

Dinamik, umursamaz ve süprizli. Bana göre Sirkeci’yi en güzel özetleyen 3 kelime bu. Dinamik çünkü hiçbir zaman Sirkeci’yi tenha görmedim; kendimi Sirkeci’de dolaşırken yanlız hissetmedim. Lokaller, Avrupalı ve gittikçe de artan Arap turistler ile birlikte Sirkeci’de dolaşmak tam bir şölen. Bu kadar insan hep bir yere yetişme telaşında, hızlı hızlı bir misyonla yürüyor.

Processed with VSCO with a5 preset

Umursamazlığı da geçmişindeki bunca güzelliği hiç saklamadan cömertçe gösteriyor olmasından. Yurtdışında tarihi bir çarşı, pazar yeri gezmek istesek; uzun yollar kat edip aşırı korunaklı bir alanda hiçbirşeye dokunmadan gezmemiz gerekir. Sirkeci’de ise işler değişiyor. 1660’dan beri ayakta olan Mısır Çarşısı’na girerken bir durup çarşının güzelliğine bakayım diye düşündüğümü hatırlamam. Aklımdaki tek düşünce “şu sahlepi alıp burdan çıkayım” oluyor. İşte, durup baktığın noktada da süprizleri yakalıyorsun.

sirkeci goodcityguides

Cumartesi günü havayı güzel yakaladığın an, o uzun süredir ertelediğin Sirkeci turunu hemen plana al. Çok kalabalık, neyi nerde bulacağım diye düşünme; yeni başlayanlar için, nokta atışı garantili Sirkeci rehberi burada.

Sirkeci’de nereye gidilir, en güzel & uygun alışveriş nerden yapılır; pas geçmemen gereken lezzetli adresleri de aşağıda yazdım.

12:00 Türkiye İş Bankası Müzesi Cumhuriyet’in ilk bankasının müzesini gezerken, Turkiye tarihini bir kez daha hatırlıyorsun. Özellikle 1940’lar; 50’lerdeki basılı mecra reklamları, Türkiye’deki ilk reklam kampanyalarından; mesajlarındaki sadelik ve naiflik gülümsetiyor.

Processed with VSCO with a5 preset

13:00 Şekerci Ali Muhiddin Hacı Bekir Yeni keşfim ile tanıştırayım, Süt Kaymaklı Lokum (instagram’ı takip ediyorsanız story’imde paylaşmıştım). Hemen bundan ev ahalisine yetecek kadar paketlettirin, akşam yemekten sonra hızla paketin dibini göreceksiniz.

13:30 Meşhur Filibe Köftecisi (veya karşısındaki Şehzade Cağ Kebap) “Bir köfte ne kadar güzel olabilir ki?” sorusunun cevabı Filibe Köfte’de. 3 nesildir aynı aile tarafından işletiliyor. Yanında piyaz ve yoğurtla, afiyetle tüketin.

Processed with VSCO with a5 preset

14:30 Hayyam Pasajı Bu pasaj benim gibi fotoğraf meraklılarına. Her gittiğimde ikinci el analog makinaları karşıtırıp, sonra kafamı da karıştırıp hiçbirşey almadan ayrılıyorum. Bir gün o analog makina benim olacak!

15:00 Brew Coffee Works Soluklanmak için güzel bir kahve molası. Ethiopia çekirdeği ile chemex favorim.

16:00 Mısır Çarşısı Ismini 1660 yılında Mısır’dan alnan vergilerle inşa edilmiş olmasından ve Kahire’den gelen ürünleri satmasından alıyor. Çarşının en eskilerinden Arifoğlu Baharat ve Ucuzcular Baharat’a mutlaka uğra.

Processed with VSCO with a5 preset

16:20 Kuru Kahveci Mehmet Efendi Öncelikle burayı bulmak çok kolay, kahve kokusunu takip etmen yeterli. Sonra upuzun bir sıraya giriyorsun, ama kesinlikle taptaze mis gibi kahve için değiyor.

16:30 Hasırcılar Caddesi Kurukahveci Mehmet Efendi’nin olduğu sokaktan dümdüz ilerleyince Hasırcılar Caddesi. Burda sana birkaç dükkan önereceğim: Farklı bir Türk kahvesi denemek istiyorsan, kahveni Nuri Toplar’dan çektir; pastacılık, kurabiye yapımı ile ilgileniyorsan türlü türlü dekorasyon malzemeleri Besan’da; kendi hediye paketini yapanlar Box City’ye.

Caddenin sonlarına doğru ahşap satan dükkanlar başlıyor; Pinterest evi için ihtiyacın olan herşey bu alanda. Masa sunumunda kullanabileceğin ahşap peynir tabakları, meze tabakları; dekorasyon olarak kullanılabilecek ahşap sepetler; kürekler ve halatlar var.

Processed with VSCO with a5 preset

18:00 Hamdi Hasırcılar Caddesi’nden çıkınca yorulmamak imkansız. Haliç manzarasına karşı, Hamdi’nin lahmacunu yorgunluğu şıp diye alır.

Sirkeci uçsuz bucaksız, gitmek istediğim daha çok yer var. Onlar da başka bir rehberin konusu olsun.

Burdaki önerileri deneyenler bana yazsın!

Özge